Zamanı Kaliforniya’nın sokaklarında geçirmek rüya gibi!

Zamanı Kaliforniya’nın sokaklarında geçirmek rüya gibi!

Biri Los Angeles diğeri San Fransisco’da iki cadde aklımı başımdan aldı Kaliforniya’da.

Los Angeles Venice Beach’e dikey uzanan Abbot Kinney Bulvarı ile San Fransisco’da dikey inen bütün sokakları tepede kesen Haight-Ashbury semtinin, tarihi hippi havasını solumak isteyen, pek çok farklı kesimden enerjik kalabalıkların buluşma noktası Haight Street.

Boş zamanlarımı değerlendirmek için müthiş bir fırsat bu iki aykırı ama birçok yerde tarz olarak birbiriyle özdeşleştirebileceğim iki sokağı baştan aşağı yürümek…

Sokak lafın gelişi, biri resmen geniş, upuzun bir bulvar.

Ne alaka? diyeceksiniz biliyorum biri en güzel tasarımlı mağazaların, en süzme zevklerin, en yüksek fiyatların uçuştuğu bir bulvar, diğeri ise gençlerin pek çoğunun artık hatırlayamadıkları “Çiçek Çocukları”nın mirasını yaşatan biraz izbe, biraz pop beğenilerin fazlaca abartılı renkleriyle, o deviri yansıtan tabelalarıyla, içerikleriyle, kıyafetleriyle dolu, nispeten ucuz şeylerin bulunduğu bir cadde.

Bu açıdan bakarsanız ilgisiz gibi gelebilir iki cadde birbirine ama gelişim süreçlerine bakarsanız aslında Haight Street’in süzülmüş, imbiklenmiş yani demlenmiş halidir Abbot Kinney Boulevard…
Bana kalırsa Height Street’i yaşamamışsanız şaşaalı olduğu 1960’lı yıllarda, Abbot Kinney’den de zevk alamazsınız.

Bir gelişim sürecinin uzantısıdır aslında bu iki cadde…

Haight Street başkaldırının, özgürlüğün simgesidir, pop art sanatının başlangıcıdır.
Yazı karakterleriyle, resimleriyle, ressamlarıyla… Tam da Andy Warhol’un “Pop is Everything, everything is Pop” dediği zamanların izlerini taşır.

O sıralar Scott Mc Kenzie “Eğer San Fransisco’ya gelirsen, başına çiçekler takacaksın ve burada yepyeni
centilmen insanlarla tanışacaksın” sözlerine kapılıp dünyanın her bir yerinden akın akın gelen gençlerin mekanıdır bu sokak. Bizim bazan 1968 kuşağı da dediğimiz insanların ortaya çıktığı yer.
Jimi Hendrix, Janis Joplin, Stephen Stills, Grateful Dead müziklerinin tepe yaptığı günler…
Unutmadan söyleyeyim bu caddenin sonunda ünlü müzik grubunun, Grateful Dead’in çok beğenilen evi de bulunur. (Evi halen görebilirsiniz) 1060’ların afişleri, eski plak satıcıları. İsimleri bile Woodstock’u çağrıştıran kokteyller. İspanyolca’nın İngilizce’ye ağır bastığı 1960’larda kalmış gibi.

Müzik aletleri, sokaklarda blues çalan gençler…
Kendilerine özgü hippi ritüelleri ve etrafınızı saran bir ot kokusu…

Biliyorsunuz burada marihuana serbestçe satılıyor.

Kalifornia’nın her yerinde “En iyi Ot Bizde” yazan yüzlerce mağaza görürsünüz. Burada yasal olarak “ot” satılıyor. Bilin ki bu iş zamanında işte tam bu caddeden çıkıp bugünkü haline gelmiştir. Los Angeles’e, Venice Beach’e gelseniz de o “Ot” kokusunu zaman zaman teneffüs edersiniz. Sanki biraz Kaliforniya’nın havasına karışmış gibi bu koku..

Bu hippi caddesinin, o zamanın yani 1960’ların yeni yetmelerinin kültür birikimi bugün Abbot Kinney’de daha albenili, daha zevkli mağazaların açılmasının bence en büyük etkenidir.

Haight Street olmasaydı, o kültür devrimi yaşanmasaydı belki bugün bu kadar durulmaz, sadeleşmez ve ince zevkli mekanlar çoğalmazdı Abbot Kinney’de.
Los Angeles’te en fazla iki katlı evler görürsünüz ama geneli tek katlıdır. Abbot Kinnley’de de öyle…
Yanına yaklaştığınızda bir binanın çok farklı bir tasarımı olduğunu görürsünüz, iki adım sonra bu güzelliği unutturacak bir başkasıyla karşılaşırsınız. Bir bakarsınız sanki bir kataloğun sayfaları içinde “En güzel mekanlar” sayfalarını çeviriyorsunuz.

Satılan şeyler de öyle, seçmece ürünler…
Sahiplerinin zevklerini yansıtan özel tasarım ürünler.
Sakın Los Angeles’ın Rodeo Bulvarı ile karşılaştırmayın bu caddeyi. Öyle bizim bildiğimiz Versace, Gucci gibi ünlü markalar falan değil buralardaki, her yerde karşımıza çıkan.Her biri kendi çapında gururla kendi markasını, mağazasını, pub’ını, cafe’sini yaratmış insanların sevimli küçük mekanları.

Ancak küçük bir hediyelik almaya kalkarsanız bilin ki fiyatı on dolar olması gerekirken burada otuz dolardır. Önce mağazaları beğenip içeri gireceksiniz, sonra içerdeki estetik havayı farkedeceksiziniz, ürünlerdeki tasarımların çekiciliğine ise kesinlikle dayanamayacaksınız küçük de olsa birşey alıp çıkacaksınız sonunda..

Abbot Kinney, 1900’lerde “Amerika’nın Venedik’i denilen Venice’in yaratıcısı… Kimseler yokken gelip burada su kanalları arasında yepyeni bir dünya yaratmış. Pahalı mı pahalı evler, nefis bir plaj “Venice Beach” ve tıpkı bizim Bodrum’un Antalya’nın iklimi gibi bir iklim
Abbot Kinney’de bulvarın bir tarafından yürümek yetmez. Önce sol kaldırımdan başlayın yürümeye.
bu kez sağ taraftaki kaldırımdaki mağazaların keyfini çıkarın…

Dikkat edin bizdeki alıştığımız AVM kültüründen çok farklı, kimisi büyük kimisi iki, üç bilemediniz on metrekareli yerler ama hepsinin kişiliği birbirinden farklı. Çekici gelmesi bu yüzden olsa gerek.

Kulağımda müthiş “California Dreamin” şarkısı, aklımda başka serüvenler, mesela Carmel by the Sea’yi keşfetmek, Topanga’da Neil Young’ın evini görmek, ya da Santa Monica’dan başlayan bir “Route 66” turuna başlamak heyecanı.

Neden olmasın…

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2020 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account