Seramikleri, kanalları, şipşirin binaları ve yakışıklıları ile ünlü şehir: Delft

Seramikleri, kanalları, şipşirin binaları ve yakışıklıları ile ünlü şehir: Delft

Aylin Saraçoğlu – Gençlik güzel şeydir… Gençlerin yoğun olduğu üniversite şehirleri de ayrı bir güzelliktedir. Otobüsümüz Hollanda’nın Delft şehrine yaklaşırken, buranın üniversitesi ile de ünlü olduğunu duyduğumda bunları düşündüm.

yoldasin_delf1

Hollanda’nın güneyinde yer alan Delft şehrine Amsterdam’dan trenle 40 dakikada gelebilirsiniz. Bir kişi gidiş-dönüş tren bileti ise 22 Euro. Bu fiyat gözünüze fazla gözükmesin, Hollanda’nın en eski şehirlerinden olan, her yeri tarihi binalarla dopdolu, seramikleri ile ünlü, kanallar ile örülü bu şipşirin şehri çok seveceksiniz. Delft ünlü Hollandalı ressam Vermeer’in yaşadığı şehir olarak da önemli.

Rotterdam ve Lahey arasında kalan şehre, bu iki yerden araba veya otobüs ile yaklaşık 25 dakikada ulaşmak mümkün.

yoldasin_delf5

Şehir meydanına vardığımızda bizi halat çekmece oynayan gençler karşılıyor. Büyük bir neşe ve coşkuyla galip gelmeye çalışan takımlardan birini tutup, heyecanla sonucu bekliyorum. Ve banko: benim tuttuğum kızların da bulunduğu takım kazanıyor. Şehrin ünlü üniversitesi Teknik Üniversite olunca öğrencilerin çoğunluğunu erkekler oluşturuyor. Delft şehrinin bu özelliğinden dolayı farklı şehirlerden kızların erkek arkadaş bulmaya geldikleri de rivayetler arasında. Şehrin erkek öğrencilerinin yakışıklılıkları ile bilindikleri de konuşuluyor.

Hollanda Kraliyet Ailesi burada yatıyor

yoldasin_delf3

Şipşirin kentin geçmişinde ise büyük bir acı gizli. 1654 yılında cephanelikteki tonlarca mühimmatın kaza sonucu patlamasıyla yüzlerce insan ölmüş, yaralanmış, binaların büyük çoğunluğu da yıkılmış veya hasar görmüş. Bu tarihten sonra şehir yeniden inşa edilmiş.

Hepsi de yürüme mesafesindeki tarihi eserler arasında 13.yüzyıla ait Eski Kilise ile 15.yüzyıldan kalma Yeni Kilise başta Kraliçe ve Kral olmak üzere Hollanda Kraliyet Ailesi mensuplarının ve Hollandalı ünlülerin mezarlarının bulunması ile ilgi çekiyor. Bu mezarların her biri yaklaşık 5 bin kg ağırlıkta mezar taşı ile kaplanmış. Vaftizlerin, düğünlerin yapıldığı Yeni Kilise, bu dünyadan göç edildiğinde de onlara kucak açmış. Geçmişle derin bağın olduğu yere gömülme arzusu, bize de yabancı değildir. Karadeniz’in pek çok yöresinde doğduğu evin bahçesinde mezarlıkların da yer aldığı bilinir.

yoldasin_delf7

Şehrin diğer görülecek yerleri arasında, 1403 yılında St Agatha adına ithaf edilen bir manastır olan, 1572-1584 yıllarında Hollanda prensi William Orange tarafından kullanılan ve prensin burada uğradığı bir suikast sonucu öldüğü Prens Sarayı var.

Markt Meydanı’ndaki Belediye Konağı; 400’lerden günümüze ulaşan tarihi Doğu Şehir Kapısı; 1505 yılında yapılan Su İşleri İdari Merkezi ve Kraliyet Hollanda Ordusu Ulusal Müzesi de önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.

Delft Mavisi

Buraya kadar gelmişken, Delft Mavisi adı verilen mavimsi beyaz üzerine mavi renkli porselenlerini görmemek olmaz. Meydanda ve şehrin birçok yerinde porselen mağazaları var.

Delft birbirinden güzel kafe ve restoranları ile de çok cazip. Buralarda oturup, gelen geçeni seyretmek bile güzel.
Eğer yurtdışında illa alışıldık tatlar arıyorsanız meydanın paralelinde bir dönerci var. Ben gitmedim gerçi ama gidenler güzel olduğunu söylediler. Çünkü farklı tatların peşinde biriyim. “O kadar yol kat ettim, uzaklara geldim, buraya özgü bir şeyleri keşfedeyim” düşüncesi olanlardanım… Bunun için ünlü olduğunu öğrendiğim bizim simite benzeyen bagelleri tatmak için meydandaki Bagels&Beans adlı kafeye oturdum. Gayet lezzetli ve doyurucuydu.
Sonra da yine meydandaki meşhur Hollanda peyniri Gouda’yi satan dükkana gittim. Bütün gün boyunca peynir çeşitleri yese bıkmayacak biri olduğumdan, burası benim için bir cennet.

yoldasin_delf8

Amsterdam’daki otelimize dönüşümüz geç olacağından, arkadaşlarla market aramaya başladık. Eli market torbalarıyla dolu bir genç evine giriyordu. Arkasından seslenip, marketin yerini sordum. Büyük bir kibarlıkla bizi markete kadar götürdü.

Henüz gencecik bir kızken İngiltere’de yaz kursuna gittiğim ailenin babası Fred geldi aklıma… “Hollandalılar Avrupa’nın en iyi insanlarıdır. Kendine bir Hollandalı erkek arkadaş bul” demişti. O zamanlar henüz 17 yaşımdaydım ve “bu Fred beni ne yerine koyuyor! Söylenecek laf mı ettiği” diye çok kızmıştım. Ah, ah zamanında büyük sözü dinlemek lazımmış…

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account