Sofya’ya gitmek için birçok nedeniniz var…

Sofya’ya gitmek için birçok nedeniniz var…

Sofya, Vitosha dağının eteğinde yaşayan sade ve yalın bir kadın gibi.

Umursamıyor eskiliğini. Ya da nasıl göründüğünü.

O dağına yaslanmış kendini yaşıyor…

Balkanlarda Bulgaristan, Osmanlı topraklarına katılan ilk yerlerdendir. 500 yıl süren bir egemenlik.

Bu hakimiyet süresince Sofya bir ilim ve kültür şehri haline gelmiş.

Yazıya neden böyle bir bilgi ile başladım?

Şu anda Avrupa Birliği üyelerinden olan kentin geldiği kökleri bilmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Tabi daha öncesinde Sofya’nın bir Antik Roma kenti olduğunu unutmuyoruz.

Bulgaristan’ın başkenti Sofya, Osmanlı döneminde vakıflar, camii ve hamamları, kendine özgü çarşıları ile bölgenin merkezi haline gelmiş bir şehirdi. Sofya ismini “Aya Sofia” kilisesinden dolayı 14. yy. sonlarında almıştı.

Sofya’da Romalılardan önce “Serdi” adında Trakyalı bir kabile yaşamış. Balkan yarımadasını ele geçirmeye başlayan Romalılar, Trakyalıların bağımsızlığına sona erdirmiş ve Romalılar bu şehre “Serdika” adını vermiştir.

Doğu Romanın kavşak şehri olması sebebiyle Serdika, hep akınlara uğramış. Slavların akınlarına maruz kalan şehir tamamen Slavlaştırmış.

Osmanlı’nın Bulgaristan’ı fethi ise 1396 Niğbolu Zaferi sonrası. Bu zafer sonrasında Sofya Türk-İslam şehri görünümü almış.

Buram buram tarih kokuyor

Tarih

Eğlence

Geleneksel yemekler

Doğa

Beni bu kente çeken şey ise Sofya şehri tarihi. Baktığınız her yerde Osmanlı’dan eski bir camii, Bir Roma Katolik Kilisesi ya da Sovyetler Birliği döneminden kalma sıkıcı, modern bir yapı görebilirsiniz. Bunların hepsini aynı şehirde bulmak bile yolculuk için başlı başına bir sebep.

Bu şehri kiliselerinden daha iyi hiçbir şey anlatamaz. 6. yy. da inşa edilen St. Sofia Bazilikası yaşanmışlığın en iyi örneği. Ardından Avrupa’nın en eski kilisesi ve İmparator Konstantin’in yaptırdığı St.George Kilisesi. Kırmızı tuğlalar ile yapılmış kilise bir erken Hristiyanlık eseri. Kilisenin duvarlarına resmedilmiş her şey tarih katmanlarını size tek tek anlatıyor.

St. George Kilisesi Hukümet binası ve oteller arasında adeta gizlenmiş gibi. Bu yüzden ilk bakışta bulamayabilirsiniz. Konstantin sarayı kalıntıları ile çevrili olan kilise Sofya’nın 4. Yy. da ki önemini kanıtlıyor.

Görkemli Alexander Nevsky Katedrali, vatandaşlar tarafından bağışlanan para ile inşa edilmiş.  Kilise, altın kaplı devasa kubbeli bir Hristiyan gurur sembolü.

Yapıya bu kadar önem verilmesinin sebebi ise Osmanlı’dan sonra  bir nevi dini güç simgesi.

Şehirde yapılması gerekenlerden biri de Steva Nedelya Meydanını ziyaret etmek. Meydanda bir Ortodoks Kilisesi, camii, Yahudi Sinagogu ve Katolik Kilisesini bir arada görebilirsiniz.

Kentin en yoğun kavşaklarından birinde hepsi de aynı meydanı paylaşıyor. Bu adeta bir mesaj  “İnancının ve nereden geldiğinizin bir önemi yok, barış içinde yaşayın” der gibi.

 Sarı Şeritli Sokakları Takip Edin

Şehirdeki en güzel binaları görmek istiyorsanız sarı şeritleri takip edin. Bu alanda Neo-Barok ve Viyana tarzının güzel örneklerini göreceksiniz. Ulusal Tiyatro Binası adeta Sofya’nın zarif yüzünü ön bahçesinde sunuyor.

Yine sarı şeritleri izleyerek Parlamento binasını, Ulusal Galeriyi ve Kraliyet Sarayını da görebilirsiniz.

Halkın bolca vakit geçirdiği parkları siz de ziyaret edin

Kiril alfabesinden tek kelime anlamasanız da gülümseyen Sofya insanları ile konuşmadan da anlaşabilirsiniz. Halka açık bu alanlar içinde şehrin göbeğinde kaplıca suyu akan çeşmeler var. Sokağa çıkarken yanınıza şişe almayı unutmayın. Şehri gezerken bu sulardan doldurup bolca içebilirsiniz. Kaplıca sularının kaslar ve bağışıklık sistemi için şifalı olduğu söyleniyor. Denemekle bir şey kaybetmeyeceğimizi düşünerek yanımızdaki şişelere biz de doldurduk.

Banyabaşı Cami…

Günümüzde ibadete açık olan Banyabaşı cami bugünkü durumuna birçok onarım sonucu gelebilmiş. Osmanlı-Rus savaşından önce Sofya’da bulunan kırkbir cami ve üç mescitten geride tek kalan yapı. Ancak savaştan sonra ibadete açık kalmasına rağmen çatışmalar sırasında ve 1858 yılındaki şiddetli depremde tahrip olmuş ve minaresi yıkılmıştır.  Cami 1904’te Sultan Abdülhamid’in verdiği para ile onarım görmüş. 1983  Komünizm döneminde cami, mimar Hristo Gançev’in hazırladığı proje ile esaslı bir onarımdan geçmiş.

Market Hall

Banyabaşı Cami’nin hemen karşısında en sevdiğim yerlerden biri “Market Hall” var. Büyük bir pazarın içinde yerel meyve sebzeler, ev yapımı hamur işleri ve şarküteri ürünleri satan tezgahlar içinde kaybolmaya hazır mısınız?

Ayrıca lavanta ve gül ile yapılan krem ve kozmetik ürünleri satan dükkanlar da var. Fiyatlarının uygunluğu yanında nispeten doğal oldukları fikrindeyim.

“Bana Lezzetlerden Bahset” diyenler!!!

Bulgaristan mimarlıkta olduğu gibi yemek konusunda da çevre ülkelerden etkilenmiş. Osmanlı, Yunan kültürü ve Rusya derken harika lezzetler ortaya çıkmış.

Et sevenler; Sofya sizi için bir cennet. Yemeklerden söz etmeye devam edelim. Çünkü bu konu lezzetli olduğu kadar keyifli. Bulgar mutfağını deneyimlemek için yerel restoranları denemelisiniz.

Kahvaltıdan Başlayalım

Banitsa Bulgaristan’a özgü bir börek. Sabah kahvaltısında yanında boza veya ayran ile yeniyor.

Buralarda kahvaltıda börek yemek bir hayli fazla tercih ediliyor.

Rainbow Factory nerede kahvaltı etmeli listesinin başında geliyordu. Haksız da değillermiş. İçerideki her şeyi yiyesimiz geldi.

Sebzeli omlet ve somonlu açık tostun tadı hala damağımda. Kırmızı pancar ile marine edilmiş somonu, üzerine dökülen çekirdek taneleri çok iyi dengelemişti. Mekanda oturma yerleri kısıtlı olduğu için sıra beklemeniz mümkün.

The Thirsty Dragon

Bu şirin bira bahçesi Bulgar yemeklerini sıcak bir ortamda, gayet uygun fiyatlara size sunuyor. Menüden sipariş ettiğimiz her şey çok lezzetliydi. Rezervasyon yaptırmadan gitmenizi tavsiye etmem. Hafta başı olmasına rağmen  çatkapı gittiğimizde yer bulamadık ve bir sonraki güne rezervasyon yaptırarak gittik.

Sofya’da adım başı çerez dükkanlarına rastlayacaksınız. Anladığım kadarıyla badem burada oldukça bol.

Kebap çeşitleri de oldukça yaygın. Filibe köftesini de bir yerlerden duymuşsunuzdur.

Memento Cafe

Vitoşka caddesi üzerindeki bu cafe, kahve içip caddenin keyfini çıkarabileceğiniz güzel bir tercih.

Happy Grill

Zengin menü, uygun fiyat ve güzel servis. Yunan lezzetlerinden sushiye kadar geniş bir menüsü var. Birden fazla şubesi olan Happy Grill risk almak istemiyorsanız listenizin ilk sırasında olmalı.

Sofya’da Gece Hayatı…

Eğlence ve oyun oynamayı sevenler için Sofya bulunmaz bir nimet. Gece hayatı oldukça hareketli. Her zevke hitap eden barlar, restoran ve kulüpler bulabilirsiniz.

Yerel ya da yabancı birçok türde eğlence tam da bu şehirde. Tüm bunlar için sadece dışarıda olmanız yeterli.

Bu Şehirde Nasıl Gezilir?

Bulgaristan’ın başkenti olan Sofya ortalama büyüklükte bir Avrupa kenti. Tramway, metro ve otobüs ağları var. Fakat bu araçları nadiren kullanacağınızı söyleyebilirim. Her yere yürüyerek gidebileceğiniz rahat bir şehir Sofya.

Evet her yere yürüyebilirsiniz. Fakat bir tren İstasyonunu bu durumun dışında tutabiliriz. Sveta Nedelya meydanındaki Serdica istasyonunu ziyaret etmek için bir sebebiniz var. Aslında burası bir istasyondan daha çok da müze sayılır. Hattın kazıları yapılırken antik kalıntılar bulunmuş ve metro içinde ziyarete açık bir alana dönüştürülmüş.

Nasıl Gidilir?

Avrupa’nın doğusunda yer alan Sofya’ya tren, uçak ya da otobüs ile ulaşabilirsiniz. Bu seyahati yola çıkmadan iki gün önce planladığım için otobüs yolculuğunu tercih ettik. Esenler otogarında bindiğimiz otobüs, Kapıkulu sınırından geçtikten sonra Filibe, Plovdiv’e  uğrayıp ardından varış noktası olan Sofya’ya vardı. Seyahat süresi ortalama 8-9 saat.

Avrupa birliği üyesi Bulgaristan daha çok kendi parası olan Leva’yı kullanıyor. Yanınıza alacağınız euro cinsi paranızı, yolculuk sırasında otobüs personelinin gösterecekleri küçük ofislerde Leva’ya çevirebilirsiniz.

Bir yolculuk yine keyifle sonlandı. Bitmesini istemediğim bir rüya gibi yeni yerler görüp keşfetmek. Önce hayal edip sonra gördüklerimi her fırsatta sizlerle.hadi sıra sizde. Yanı başımızdaki bizim olmuş, bize benzeyen şehir Sofya sizi bekliyor. Dağının eteğindekini görmeniz için…

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account