Perge Antik Kenti nerede ve tarihi

Perge Antik Kenti nerede ve tarihi

Anadolu’nun en düzenli Roma kenti olma özelliğini taşıyan Perge Antik Kenti, arkeoloji ve tarih tutkunlarını zengin, ihtişamlı ve bir o kadar da merak uyandırıcı bir eski dünya yolculuğuna davet ediyor. Kentte 1950’li yıllarda başlayan ve halen süren kazılar, bugünün ziyaretçilerine Helenistik Dönem’in estetik anlayışına, Antik Roma’nın planlama ve mimari dehasına yakından bakma fırsatı veriyor. Sıradaki Antalya gezinizdeki bir günü, şehir merkezinden 18 kilometre uzaklıktaki bu görkemli topraklara ayırdığınızda, Pamfilya Ovası’ndaki bu zenginliği keşfedebilir, şehir planlamacılığının en güzel örneklerinden biriyle tanışabilirsiniz.

Perge Antik Kenti Nerededir? Nasıl Gidilir?

Antalya şehir merkezinden 18 kilometre uzaklıktaki Aksu ilçesinde bulunan Perge Antik Kenti, dönemin Pamfilya Bölgesi’nin de başkenti. Pamfilya Ovası’nın, geçmişi M.Ö. 4000- 3000 yıllarına uzanan ve çok sevilen bir yerleşim alanı olduğu biliniyor. Aspendos ve Side kentleri gibi Perge Antik Kenti’ni de içine alan Pamfilya Ovası, Antalya’nın doğusunda, Likya ile Kilikya arasında kalıyor. Perge ise buradaki varlığını M.Ö. 1200’lerde göstermeye başlıyor. Hitit Uygarlığı’nın başkenti Hattuşa’da bulunan tabletlerde geçen “Parha” bölgesinin Perge olduğuna yönelik düşünceler bu tarihin doğruluğunu destekliyor. Antalya’da denizin ve güneşin tadını çıkarırken, bir keşif molası verdiğinizde, çok kısa bir mesafeyi aşarak bir zamanların Helenistik zenginliklerinin izlerini taşıyan Perge’yi görebilirsiniz. Perge Antik Kenti’ni ziyaret etmek için şehir merkezinden ayrıldığınızda sizi kolay ve oldukça kısa bir yolculuk bekliyor. Yaklaşık 45 dakikalık bir yol macerasının ardından, Perge Antik Kenti sizi Aksu Nehri’nin 4 kilometre batısında, iki tepe arasındaki ovada karşılıyor.

 Perge Antik Kenti Tarihi

Kent mimarisi ve heykel sanatıyla ünlü olan Perge’de ilk yaşamın başlangıcı, tarihçiler tarafından iki farklı şekilde yorumlanıyor. Araştırmaların bir kısmı, kentin Troia savaşlarından sonra kurulduğunu gösteriyor. Ancak Hitit tabletlerinde geçen Parha ifadesi, buradaki yerleşimin çok daha eskilere uzandığı olasılığını güçlendiriyor. Perge’ye ilk yerleşimin, bölgenin kuzey tepesine yapıldığı biliniyor. Zamanla yaşam alanı genişliyor ve diğer antik kentlerde olduğu gibi şehir geniş bir alana yayılıyor. Bu genişlemede elbette kentte yaşayan soylu sınıfın etkisi büyük. Zengin bir kent olan, sanat ve mühendislik alanında gelişen Perge, tiyatro, stadyum, çeşme ve hamamlar gibi birçok antik kentte görebileceğiniz yapıların yanı sıra günümüzün şehir planlamacılarını bile büyüleyen su kanalları ve kuleleri ile de dikkat çekiyor. Kentin kuzey-güney hattını oluşturan sütunlu cadde ile caddenin tam ortasından geçen su kanalları, iklimin sıcak olduğu Pamfilya Ovası’ndaki Perge’ye bir su kenti özelliği kazandırıyor. Savunma ve askeri mimarinin örnek yapıları olan Akropolis surları, şehri çevreleyen sur duvarı ve kuleler, UNESCO Geçici Miras Listesi’ndeki Perge Antik Kenti’nin politik tarihine de ışık tutuyor. Yapımı Helenistik Dönem’de başlayan bu yapılar, Roma ve Geç Antik Dönem’de onarım görse de günümüzde hala ayakta kalmayı başarıyor. Perge’de görebileceğiniz kilise ve bazilika yapıları ise sizi  M.S. 4. yüzyıla ait bilgilere taşıyor. Yüzyılın ilk yarısında Büyük Konstantin Krallığı döneminde hristiyanlık, Roma İmparatorluğu’nun resmi dini oluyor ve Perge’nin hristiyanlığın en önemli merkezleri arasında yerini alması bu döneme rastlıyor. Aziz Pavlus hakkındaki yazılar ise kentin kutsal olarak anılmasında başrolü oynuyor. İncil’de Aziz Pavlus’un Aksu Nehri üzerinden Perge’ye geldiği bölüm, halkın nehir ve kenti kutsal olarak kabul etmesini sağlıyor. Bu zengin, güçlü ve ihtişamlı şehir, 7. Yüzyılın ortalarında başlayan Arap akınlarından sonra göç vermeye başlıyor. Yüzyılın sonundaki depremler ve savaşlar ise Perge’nin tarih sahnesindeki yerini ve önemini yitirmesine neden oluyor. Kusursuz bir şehir planına sahip olan Perge, fizikçi Asklepiades, ünlü filozof Varus ve matematikçi Apillonios’un dehasının izlerini bugün de taşımayı sürdürüyor.

Bilgelik Sembolü Kalıntılarla Antalya Perge Antik Kenti

Perge Antik Kenti’ni keşfe çıktığınızda sizi yolun başında, Yunan ve Roma etkilerinin görüldüğü tiyatro karşılıyor. 13 bin seyirci kapasitesine sahip olan tiyatro, ilk bakışta size alışılmış bir antik kent tiyatro yapısı gibi görünebilir. Orkestra, sahne ve seyirci alanı, kentte gladyatör oyunlarının yapıldığını gösteren orkestra bölümündeki koltuklar klasik bir antik tiyatro izleri taşıyor. Ancak 5 adet kulis kapısı bulanan sahne, görenleri kendine hayran bırakan bir eserle, şarap tanrısı Dionysos’un hayatını resmeden rölyeflerle bezeli. Perge’nin günümüze kadar korunan stadyumu ise tiyatrodan kent meydanına giden yolun sağında bulunuyor. Stadyumu oluşturan bloklar, bölgede çıkan bir taş olan konglomera taşından yapılmış. 12 bin kişilik yapı, 70 kemer üzerine yerleştirilmiş 11 oturma sırasından oluşuyor. Stadyum’un inşa edildiği tarih M.S. 1. yüzyılın ilk yarısı olarak belirtiliyor. Perge Antik Kenti’nin Agora’sı diğer kentlerin ticaret ve politika merkezlerinden mimari yapısıyla ayrılıyor. Ortadaki avlunun çevrelediği dükkanların bir kapısı agora avlusuna, diğer kapısı ise meydanı çevreleyen sokaklara açılıyor. Agora’nın güney kanadındaki dükkanların  iki katlı oluşu dikkat çekiyor. Bunun sebebinin arazideki eğim olduğu biliniyor. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde batı girişinin dışında kalan tüm girişler kapatılıyor ve kuzey girişi kesin olmamakla birlikte şapel olarak kullanılıyor. Perge Antik Kenti gezinizde, Sütunlu Cadde’de su kanallarının yapısını yakından inceleyebilir, Helenistik Kapı’nın duvar nişlerinde tanrı ve kent kurucularına ait heykelleri görebilirsiniz. Tıpkı stadyum gibi çok iyi korunmuş olan Güney Hamamı’nı Pamfilya Ovası’ndaki benzerlerinden ayıran özellikleri keşfedebilir, tabandan ısıtma sisteminin tarihteki ilk örneklerinden birini görebilirsiniz. Kazı çalışmaları bugün de devam eden Perge Antik Kenti, zarif ve işlevsel mimarisi ile yolu Antalya’ya düşen gezginleri her ziyaretlerinde yeni sürprizlerle karşılıyor. Kentin yüzyıllar boyunca geçirdiği değişimler ve eklentiler, insanlık tarihinin geçirdiği evreler hakkında da sayısız bilgi sunuyor.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account