Yerin üstü hayat yerin altı Seegrotte

Yerin üstü  hayat yerin altı Seegrotte
  • Yeraltında gizlenen bir mağara…
  • Mağaranın derinliklerinde gizli bir göl…
  • Karanlık kuytu dehlizlerdeki sessiz sularda bir fenerin titrek ışığıyla gezinen kayıklar…
  • Yerin 79 metre altında gizli bir uçak…
  • Bir mağaranın kuytu kayalıkları içinde, gizli tünellerinden birinde küçücük bir kilise…
  • Nazilerin zorlu ve esrarengiz gizli çalışma kamplarından biri…
  • Yerin altında gizlenmiş bir hayat…

Bütün bunları böyle bir solukta ve ardarda anlatınca muhtemelen oldukça abartılmış bir film senaryosu sanılabilir ama hiçbiri bir senaryonun hayal ürünü veya bir parçası değil ve hepsi fazlasıyla gerçek. Burası, Avusturya’da Seegrotte, yani yerin altındaki mağara gölü…

Günümüzde olağanüstü bir yeraltı müzesi olarak kullanılan bu esrarengiz dünya, Viyana’dan yaklaşık 20 kilometrelik bir mesafede bulunuyor. Viyana ormanlarının içinden geçerek uzun ıssız patika yolların sonunda bir kayalığın kenarındaki kamuflajlı oyuğun girişine geliyorsunuz.

Orada bugünkü turistik yönlendirme tabelalaları olmasaydı eğer,  yerin altında kurulan bambaşka gizli bir dünyanın olduğunu, oradaki gri kayalıkların derinliklerinde ustaca bambaşka bir dünya ve hayatlar gizlendiğini anlayabilmek mümkün olmazdı.

Sadece 1 kişinin geçebileceği 250 metrelik dar bir tünelden yürüyerek tek sırayla içeri giriliyor. Duvarları fenerlerle aydınlatılmış tünelin ardından maden ocaklarının bulunduğu bölgeye geliyorsunuz. Bulunduğunuz alan biraz genişliyor. İçerdeki ortalama sıcaklık 10-11 derece ve nemden dolayı da oldukça serin. Bu yeraltı dünyasına güneş ışığı girmediğinden dolayı hiçbir canlı yaşamıyor. 1848’de burası taşocağıymış.

Kurulduğu ilk yıllar sadece taşocağı olarak kullanıldığından dolayı içerde çalışan işçiler için hemen hemen herşey düşünülmüş. Mağaradaki tünellerin birinde bulunan küçük kilise de bunlardan biri. Aslında kiliseden ziyade kayalara oyulan bir şapel görünümünde.

Maden işçilerinin kullandığı eski demiryolunu rehberimiz önderliğinde tek sıra olarak takip ederken yapılan bu çalışmaların birinde, büyük bir patlamayla yeraltı sularının taştığını ve bu patlamayla mağaranın içinde dev bir göl oluştuğunu öğreniyoruz. Bu büyük facia sonucunda burada birçok maden işçisi de hayatını kaybetmiş.

Dünyanın ilk jet uçağı

İkinci dünya Savaşı’nda Hitler’in esrarengiz çalışma kamplarından biri olarak kullanılan bu gizli yerde savaş uçakları üretiliyor. Bugün bile halen korunabilmesi amacıyla günde yaklaşık 60.000 litre su boşaltılan bu esrarengiz mağaranın geçmişinde de gizli su pompalarıyla su boşaltılarak uçak üretimine gizlice devam ediliyor. Hatta dünyanın ilk jet uçaklarından ‘Heinkel HE 162 Salamander’ in de SEEGROTTE’de üretildiği biliniyor. Her bir parçanın gizlice üretildiği bu yeraltı mağarasında üretilen parçalar geceleri gizlice dışarı taşınarak ve farklı bir yerde montajlanarak savaş uçağı haline getiriliyor.

Mağaranın tünellerinin sonuna gelindiğinde dimdik bir merdivenin başında tepeden aşağıya baktığınızda yerin çok daha alt katmanlarında ışıklarla aydınlatılmış büyük yemyeşil bir göl sizi bekliyor. Aslında bu göl bugün orada turistik olarak gezilebilen tek göl. Çünkü güvenlik gerekçesiyle diğer bölümlerine geçiş izni verilmiyor. Yaklaşık 6.000 metrekarelik alanıyla Avrupa’nın en büyük yeraltı gölü olan Seegrotte’ninbazı bölümleri eğer sürekli kontol altında tutulmazsa tehlike arzedebileceği söyleniyor. Bir su basması halinde bu bölümlerin tamamen sular altında kalacağı için titizlikle kontrol ediliyor.

seegrotte-2

Dik merdivenlerle inilen ışıklarla aydınlatılmış göle 23 kişilik kayıklarda 5 dakikalık turlar yapılıyor. Kayığın kontrolü subay kıyafeti giymiş bir görevlide. İşini büyük bir ciddiyetle yapan bu görevli fotoğrafının çekilmesini istemiyor ve bunun ancak kendisine verilecek bir ücret karşılığı olabileceğini söylüyor.

Strauss’un Viyana Ormanları eseriyle ünlenen doğa harikası bu bölgenin ilerleyen yıllarda turistik olarak ilgi görmesi ve popüler hale gelmesi ise Üç Silahşörler’in film platolarından biri olarak kullanılmasıyla oluyor. Yılda yaklaşık 130.000 ziyaretçisi olan bu gizli mağaranın içindeki büyük gölde bulunan ejder başlı kayık ve mağaranın kuytularındaki bazı bölümleri Alexander Dumas’ın romanından uyarlanan filme ev sahipliği yapıyor.

Çıkışta ilk refleks olarak derin bir nefes alarak hemen parlak mavi gökyüzüne ve güneşe bakıyorum. Bu bölgeden ayrılırken içinizde buruk bir duygu kalacak olsa da halen her yıl Aralık ayında burada yaşayıp ölenlerin anısına yapılan ve binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen özel anma törenlerinin yapıldığını öğrenmek, içinde ister iyi ister kötü anılar barındırsın, ancak geçmişe sahip çıkılmasıyla daha güzel bir geleceğin oluşturulabileceğini düşündürüyor ve bunu düşünmek geleceğe dair umut veriyor, çok iyi hissettiriyor.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account