Tarih ve sanatın hediyesi Kütahya

Tarih ve sanatın hediyesi Kütahya

Yazı: Mine Özdemir 

Anadolu mimarisini yansıtan tarihi evleri, çini sanatını günümüze taşıyan atölyeleri, UNESCO’nun Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldığı ustalarıyla Kütahya, miras taşıyıcı bir şehir. Tiyatro, stadyum ve tapınağıyla ayakta duran Aizanoi Antik Kenti ise bu şehrin en büyük zenginliği…

Şair, yazar, ozan, ressam ve çini ustalarının şehri Kütahya, sanatçılarına sahip çıkıyor. Bu sanatçılardan biri de ünü dünyayı aşan, eserleriyle şehre değer katan, ressam, minyatür ustası, müzehhip ve neyzen Ahmet Yakupoğlu. 2016 yılında vefat eden sanatçının doğumunun 100. yılı nedeniyle Kütahya Belediyesi, bu yıl Kültür Sanat Sezonu’nun adını Ahmet Yakupoğlu Kültür Sanat Sezonu olarak belirledi. Ahmet Yakupoğlu Kültür Sanat Sezonu kapsamında ziyaret ettiğimiz Kütahya’yı yakından tanıma fırsatı bulduk. Kütahya’da ilk durağımız kentin kültür sanat zenginliğinin sergilendiği Pirler Mahallesi’nde yer alan Germiyan Sokak oldu. Anadolu mimarisinin en güzel örneklerinin sergilendiği, iki veya üç katlı ahşap evlerin bulunduğu bu sokakta, çini sanatının yaşatıldığı Mehmet Gürsoy Yaşayan İnsan Hazinesi Çini Konağı, Sıtkı Olçar Çini Müzesi, Kent Tarihi Müzesi görülebiliyor. 2010 yılından bu yana faaliyette olan Kent Tarihi Müzesi’nde tarihi 7000 yıl öncesine uzanan Kütahya ile ilgili önemli bilgiler ziyaretçilere aktarılıyor. Bu bilgilerin başında Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları, Osmanlı gibi birçok uygarlığa ev sahipliği yapan kentin adını Roma döneminde Kotiaeion olan sikkelerden alıyor olması geliyor. Ayrıca 130 yıl Germiyanoğulları Beyliği’nin merkezi olan kentin Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun’un çeyizi olarak Osmanlılar’a verildiğini öğreniyoruz.

Aizanoi dimdik ayakta

Kentin sokaklarından çıkıp, yolumuzu Kütahya’ya 57 kilometre uzaklıkta olan Çavdarhisar ilçesinde yer alan Aizanoi Antik Kenti’ne düşürme fırsatı da bulduk. Şehrin adeta gizli hazinesi olan Aizanoi’ye dar ve çamurlu yollardan geçerek ulaştık. Doğal afetler karşısında dimdik duruş sergileyen bu kenti yerinde görmek gerçekten büyüleyici bir duygu. Yılda 30 bini aşkın kişinin ziyaret ettiği antik kentin giriş ücreti 10 TL.

Tiyatrosu, tapınağı, köprüleriyle geniş bir alana yayılan bu kent adını, Azan adlı mitoloji kahramanından alıyor. Friglere bağlı yaşayan Aizanitis’lerin ana yerleşmesi olan Aizanoi, en parlak dönemini M.S. 2. ve 3. yüzyılda yaşadı. Antik kentte dünyadaki en sağlam Zeus Tapınağı’nın yanı sıra 15 bin seyirci kapasiteli Antik Tiyatro ve ona bitişik 13 bin 500 kişilik Stadyum, M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısında tahıl pazarı olarak kullanılan Antik Borsa, Sütunlu Yol, kentin içinden geçen Kocaçay’ın üzerinde kurulu biri restore edilen, diğerinde restorasyonun devam ettiği iki antik köprü, Mozaikli Hamam bulunuyor. Antik kentin simgelerinden, M. S. 2 yüzyılda İmparator Hadrianus döneminde yapılan Zeus Tapınağı’nın içinde mezar taşları bulunuyor. Tapınağın önündeki kadın büstü Tanrıça Kybele’ye ait. Bu durum da tapınağın yalnız Zeus’a değil, Tanrıça Kybele’ye de adanmış olduğunu gösteriyor. Ancak son araştırmalar tapınağın çift tanrıya, adanmış olamayacağını ortaya koyuyor. Etki uyandıran alt yapının kehanet yeri veya tapınağın deposu işlevini gördüğü, kadın büstünün ise tapınağın önünde, buluntu yerine yakın bir yere konulduğu düşünülüyor.

Yaşayan insan hazineleri

UNESCO tarafından ‘Zanaat ve Halk Sanatları’ alanında Yaratıcı Şehir unvanına layık görülen Kütahya’nın usta sanatçı ve zanaatçılarına Yaşayan İnsan Hazinesi ödülleri verildi. Bu isimlerden biri de 700 yıllık çini sanatını günümüze taşıyan çini ustası Mehmet Gürsoy. “Çini benim için hayatı ifade ediyor. Çini bir göz musikisidir, notaları da laleler, karanfiller, güller ve sümbüllerdir” diyen Gürsoy, kendisini miras taşıyıcı olarak tanımlıyor. 45 yıldır bu sanatı icra eden sanatçının çalışmaları dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir tarafından ilgi görüyor. Kütahya’nın Giriş Kapısı, İstanbul’un metro durakları onun çinileriyle süslü. Bugüne kadar 500 öğrenciye bu sanatı öğreten Gürsoy, 50 ülkede 72 defa Türkiye’yi temsil etti, birçok ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü.
Gürsoy’un atölyesinin hemen arkasından elmas zanaatçısı Doğan Şapçı’nın da atölyesini ziyaret ettik. Türkiye’de elmas işletmeciliğinin yapıldığı tek adres olan Kütahya’da bu işi babasından kalma 150 yıllık dükkânda icra eden Şapçı’nın çalışmalarına da yoğun ilgi gösteriliyor. Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi ve Osmanlı tarihinde önemli roller üstlenen Hürrem Sultan’ın takılarının Kütahya’dan gittiğini, bunun belgesinin de dükkanındaki duvarda asılı olduğunu dile getiren Şapçı, bu takıların tekniğini günümüze taşıdığı için UNESCO’nun Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüne layık görülen isimler arasında yerini alıyor.
İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2020 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account