Yakın bir yerde nefes vakti: Ağva…

Yakın bir yerde nefes vakti: Ağva…

Yazı: Elif Bersu Hünler

Vakit gelmişti yoğun bir iş temposuna ara vermenin vakti gelmişti. Ne çok yakın ne çok uzak bir yer kulağıma fısıldıyordu. Sanki beni beklercesine sanki beni çağırırcasına içime ilmik ilmik hisler dokunuyordu. İç sesimi dinlemeyi severim bazen düşünmeden, plan yapmadan yola koyulmayı tercih ederim. Nitekim çantalar hazırlandı, çadırlar kontrol edildi ve yola çıkılmaya hazırdı.

Gidilen yol düşünülmüyordu, düşünülen şey nefes almanın ne kadar özlendiği idi. Güneşin selamladığı ve havanın vücudunuzu sımsıcak yaptığı günlerden biriydi. Geçilen her kilometre yeşilin tonları değişiyor, yükseklik artıyor ve oksijen damarlarımızda hissedilecek seviyeye çıkıyor. Yolda geçirilen her dakika merakımızı ağırlaştırıyordu. İstanbul’dan yola çıkalı bir saat 47 dakika olmuştu. Bilmediğimiz ama olmamız gereken yere gelmiştik. Arabanın istop ettiği yer Ağva taraflarındaki Green Park Camping Zone idi. Evet nereye gideceğimi bilmiyordum ama gideceğim yerde ne yapacağımı biliyordum. Doğanın içinde ağaçların yanında uyuduğum, güneşin altından kaçmak için denize sarıldığım bir bölgedeyim. Elimdekilerle yetinecek maddi ve manevi kaygılardan soyutlaşacağıma inandığım, kulağıma fısıldayıp beni yanına çağıran o yerdeyim. Sıra çadırları kurmakta. Çadırlar kurulurken, çadırı sağlamlaştırmak için çaktığım her çivinin sesini duyuyorum sanki kilise çanları çalıyor benim için. Arkamdan bir ses duyuyorum benimle bu anı paylaşan dostlar yorgunluğumu ön görmüş olacaklar ki buz gibi bir bira tutan bir kol ve o kolun sahibi beni çağırıyor. Biramı elime alıp açarken yüzümde bir gülümse beliriyor neden mi? Gerçekten gülümsemeyeli ne kadar olmuştu, gerçekten sohbet etmeyeli ya da dert olmadan sorumluluk olmadan en son ne zaman hareket etmiştim? Sorular ile karşılaştım ve şimdiki halime bakıyorum da bugün içimdeki çocuğu anıyorum ve o çocuğun hala içimde yasattığımı kendime kabul ettiriyorum.

“Dans eden ateşi büyütüyorum”

Saatler ilerliyor ateş yakmanın gerekliliği ve midelerimizin isyanı sohbetimizi baskılıyor. Ateş yakmak için sorumluluğu alıyorum biraz çalı biraz odun topluyorum küçük bir ateş yakıyorum sanki küçük bir kız çocuğu dünyaya getirmişim gibi hissediyorum. Dans eden o küçük ateşi büyük çalılar ve odunlarla besleyerek büyütüyorum. Büyüdükçe o küçük kız dansları belirginleşiyor ve güçleniyordu işte büyüyen ateşte kendimi gördüm büyüdükçe nasıl değiştiğimi gördüm ve nelerin baki kaldığını gördüm. Ateş hazır akşam yemeğimizi beklerken onca şikayetin arasında sessizliğe boğan bir cümle duyuldu ‘’yemek hazır’’ hepimiz kamp alanındaki buzluktan biralarımızı alıp sofraya yerleşip midelerimizi dolduruyoruz. Günün yorgunluğu ve oksijenin bolluğu bugünü bize bitirtiyor.

Güneş yarım göz bana bakarken açıyorum gözlerimi. Yaramazlık yapmaya hazır bir çocuk gibi karşılıyorum günü ve güneşi. Hemen arkadaşlarımı uyandırıyorum herkesi sabah duşuna mavi sonsuzluğa yol arkadaşı yapıyorum. Mavi sonsuzluğun çok hafif tuzu ve üşütmeyen serinliği ile buluşuyorum ve bir o kadar da buluşturuyorum.

“Kısa süreli de olsa gerçek dünyadan kaçtık”

Günün sonuna yaklaşırken her masalın mutlu sonlu bitmediği konusunda buruk bir sohbetle geri dönüş için hazıkları tamamlıyoruz. Herkes gerçek hayatlarını düşünürken dalgın dalgın çöplerini ve çadırlarını topluyorlardı. Hazırdık kısa süreli de olsa kaçtığımız gerçek dünyaya daha sağlam daha güçlü ve daha enerjik bir şekilde önümüze çıkan zorlukları aşabilmenin kararlığı ile dönüyorduk.

Hayat bazen yorar insanı, yorduğu zaman nefes almayı bilmeli insan. Önemli olan yolda olmak değil aslında yolun sonuna gidebilmek ara ara mola vermeli bir insan. Benim mola noktam Green Park Camping Zone benim hikayemin en kilit durağı. Denizi, ağaçlık alanı ve samimi insanlarla dolu gerçek bir safe zone. Stresten uzak, düşlere yakın, elini kolunu bile sallayarak gidebileceğim ve hoş karşılanacağın bu sıcak alan insan olmanın, doğada olmanın ve canlıların değerini görmeme izin verdi. İş hayatının ve gündelik hayatın taşlaştırdığı kalbimi tekrar ısıtan bu yerde bir mola yapmanızı ve gerçekten değerli olanın ne olduğunu düşünmenizi bütün kalbimle temenni ediyorum.

 

 

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2018 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account