Slovenya’da yerin altındaki cennet: Postojna Mağarası

Slovenya’da yerin altındaki cennet: Postojna Mağarası

Slovenya gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de Postojna Mağarası. Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya 1 saat kadar uzaklıktaki mağara, ziyarete açık olan 5.3 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın halka açık en büyük mağarasıymış. İlk olarak 1818 yılında Luca Cec tarafından keşfedilmiş. Doğa cenneti Slovenya’da 11 bin civarında mağara olduğu söyleniyor.

Biz gittiğimizde dünya çapında üne sahip olan mağaranın önünde uzun bir bilet kuyruğu vardı. Bileti internetten almak çok daha pratik bir çözüm. Eğer üzerinizdeki giysiler kalın değilse girişteki kiralık yün pelerinlerden alabiliyorsunuz. Mağara ziyaretine 3.7 kilometre süren madenlerdekine benzeyen tren yolculuğu ile başlanıyor. Bazen dar, bazen geniş salonlardan geçerken gördüğüm doğal güzellikler karşısında adeta büyülendim. Çok geniş salonlardaki, eşine ancak saraylarda rastlanabilecek avizeler ise tek kelimeyle muhteşemdi.

Daha sonra ise trenin son durağında inip, yürüyüşümüze başladık. Rehber eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte mağara hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Rehberin ilk söylediği zarar vereceği için flaşlı çekime izin verilmediği oldu. Yine aynı gerekçeyle duvarlara dokunmak kesinlikle yasak. Mağaranın ilk ziyarete açıldığı yıllarda pek çok ziyaretçi duvarlara yazılar yazıyormuş.  Hatta o yıllardan günümüze kaldığı söylenen bazı yazılar da mevcut. 1 mm’lik oluşum için 10 ile 40 yıl arasında zaman geçmesi gerektiği aktarılan mağarada 80 bin yıllık dikit tespit edilmiş.

Bazen yokuş aşağı, bazen yokuş yukarı devam eden mağara içindeki yürüyüş için rahat ayakkabı giymek şart. Yürüyüş sırasında burada kaybolma riskinin olup olmadığını düşünmeden duramadım. “Güzergah gayet belirgin, rehberimiz yormadan, herkesi bekleyerek turu devam ettiriyor, risk filan yok” diye düşünürken bir anda ışıklar söndü. Zifiri karanlıkta kalakaldık. Neyse ki ışıklar çok kısa sürede yeniden yandı. Ancak benim zihnimden Mark Twain’in ünlü romanı Tom Sawyer’in Maceraları’nda Tom’un Becky ile mağarada kaybolmaları sahnesi hiç gitmedi. Bir de Tom’un peşindeki katil Kızılderili Co’nun mağarada karşılarına çıkışı vardı ki, aman aman…

Aslında özellikle zifiri karanlıkta bırakıyorlarmış. Bir tür deneyim yaşatmak amaçlanıyormuş. Elektrik yokken mağara gaz lambalarıyla geziliyormuş. Mağaranın neredeyse simgesi ise bu karanlık ortamda yaşayan “human fish” adı verilen bir canlı türü. Balığa benzeyen bu canlının gözleri yok. Hiçbir şey yemeden 5 yıl yaşayabiliyormuş. Ortalama ömrü 100 yıl olan “human fish” mağara içindeki cam bölümlerde gösteriliyor.Yürüyüş kısmı hediyelik eşya bölümünün yer aldığı geniş bir avluda sona eriyor. Buradan çıkış ise yine vagonlarla sağlanıyor.

Yaklaşık 2 saat süren turun nasıl geçtiğini bile anlamadım. Gerçekten eşsiz bir deneyimdi.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2020 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account