Uzak Doğu’yu ertelemeyin!

Uzak Doğu’yu ertelemeyin!

Fecir Alptekin – Seyahati çok sevmeme ve tüm dünyayı görmek için çocukluğumdan beri büyük bir iştah duymama rağmen, 35 yaşıma kadar Avrupa çemberinde dönendim durdum. Okyanusları aşmaktan, kıtalar arası yolculuktan, on küsur saatler uçmaktan hep çekindiğimden olsa gerek…

En nihayetinde beş yıl önce kendime doğru soruyu sordum ve “nereye kadar erteleyebilirim ki” diyerek uzak diyarlara kaçmaya karar verdim. Büyük uçuşlarla ilk imtihanım Amerika ile başladı; ABD’nin çeşitli kentlerinin ardından Karayipler’e, Küba’ya kadar uzandım.

Biliyorum ki, bu ilk “uzak” deneyimler sırasında kendimi aslında hep Uzak Doğu’ya hazırlıyordum. Konuyla ilgili merakım tek kanallı çocukluk yıllarımın fenomen dizisi “Şogun” (Japonca’da “kumandan”) ile başlamıştı. Sonra Bernardo Bertolucci’nin “Son İmparator” filmiyle Çin hanedanına girdim… Büyüdüm, genç kız oldum, en büyük tutkum sinema haline geldi ve kendimi özellikle Çin, Japon, Kore, Tayland filmlerinin peşine düşmüş buldum. Biraz daha zaman geçti, küreselleşme ile dünya mutfaklarına erişim olanaklarımız genişledi ve bu kez yine bir Uzak Doğu mutfağı hayranı oldum çıktım.

Sonunda da, kıdemli gezginliğim ile yaşam zevklerimin kesiştiği yerde, üç ülke – üç kentten oluşan masal serüvenim başladı: Hong Kong, Bangkok, Singapur!

yoldasin_Hong-Kong

Evet, masal… Çünkü tıpkı Küba gibi Uzak Doğu’da da, ABD ya da Avrupa’da deneyimleyip “farklıydı” diyebileceğiniz her türlü yaşanmışlığınızın ötesinde bir farklılık bulacağınızı garanti edebilirim size. Sokaklarda başka bir koku, insanlar arasında başka bir enerji frekansı, havada başka bir nem (Ağustos ayı üzerinden!)…

Uzak Doğu’ya gitmek, farklı bir dünyaya gitmektir. Bu zamanın ve mekanın dışında, bir film seti gibi, bir hayal ürünü gibi… Bugüne dek içinde var olduğunuz gerçeklikte var olmayan her türlü kültürel, tinsel, görsel motiften kurulu ayrı bir gerçeklik!

Benim Hong Kong, Bangkok, Singapur’dan oluşan Uzak Doğu turum yaklaşık 10 gün sürdü. Üçünün de farklı renkleri, farklı sesleri, farklı izleri kaldı üzerimde.

Gütmeden önce Hong Kong’u eşten dosttan çok dinlemiştim. Evet, uzay üssü mübarek! Çok modern, ultra modern… Fakat bu fotoğrafın ardındaki “iyi yaşam” obsesyonunu, aşırı hırs, para ve lüks düşkünlüğünü çok sevdiğimi söyleyemem. Muazzam bir kent görüntüsü yaratmışlar ama “Hani nerede o Konfüçyüs’ün torunları?” diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığımı da itiraf etmeliyim.

Benim Uzak Doğu’dan aldığım zevk, aslen ikinci durağımız olan Bangkok’da başladı. Malumunuz Tayland, eski Siyam… Kelime anlamıyla “gülen insanlar ülkesi”. Hakikaten de öyle. Gülüyorlar… Tüm yoksulluğa, yaşam koşullarının “görece” zorluğuna karşı kıkır kıkır gülmeye devam ediyorlar. Trafik sıkışıyor, biz arka koltukta oturan yolcular oflayıp puflamaya başlıyoruz… Taksi şoförü ise neşeyle açıklıyor: “Bugün benzinde indirim var, herkes sokaklarda”!

yoldasin_3-Bangkok

Bangkok’ta insanlar o kadar yoksul ki… Ama yine de “görece” yoksul! Nehir kenarlarında, kanallardaki derme çatma tahta kulübelerinde “elle tutulur” hiçbir varlıkları olmadan sadece karınlarını doyurarak yaşıyor olsalar da, o küçük yuvaların verandasında, öyle bir keyifle oturuşları var ki… Gel de özenme!

Rehberimize soruyorum… “Yaşam koşullarını değiştirmek, yoksulluktan kurtulmak için hiçbir çabaları yok mu?”… Hayır yok. Çünkü bu gördüğümüz “yoksulluk” değil, onların yaşam biçimi. Para, zenginlik gibi bir değer kavramları yok. Arka bahçelerinden yetişen Hindistan cevizleri, papayalar, ananaslar, bin bir çeşit mis kokulu meyvelerle zaten çok mutlular onlar…

Unutmadan, etrafta Mc Donald’s, Starbucks, Levi’s filan göremezsiniz pek. Ama bolca Budist tapınağı, hatta o yoksul kulübelerin hepsinin önünde bir küçük Buda heykeli görmek mümkün. Dış etkilerle şekil değiştirmemiş, kimliğini korumuş, son derece şahsiyetli, vakur ve mağrur insanlar Taylandlılar.

yoldasin_5-Bangkok

Ve son durağımız Singapur… Enteresan bir disiplin, ciddiyet ve düzen merkezi. Bugüne dek tarihinde ölümlü trafik kazası yok. Sakız çiğnemek bile yasak. Devlet her üniversite mezununa üç iş seçeneği sunmak zorunda. Her vatandaşını ev sahibi yapıyor. Burada uyuşturucunun kesin cezası ölüm. Öyle ki, geçen yıllarda yakalanan Avustralyalı bir genç kızı tüm uluslararası hukuk mücadeleleri bile idamdan kurtaramamış.

8-Singapur

“Aman oraları pek uzak” dememek, fırsat varsa gidip bir görmek lazım. Bizim turumuzda yedi aylık hamile bir hanımefendi bile vardı. Kanallarda motorla hoplaya zıplaya ilerlerken gayet keyfi yerindeydi… Ve hatta, inanamayacaksınız ama, 83 yaşında İzmirli bir babaannemiz de vardı grupta. Yaşamı boyunca hep uzak diyarlara gitmeyi hayal etmiş ve sonunda da torunu almış getirmiş onu buralara. Son gün tur otobüsüyle havaalanına doğru ilerlerken, veda konuşmasını kendisi yaptı: “Ben 93 yaşımda bir daha geleceğim, yine görüşürüz inşallah!”.

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2020 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account