Yemyeşil Zagreb sürprizlerle dolu…

Yemyeşil Zagreb sürprizlerle dolu…

Hırvatistan’ın başkenti 800.000 nüfuslu Zagreb küçük ama sürprizlerle dolu bir şehir. Avrupa’nın en yeşil başkenti olarak bilinen Zagreb’te hem doğa ile iç içe olacak hem zengin müze ve sanat galerisi seçenekleri ile sanata doyacak hem de renkli gece hayatı ile eğlencenin tadına varacaksınız.

Pronto Tour ile gittiğimiz Zagreb’e sabah 08:35’te vardık. Bavullarımızı aldıktan sonra mükemmel rehberimiz Şebnem Hanım ve bizi karşılayan tatlı şoförümüz Marija ile panoramik turumuza başladık.

Zagreb merkezi barok mimarileriyle süslü Yukarı Kent (Gronji Grad) ve Aşağı  Kent (Donji Grad) olarak ikiye ayrılıyor. Yukarı kent yani Gronji Grad Jelacic meydanının üst kısmı, Kaptol ve Gradec bölgelerini içeriyor. Aşağı kent Donji Grad da Ilica caddesi ve daha güneyini kapsıyor.

Zagreb başkent olmasına rağmen gündüz saatlerinde daha sakin, geceleri ise cıvıl cıvıl. Şoförümüz Marija’dan öğrendiğimiz kadarıyla daha okulların açılmamış olması sebebiyle burada yaşayan insanlar yazın sahil şeridine akın ediyorlarmış. Bir de tabii havanın sıcak olmasından dolayı insanlar kendilerini akşam saatlerinde sokağa atıyorlarmış. Zaten gençler de akşamları sokakta ve bütün cafe-restoranlar dolu. Şehirde tüm gidilecek yerler merkezin etrafında konumlanmış. Dolayısıyla şehirde görülmesi gereken yerleri yürüyerek rahatlıkla görebilirsiniz. Yürümekten hoşlanmayanlar için ise tramvaylar veya taksiler iyi bir alternatif olabilir.

Biz öncelikle Mirogoj Parkı ile gezimize başladık. Burası aslında bir mezarlık ama içi o kadar güzel ki park olarak da kullanılıyor. Zaten adı Mirogoj Park Mezarlığı olarak geçiyor. 1872 yılında mimar Hermann Bolle tarafından yapılan park mezarlığında beni en çok etkileyen şey her dine mensup kişilerin, hatta dine inanmayanların bile buraya gömülebilmeleri oldu. Burayı gezerken muhteşem heykeller de gözünüzden kaçmayacak.

İkinci durağımız şehrin simgelerinden Zagreb Katedrali. Şehrin en yüksek binası olma özelliği taşıyan bu katedral gotik tarzındaki yapısıyla bize biraz Milano’daki Duomo Katedrali’ni anımsattı. Tabii ki bu katedral Duomo’nun onda biri kadar bile değil. J Ayrıca bu katolik kilisenin Meryem’in göğe kabulüne ve Macaristan kralları I. Ladislaus ve Aziz Stephen’e adanmış olduğunu öğreniyoruz.

Buradan hemen sonra 140 senedir saat 12’de öğlen saatinin top ile duyurulduğu Lotrseak tepesine doğru yola koyuluyoruz. Eskiden kiliselerin saatlerini ayarlaması için atılan daha sonra sembolik bir seromoni haline gelen bu olay dünyada sadece Zagreb’te yapılıyormuş. Her gün istinasız atılan top sadece tek bir gün atılmamış, o da Recep Tayyip Erdoğan’ın şehri ziyaret ettiği günmüş.

Şehrin diğer simgelerinden St. Mark Kilisesi dekoratif çatı süslemesiyle tam olarak Zagreb’i anlatıyor. Renkli, küçük, şirin ama etkileyici. Kilisenin çatısında Zagreb şehrinin ve eski Dalmaçya Krallığı’nın armaları bulunuyor. Bu arada kilise Avrupa’nın bu bölgesindeki en özgün dini yapıtlarındanmış.

St. Mark Kilisesi’nin hemen aşağısında bulunan Taş Kapının (Stone Gate) altında küçük bir şapel var, bu şapelin içinde de ünlü Meryem ve İsa tablosu bulunuyor. Bu tablonun özelliği ise 1731’deki büyük yangından hiç zarar görmeden çıkmış olması. İnsanlar buradan geçerken mum yakıp dilek diliyorlar.

Bunlar dışında Zagreb’te görmeniz gereken yerler; şehrin ana meydanı Ban Jelacic, her gün taze meyve,sebze, çiçek, et ve balıkların satıldığı kırmızı şemsiyeleriyle ünlü Dolac Pazarı, barlar sokağı olarak bilinen ve renkli evlerin bulunduğu Tkalciceva Caddesi, içerisinde hayvanat bahçesinin de bulunduğu Avrupa’nın en eski parkı Maksimir Park, Botanik Bahçe, Opatovina Parkı, şehrin alışveriş noktası olarak bilinen caddesi Ilica, Hırvatistan Ulusal Tiyatrosu, St. Catherine Kilisesi, Mimara Müzesi, 360 derecelik seyir imkanı sunan Zagreb Eye, Zagreb Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Nikola Tesla’nın da çalışmalarının bulunduğu Teknik Müze ve hiçbir yerde göremeyeceğiniz Bitmiş İlişkiler Müzesi. Bu müzede eşinden ya da sevgilisinden ayrılan kişilerin birlikteliğini yansıtan eşyalar ve onların hikayeleri dönüşümlü olarak sergileniyor. Annesi ve babasından bir şekilde ayrılmış çocukların da hikayeleri farklı bir odada bulunuyor. Bu hikayeler de beni ayrıca çok etkiledi.

Ayrıca Pazar günleri 08:00-14:00 saatleri arasında Britanski Meydanı’nda kurulan bit pazarından çok iyi fiyata çok güzel antika eşyalar alınabilir. Son olarak yemyeşil parklarıyla ünlü Strossmayerov Meydanı’nda yürüyün ve Mayıs-Eylül arasında düzenlenen Strossmayerov Festivali’ne mutlaka uğrayın. Özellikle akşam saatlerinde yan yana dizili barlarda bir şeyler içip canlı müziğin tadını çıkarabilirsiniz.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account