Vikinglerin çocukları Normanların diyarı: Normandiya

Vikinglerin çocukları Normanların diyarı: Normandiya

Fransa denilince ilk akla gelen, hatta neredeyse onun önüne bile geçen, romantizm şehri Paris! Ama kabul edelim ki Paris dünya gözdesi olsa da Fransa yalnız bundan ibaret değil. Ülkenin 18 bölgesinden biri olan Normandiya, Fransa’nın dünyayla yeni bağı olmaya geliyor. Eşsiz manzaraları ve tarihi dokusuyla, bu coğrafya sizlere çok daha farklı duygular yaşatacak. Sahip olduğu manastır, kale, şato, kilise gibi tarihi yerler, sizi geçmişin içinde bir film oyuncusu gibi hissettirirken; sahil kasabaları, tema parkları ve plajları huzur ve dinginlik sunacak. Askeri müzeleri ile savaş alanları da tarihin kokusunu yakından hissetmenizi sağlayacak. Siz de seyahatseverlerin yeni ilgi odağı olan bu toprakları, vakit kaybetmeden anılarınızın içine dahil etmelisiniz.

Bölge Tarihine Genel Bir Bakış

Coğrafyanın kökü, Normanlar denilen Danimarkalı ve Norveçli Vikinglerdir. Hem denizci hem savaşçı bir halk olan kuzeyli Vikingler, Kuzeybatı Avrupa’da pek çok yeri ele geçirdiler. Fransız kralı Charles, Viking lideri ile anlaşarak, Fransa’nın kuzey kıyılarını onlara verdi. Normanlar, İzlanda, Grönland ve Kanada kıyılarına yelken açmakla yetinmeyip, Büyük Britanya’ya ulaştılar. 12.yy’da İskoçya, Galler ve İrlanda’nın ardından, İngiltere’yi de fethettiler. Kendi dilleri Fransızca’dan İngilizce’ye kelimeler kattılar. Burayı asıl ünlü yapan ise meşhur Normandiya Çıkarması. İkinci Dünya Savaşı’nın sonunu belirleyen çıkarmada; Amerikan, İngiliz, Kanadalı, Polonyalı ve Fransız askerlerinin müttefiğindeki ordu, Fransa’yı işgal etmiş Hitler Almanyasına karşıydı. Doğu’dan Ruslar sıkıştırmış olsa da Almanlar hala güçlü bir tehlikeydi. Bu yüzden batıdan açılacak cephe, Normandiya gibi, Almanların beklemediği bir yerden olmalıydı. 6 Haziran 1944’te başlayan savaş, hem müttefiklerden hem de Almanlardan pek çok askerin canına mal oldu.

Normandiya Nerede ve Nasıl Gidilir?

Paris’in kuzeyinde yer alan bölge, hem yaz hem kış mevsiminde birbirinden mükemmel manzaralara eşlik ediyor. O nedenle bölgeye hangi ay gideceğiniz tamamen tatil zevkinize kalmış. Ulaşım içinse birkaç alternatif mevcut. Paris St.Lazare İstasyonu’nu kullanarak tren yolculuğu yapabilir, Paris’ten sıkça kalkan otobüslerle yemyeşil manzaralar eşliğinde seyahat edebilirsiniz. Bu seçenekler dışında dilerseniz, Fransa ya da Normandiya turları ile de bölgeye gelebilirsiniz. Acentelerin programları ile bölgedeki her noktayı atlamadan ve profesyonel rehberler eşliğinde gezmek, ekstra konfor sağlayacaktır. Bu eşsiz bölgede sizi neler bekliyor, haydi göz atalım… 

Efsanevi Manastır: Saint Michel

Görünce, daha önce neden gelmedim dedirten masalsı yapı; Mont Saint Michel Manastırı, mutlaka görmeniz gereken yerler arasında. 90 metre yükseklikteki kayalara oturtulmuş olan yapı, 8.yy’da inşa edildi. Orta Çağ’da en ünlü hac yerlerinden biriydi. Fransız Devrimi sırasında hapishaneye dönüştürülen manastır, Victor Hugo sayesinde 19.yy’da restore edildi. Manş Denizi kıyısında bulunan bu kültür mirası, her geçen gün ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

Orta Çağ Şehri: Rouen

Sanatın ve tarihin buluştuğu Rouen kenti, ünlü yapılarından biri olan Rouen Katedrali ile kuzey Fransa’nın bir başka değeri. Gotik kiliseleri, Orta Çağ’dan kalma binaları, müzeleri, Vieux-Marche meydanındaki Fransız azizesi Jeanne d’Arc’ın yakıldığı yer, Gros-Horloge’deki ünlü saat kulesi ile Rouen şehrinde kendinizi hala Orta Çağ’da hissetmeniz mümkün.

Normandiya Kıyıları: Honfleur, Deauville, Trouville, Le Havre, Etretat

Ülkenin kuzeyini akıllarınıza kazıyacak birbirinden güzel sahil kasabaları bulunuyor. Dar sokakları, renkli dükkanları ve sanat galerileriyle küçük ama büyüleyici bir kasaba olan Honfleur onlardan biri. Eski limanı, Eugene Boudin Müzesi ve 15.yy yapımı Sainte Catherine Kilisesi, Honfleur’a değer katıyor. Deauville, Trouville, Le Havre, Etretat da diğer sahil kasabalarından. Deauville ve Trouville küçük ama zengin, sokaklarında çokça lüks ve klasik arabalar görebileceğiniz iki ayrı kasaba. Deauville, plajındaki kabinleriyle ilgi çekiyor. Kabinler, ünlü sinema yıldızlarının ismini taşıyor ve zaten bu kasabada her yıl Amerikan Film Festivali düzenleniyor. Ayrıca at yarışları ve at yetiştiriciliği de bir başka özelliği. Öyle ki bu yarışlara ilgi ta Birleşik Arap Emirlikleri kraliyet ailesinden. Etretat kasabası ise faleziyle ünlü, sokaklarında mutlaka dolaşmanız gereken yerlerden. Kireçtaşı kayalıkların tepesi panoramik manzaralara şahitlik ediyor. Ünlü Normandiya Köprüsü de, bu kasabalardan ikisini, Le Havre ve Honfleur’u birbirine bağlıyor. Aradaki ulaşımda bu köprüyü kullanabilir ve burada görülecek yerlere bir tik daha atabilirsiniz.

Fatih William’ın Mezarı: Caen Şehri

Mimari ve sanat tarihi ile öne çıkan Caen şehri kilise ve müzeleriyle görülmeyi bekliyor. Şehirdeki Chateau de Caen (Caen Kalesi), İngiltere Kralı Fatih William tarafından 1060 yılında inşa edilmiş önemli bir yapıdır. Yüz Yıl Savaşları’nda İngiliz kalesi olan yapı, Avrupa’nın en önemli Orta Çağ anıtlarından biri. Caen Güzel Sanatlar Müzesi ve Normandiya Müzesi gerek kalenin tarihine gerekse bölgenin tarihine ışık tutar. İkisi de bünyesindeki önemli parçalarla Fransa’nın en önemli müzelerindendir. Ayrıca Normandiya Dükü ve İngiltere Kralı Fatih William’ın mezarının da bu şehirde yer alması, Caen şehrini görmeden geçilmeyecek yerler arasına sokuyor. 

Chateau de Fontaine- Henry Şatosu

Chateau de Fontaine- Henry, bölgenin en görkemli yapılarından biridir. Caen şehrine yaklaşık 14km uzaklıkta olan şato, 13.yy başlarında yapılmıştır. Ayrıca, gotik ve Rönesans’ın önemli örneklerindendir. Ziyaretçilerin keyifli vakit geçirmeleri için parkta, geleneksel oyunlar da bulunuyor.

Omaha Beach- Amerikan Mezarlığı

Normandiya Savaşı’ndaki önemli yerlerden olan Omaha Beach’i, Amerikan mezarlığını ve anıtı da görmemek olmaz. İkinci Dünya Savaşı atmosferi, sizi küçük bir tarih gezintisine çıkaracaktır.

Claude Monet’nin Çiçek Cenneti

Giverny’deki Claude Monet’nin evi de görmek isteyenler için Mart-Kasım arası ziyaretçiye açık. Ancak en güzel zamanları, Haziran- Ağustos ayları. Her yeri çiçeklerle bezenmiş, küçük bir köye konumlanan ev, insana adeta cennette dolaşıyormuş hissi veriyor. Claude Monet’nin o ünlü tablolarını da burada yaptığını düşününce etkilenmemek elde değil.

Eğer daha fazla vakit ayırdıysanız, müzelerini daha detaylı gezebilir, pazarları dolaşabilir, tema parkları ile plajlarında eğlenebilir ve gazinolarında zaman geçirebilirsiniz. Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi Normandiya, sizi büyülemeye hazır peki ya siz; bu masalsı bölgeyi keşfetmeye hazır mısınız?

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2020 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account