Bir kitaptan bir şehre Floransa…

Bir kitaptan bir şehre Floransa…

Floransa’yı merak edişim ve bu şehri görme arzum Dan Brown’un  “Cehennem “ kitabı ile oldu. Yazar Floransa’yı öyle güzel betimlemişti ki okumuyor adeta yaşıyordum. Dante’nin Cehennemi Tablosu üzerinden yola çıkan kitap beni başka alemlere götürmüştü ve ben artık fizik olarak ta orada olmalıydım…

İtalyancası “Firenze” olan bu şehirde AŞK ile sanat buluşmuş ve birbirine çok yakışmıştı.

Floransa’ya adımımı attığım ilk andan itibaren birçok sanatçı, yazar ve mimara ilham veren bu şehri heyecan ve hayret duygusuyla dolaştım. Bir zamanlar Dante, Boticelli, Michalengelo, Da Vinci ve daha niceleri bu sokaklarda, bu meydanlarda dolaşmıştı.

Bir şehri inşa eden medeniyeti anlamanın en iyi yolu o dönemi bilmekten geçiyor. Dönemin imkanları ve insan faktörleri bir araya geldiğinde bir medeniyette inşa edebiliyorsunuz. Nasıl ki Osmanlının en parlak döneminde Kanuni’nin ve Sinan’ın kesişmesi tesadüf değilse Zengin ve güçlü Medici ailesinin de Floransa’da yaşamış olması tesadüf olamaz. Sanata ve sanatçıya verdikleri destekle bugünkü Floransa’yı miras olarak bırakırlar.

Şehre girdiğinizde adeta hangi detaya bakacağınızı bilemiyorsunuz. Arno Nehrinin kıyısından karşıya geçerken büyüleyici Vecchio Köprüsü üzerinde zaman geriye doğru akıyor adeta. Duomo meydanı, Brunelleschi kubbesi ve bir dolu sanat şaheseri hepsi beni bekliyordu. Duomo’nın giriş cephesinin hemen karşısında yer alan San Giovanni Vaftizhanesi Şehrin mazisine tanıklık eden en eski bina. Bu kapı Michelangelo’yu öyle etkilemiş olmalı ki onları “ Cenneti Kapıları” olarak nitelendirmiş.

Floransa küçük bir şehir olduğu için yürüyerek keşfetmesi çok keyifli. Yorulduğunuzu bile anlamadığınız sokaklarda ta ki “Pizzeria”ların birinde Margaritayla buluşuncaya kadar geziyorsunuz.

Signoria Meydanı’nı zenginleştiren en önemli unsur ise heykelleri: Ammana’nin Neptün heykeli ve çeşmesi, Bandinelli’nin Herkül ve Casus’u, Michalengelo’nun Davut heykelinin kopyası (orjinali Galleria dell’Academia’da). Meydana bakan Vecciho sarayı ise bugün şehrin yönetim merkezi. Sarayın devamındaki Ufizzi Müzesi dünyadaki en ünlü ve eski sanat müzelerinden biri.

Vecchio köprüsünde ilerlerken Küçük dükkanlara takılıyorsunuz ister istemez. Floransa’yı tuvallerine resmeden sanatçılar sizde  resim yapma arzusu uyandırıyor.

Güneş son ışıklarını çekmek üzere Floransa’nın üzerinden. Ben de sarayın hemen yukarısında kalan Michalengelo Tepesi’ne doğru yol alıyorum günü noktalamak üzere. Usulca oturup merdivenlere şehre doğru bakıyorum. Üzerimde tatlı bir yorgunluk, ruhumda dinginlik ve karşımda tüm güzelliği ile Floransa… Merdivenlerde gitar çalan gencin sesi geliyor kulağıma. Floransa tüm güzelliğiyle Aşka davet veriyor…

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account