Yılkı atlarının gerçek hikayesini biliyor musunuz?

Yılkı atlarının gerçek hikayesini biliyor musunuz?

Doğada kendi halinde dolaşan evcilleşmemiş yabani atlar olarak bilinse de Yılkı atlarını Anadolu’da dostluğun simgesi olarak görürüm. Kapadokya bölgesine her gelişimde aklıma düşerler.

Yıllarca insanoğlunun yüküne eşeklik ettikten sonra pek vefa görmemiş olan bu hayvanlar tabiata bırakılırmış. Kışın zorlu koşullarında hem doğayla hem yırtıcılarla mücadele eder, birbirlerine kenetlenip ayakta kalma mücadelesi verirlermiş.

Atlardan birisi öldü mü öbüründe onun yasını mutlaka görürmüşsünüz. Sağ kalanları kış mevsimi geçtiğinde işlerinde kullanmak için yeniden yazgısına kurban edilirmiş insanoğlu tarafından.

Ne zoruna gitmiştir özgürlüğü verilip sonra özgürlüğünün geri alınması. Yıllarca sömrülüp doğaya bırakılan ve burada yaşam savaşı verip ayakta kalmaya çalışan bu atların mücadelesinde hem dayanışma var; hem gerçek dostluk…

Ne zaman konu Yılkı atlarına gelse eşi avcılar tarafından vurulan angut kuşu gelir aklıma. Bu ördekgil eşini kaybetmenin acısını tıpkı Yılkı atının arkadaşını kaybettiği yası kadar duygu yüklü yaşar. Uzaklara gitmeye gerek yok; hayvanlar dünyası bize saf sevgiyi gösterir.

Yılkı atlarını makus talihinden çıkaran turizm sektörünün gelişmesi olmuş. Kültür turlarının yaygınlaşması, ürün çeşitliliği Yılkı atlarının yeni bir rol üstlenmesini sağlamış. Artık soğukta aç kalan, sahibi tarafından doğaya terkedilen atlar yok!

Kayseri Hürmetçi Köyün’de Yılkı atlarını doğal ortamlarında görsel bir şov eşliğinde fotoğraflayabilirsiniz. 300 civarında at  insanoğluna ders verircesine tozu dumana katıyor. Bu bölgede civarda yaşayan aileler atların özellikle kışın zor koşullarında bakımını üstlenmişler. Her türlü ihtiyaçlarını karşılıyorlar.

Yükselen nal sesleri deklanşör seslerine karışırken, Türk kovboyların at üzerinde koşturmaları, yer küre sarsıntısı ile bir coşku sarmalına dönüşürken kendinizi bir film setinde hissediyorsunuz.

Bu deneyimi yaşamanız için artık çok çeşitli kültür turları olduğunu hatırlatalım. Deneyim sahibi olmanın paha biçilmez olduğunu da unutmayalım. Yoksa Nazım’ın dediği gibi; rüzgar kanatlı atlar gibi geçiyor hayat…

Madem konumuz Yılkı atlarıydı; gelin onların konu olduğu Meri Jaani’nin o güzel şiiri Müstehakım’dan bir bölümle yazımızı sonlandıralım:

Bu kurtlar sofrasında yokluğunda aş mıyım?
Sen etten kemiktensin sevgilim ben taş mıyım?
Candan öte olan sen, ben dertli bir baş mıyım?
Şimdi kırık bir kalple ölmek mi müstehakım?

Yılkı atlar gibiyim yaban elde kimsesiz
Aşkın varlık sebebim başka her şey değersiz
Her kuş dengiyle uçar dememişler sebepsiz
Çiçeklerden kokunu sormak mı müstehakım?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account