Ren geyikleri ve husky köpekleri ile eğlenceli bir seyahat rotası: Rovaniemi

Ren geyikleri ve husky köpekleri ile eğlenceli bir seyahat rotası: Rovaniemi

Finlandiya ülkesinde gezimde sizlere ilk Helsinki‘den bahsettim. Ondan sonraki ikinci destinasyonum Rovaniemi şehri oldu. Helsinki hava limanında iç hatlar uçuşu esnasında kendiniz check-in yapıyorsunuz, işlemlerinizi hatta valiz barkodunu bile kendiniz alıyorsunuz; sonra bagaj teslimini de kendiniz yapıyorsunuz ama bu işlemler çok kolay ve zevkli. Bir saat 15 dakikalık bir uçuşla şehre vardık. Burası iç hatlar olduğundan free shoplardan yararlanamıyoruz. Rovaniemi havaalanı oldukça küçük ama bir o kadar da sevimli. İçerisi çok sempatik dizayn edilmiş, valiz alınan yerde etrafta uçan geyikler, elfler ve cüceler vardı. Buradan yaklaşık 10 dakikalık bir araba yolculuğuyla o muhteşem rüya gibi olan Santa Klaus kasabasına vardık. Noel’e dair her şeyi burada görmek mümkün. Kar, Noel Baba, geyikler ve Noel’i anımsatan daha bir çok şeyle tam bir görsel şölen burası.

Burada inanılmaz güzellikte bir otele yerleştim. Igloo oteller, yan kısımları ve kubbeleri camdan yapılmış oteller bunlar. Kaldığım Igloo iki katlıydı ve üst katta yatak vardı. Bu şekilde olmasının sebebi tabii ki Kuzey Kutbu’nda görülmeye belki de en çok değer doğa olayı olan Aurora Borealis’i daha kolay görebilmek olsa gerek. Otellerin alt katında saunasının olması da ayrı keyif veriyor. Üst kubbenin buz tutması durumunda bir düğmeye basıp karları eritebiliyosunuz. Akşam otelden çıkıp 2 saatlik bir yolculukla Aurora Borealis’i daha iyi görebileceğimiz bir noktaya doğru motor safarisine katıldım.

Motor safarisinin başında bir bilgilendirme yapılıyor nasıl kullanılacağına dair. Özel bir kıyafet veriliyor; bot, başlık ve eldivenin içinde olduğu. Motorlara iki kişi şeklinde biniliyor. İşletme herhangi olası bir kazaya karşı sorumluluk almıyor, bu nedenle safarinin başında sorumluluğun size ait olduğunu kabul ettiğiniz bir kağıt imzalıyorsunuz. 40 km/saat hızı geçemiyorsunuz ve önünüzdeki motorla aranızda belli bir mesafeyi korumak zorundasınız.  Mesafeyi korumak için de belli el işaretleri var. Çok keyifli bir gezi olduğunu söyleyebilirim.

İyice karanlık  bir noktada ve hava açık ise  Aurora Borealis çok güzel bir şekilde görülebiliyor. Burada ışıklar genelde yeşil görünüyor, sebebi de bu ışıkların oluşmasına neden olan manyetik alanların Kuzey Kutbu’nda oksijene çarpması. Fakat maalesef Aurora Borealis her zaman görünmüyor. Şanslıysanız ve o gün hava açıksa rahatça görebilmek mümkün; özellikle de Aralık, Ocak ve Şubat aylarında. Dönüşteyse ormanın içinde butik bir restoranda mantarlı somon balığı çorbası ve patates püreli somon yedik.

Bu muhteşem görsel şölen ve yemeğin üzerine yapılabilecek en güzel şeyi yaptım tabii ki. Igloo’ya geri dönüşte saunanın düğmesine bastım. Yarım saatte sıcacık oldu. Saunada 15 dakika kaldıktan sonra bornozumu giyip otelin hemen önündeki açık havadaki jakuziye gittim. Karların arasında, açık havada jakuzi keyfi. İnanılmaz bir tecrübe olduğunu söyleyebilirim. Yarın ise huskylere gitmek üzere güzel bir uyku çektim.

Ertesi güne Rovaniemi’ deki otele yerleştikten sonra ilk olarak  ren geyiği turuna gitmek üzere yola koyuldum. Şehrin yaklaşık 30 km dışında, orman içinde ve donmuş bir gölün kenarındaki bir çiftliğe. Burada çok güzel ren geyikleri vardı. Özellikle beyazları nadir bulunduğundan çok değerli. Ren geyikleri belli dönemlerde boynuzlarını düşürüyorlar ve yerine yenileri çıkıyor. Oldukça uysal hayvanlar, yosun ve yapraklarla besleyebiliyorsunuz. Ren geyikleriyle yaptığımız turdan sonra öğle yemeğinin ardından huskylere gittik.

Huskyler bulunduğumuz yere yaklaşık yarım saatlik bir mesafedeydi. Burada yine öncelikle mini bir bilgilendirme yapılıyor. Bir sürücü, bir de yolcu var. Yolcunun tek yapması gereken kollarını dışarı çıkarmaması ama süren kişinin sorumlulukları var. Sürenlere huskylerin de canlı olduğunu ve makine olmadığını vurguluyorlar, ardından da onları kontrol edeceğiniz komutları gösteriyorlar. Süren kişinin köpeklerle ve ön ve arkadakilerle mesafeyi koruması gerekiyor. Oldukça keyifli ve yapılmasını önerdiğim bir tur bu.

Kuzey Avrupa’da yaz ve kış saatlerinde güneşin doğuşu ve batışı farklı. Kışın 21 Aralık itibariyle neredeyse güneş hiç doğmuyor. Öğlen 11 gibi alacakaranlık bir hava oluyor ve öğleden sonra 2 gibi yine karanlık oluyor. Ocak’ta gidildiğinde burada daha fazla güneş görülebiliyor. Tabii bu da sıcaklığın artmasıyla paralel. Yaza doğru gidildikçe aydınlık saatler artıyor ve yazın ise burada tam tersi güneş hiç batmıyor.

Rovaniemi oldukça küçük bir şehir. Sadece bir tane ana caddesi var. Caddenin sonunda bir alışveriş merkezi bulunuyor. Bu alışveriş merkezinin içinde market ve içki bulabiliyorsunuz. Finlandiya’da her yerde içki satılmıyor. Alkol satışı sadece Alko isimli dükkanlarda yapılıyor. Akşam sekizden sonra ve yanınızda çocuk varsa asla satış yapılmıyor. Finlandiyalı Eurovision 2006 şampiyonları bu kasabadan bir grup; Lordi Hard Rock Hallelujah tüm grup üyelerinin el izleri kasabanın ortasındaki bir anıtta bulunuyor.

Akşam ise buranın en iyi restorantı olan Neli de geleneksel yemeği olan geyik etini denedik. Kaslı bir et, bizim damak tadımıza çok da uyduğunu söyleyemiyorum ama sonrasında kızarmış peynir ve tatlı muhteşemdi diyebilirim. Akşamları gidilebilecek birkaç mekan var bunlardan en ünlüsü Hemingway barı. Burası eski bir banka,  hatta içerisinde bankadan kalan kocaman bir kasa var alt kattaki tuvaletin yanında. Çok hoş ve samimi bir mekan; tavsiye ederim kesinlikle.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2018 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account