Malezya’nın pırlantası Kuala Lumpur

Malezya’nın pırlantası Kuala Lumpur

Güneydoğu Asya’nın en önemli ülkelerinden Malezya Turu’mu Kuala Lumpur’la noktalıyorum bu hafta. Geçtiğimiz iki hafta içinde Penang ve Kuching’i size anlattım. Ancak bu kez hikaye çok farklı. Zira Kuala Lumpur bir başkentin ötesinde, bir yaşam biçimi. Malezya’nın ticari, kültür ve siyasi başkenti olduğu kadar gurur duydukları, gözü gibi korudukları pırlantaları adeta.

Hem modern hem etnik bir başkent

Kuala Lumpur veya resmî adıyla Kuala Lumpur Federal Toprağı, Malezya’nın başkenti ve en kalabalık şehri. Kuala Lumpur ya da yerel halkın deyimiyle KL, Malayca’da “çamurlu kavşak” anlamına geliyor. Gombak ve Klang Nehirleri’nin kesişme noktasında burası. 1800′lerin başında kalay madenlerinin keşfedilmesiyle küçük bir madenci köyü olarak kurulmuş Kuala Lumpur. Bugün ise bol katlı gökdelenleri, zengin tropik bitki örtüsü, kauçuk üretim potansiyeli, bol soslu ve baharatlı yemekleri, dini ve turistik mekanları, dünyaca ünlü Petronas İkiz Kuleleri, bankacılık faaliyetleri, ticari zenginliği ve etnik- modern yapıları içinde barındırmasıyla Güneydoğu Asya’nın yükselen gücü olarak kendisini hissettiriyor. Hem modern, hem etnik.

Petronas İkiz Kuleleri Malezya’nın güç simgesi

Kuala Lumpur ya da KL, kimi zaman New York’u andıran gökdelenleri kimi zaman tropikal coğrafyalara özgü yapılarının varlığıyla modernin yerelle birleştiği bir noktada. Devasa yapılarıyla Güneydoğu Asya klasiği bir kent diyebilirim. Singapur, Hong Kong gibi örneklere daha yatkın bir anlayışa sahip tabii. Çin etkisini hem ekonomide, hem de sosyal hayatta fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. Yeşili bir hayli fazla. Parkı, bahçesi bol. Şehir kurgulaması da gayet yerinde. Gökdelenlerle çevrilmiş olan şehir merkezinde Petronas İkiz Kuleleri (Petronas Twin Towers) görülmesi gerek ve şart tabii ki. Kent merkezi ikiz kulelerin yanı sıra tahmin edersiniz ki çok miktarda AVM ve oldukça geniş parklar da var. Modern görünümü, geniş caddeleri, sıra sıra dizilen 5 yıldızlı otelleri, iş ve alışveriş merkezleriyle bu alan, şehre iş ve ticaret amaçlı gelen kişilerin ilgisini çekiyor. Petrol şirketi Petronas’ın kuleleri 2004’e kadar dünyanın en yüksek binalarıydı malumunuz. Aynı yıl Tayvan’daki yüz bir katlı Taipei 101 binası inşa edilene kadar bu unvanını korudu. Yapımı 1998 yılında tamamlanan 88 katlı 452 metre yüksekliğe sahip Petronas’ın 41 ve 42’nci katlarında çelik bir köprü mevcut.

Geceleri kentin gerdanlığı gibi parıldıyor

Malayca Menara Petronas denilen kuleler 1974’te kurulan Malezya’nın ulusal petrol şirketi Petronas tarafından inşa edilmiş. Petronas İkiz Kuleleri’nin yapılma nedeni, dönemin devlet başkanının isteğiyle olmuş. Mevzuu da, Malezya’ya ikonik bir yapı kazandırmak ve Malezya’nın uluslararası arenadaki gücünü simgelemek. Tasarlanma nedeni bu. Amerikan asıllı Arjantinli ünlü mimar César Pelli tarafından tasarlanıp yapılan bu ikiz kuleler dikkat ederseniz Malezya’nın “M” harfini simgeleyecek şekilde tasvir edilmiş. Kulelerin etrafındaki halkalar ülkenin geleneksel el sanatlarından olan sepet dokumacılığını simgeliyor. Ayrıca kulelerin taban plakalarında kullanılan iki kareden oluşan sekiz sivri yıldız formu ise İslam Kültürü’ndeki birlik ve uyum gibi temaları işliyor. Anlayacağınız bol mesaj içeren devasa bir yapı Petronas İkiz Kuleleri. İnşası için de 1.6 milyar Amerikan Doları harcanmış. Kuleler 452 metre. Dış cephesi için 33 bin adet paslanmaz çelik ve 55 bin adet cam panel kullanılmış. Bu iki kule birbirine 45. katta yer alan 750 ton ağırlığındaki asma köprü (sky bridge) ile bağlanmış. Görüldüğü üzere gündüz oldukça görkemli, geceleri ise mücevher bir gerdanlık gibi göz kamaştırıcı güzelliğe sahip oluyor. Gökdelenler ya da uzun, dikey yapılar için ne düşünürseniz düşünün. Dış cephesinde kullanılan malzemeden, çeliğin parlaklığından ve aynı zamanda büyüleyici güzellikteki mimari tasarımından etkilenmemeniz mümkün değil.

Rengarenk merdivenleri ile Batu Caves

Tam 272 basamak çıkarak ulaşabiliyorsunuz. Batu Caves, gökdelenlerle kaplı kentin en saf ve doğal alanlarından biri. Oluşumu 400 milyon yıl öncesine dayanıyor. Kireçtaşı mağaraları kompleksi desek yeridir aslında. Benzersiz mi? Kesinlikle, evet! Aynı zamanda Hindu Tapınağı olarak da kullanılıyor. Benim gibi şanslıysanız bir ayin törenine de denk gelebilirsiniz. Kuala Lumpur’un 13 kilometre kuzeyinde yer almakta. Batu Caves’in ismi, bir zamanlar tepenin üzerinden akan Batu Nehri’nden geliyor. Batu mağaralarının şöhrete kavuşması 1878’de Amerikalı doğa bilimci William Hornaday’ın bölgeyi keşfiyle başlıyor. Zaten bu dönemden önce devasa mağara Malezya’da yaşayan yerli kavimler tarafından barınak olarak kullanılıyormuş.

Devasa Buda heykeli sizi karşılıyor

Daha sonra Hintli bir tüccar tarafında ibadet yeri haline getirilen Batu Mağaraları, sonrasında ise Hindu tanrısı Lord Murugan’a ithaf edilen bir türbe haline dönüştürülmüş. Bu dönemden sonra Malezya Hinduları’nın en önemli ibadet yeri haline gelmiş haklı olarak. Her yıl Ocak sonunda Thaipusam Festivali’nde burayı yaklaşık bir milyon Hintli ziyaret etmekte. Yani hac gibi bir etkinlik. Giriş kısmına Hindu Tanrı Lord Murugan’ın 43 metre yüksekliğindeki dev altın heykeli dikildi. Yapımı ise Ocak 2006 ‘da tamamlanmıştı. Bu heykel Tayland’dan getirilen 1550 metreküp beton, 250 ton çelik çubuk ve 300 litre altın boya ile inşa edilmiş. Gerçekten son derece büyük bir heykel. Mağara kompleksinin bir bölümünün ise son yıllarda kaya tırmanışı geliştirme merkezi olarak kullanılmakta olduğunu belirteyim. Bir kez daha hatırlatayım; mağaraya gidebilmek içinse 272 metrelik rengarenk merdivenleri çıkmak zorundasınız. Bu arada Güneydoğu Asya’nın en büyük Çin tapınaklarından biri olan Thean Hou Temple da Kuala Lumpur’dadır. Öte yandan Ortadoğu’dan, İran’dan,Çin ve Hindistan’dan İslam Sanatı’nın yansımalarını da İslamik Sanat Müzesi’nde görmeniz mümkün. Masjid Jamek yani Jamek Cami de kentin en eski ve turistik önem taşıyan en önemli camilerinden biri.

Çin Mahallesi yine çok hareketli

Kuala Lumpur sokak marketleri, etnik ve modern yapıdaki alışveriş alanları, yemekleri, renkli geceleri, turistik mekanları, tapınakları ve daha niceleriyle her yıl milyonlarca turistin uğradığı popüler Asya destinasyonlarının başında geliyor. Bahsettiğim gibi Çin, Malezya için olmazsa olmaz bir unsur. Ekonomide, sosyal yaşamda ve siyasette hayli etkililer. Çin Mahallesi ya da Malayca Jalan Petaling de oldukça hareketli bir yer. Sadece gezebileceğiniz gibi, çok ucuza alışveriş de yapabilirsiniz. Çok sıkı bir pazarlıkla çantanızı epey bir ürünle doldurmanız mümkün. Central Market ise doğru adreslerden birisi olacaktır. Tropikal meyveleri seviyorsanız eğer, Chinatown içerisindeki Kasturi Walk alanı da tam size göre. Petaling Street sokak Chinatown’ın en popüler turistik alanı neredeyse. Bu sokak akşamları renkli ışıkları ve sokak satıcılarıyla eğlenceli bir gece marketine dönüşüyor. Kasturi Walk denilen açık hava pazarına da uğramanızı tavsiye ederim.

Hint Kültürü de çok etkili

Bu arada Kuala Lumpur’da Hint kültürünün ve özellikle Hint işi ürünlerin satıldığı en önemli yerin de Little India Brickfields olduğunu söylemeliyim. Eskiden bu bölgede tuğla üretimi yapıldığı için bölgeye İngilizce “Tuğla Alanı” anlamına gelen “Brickfields” denilmiş. Şimdilerde burada Hint bayan elbiseleri olan sareeden, Hint şekerlerine kadar pek çok geleneksel ürünün satışı yapılmaktadır. Buraya gelmişken banana leaf rice (muz yaprağında pilav), samosa (Hint işi börek) yemeyi de ihmal etmeyin.

New York’tan bir köşe, Bukit Bintang ve Bangsar

Alışveriş ve gece hayatı ağırlıklı olarak bu bölgede. Şehrin şüphesiz en turistik ve renkli alanı diyebilirim. Pavilion, Lot 10 gibi Kuala Lumpur’un en popüler alışveriş merkezleri burada. Geceleri ise salaş mekanlardan, şık gece kulüplerine kadar farklı eğlence ortamları yerlilerin ve tüm turistlerin uğrak yeri doğal olarak. Bukit Bintang Kuala Lumpur’da Golden Triangle yani Altın Üçgen olarak bilinen alanın da üçte biri. Bu bölgede sayısız eğlence mekanı ve oteller bulunuyor. Şehrin tam da merkezinde. Gecelerden söz etmişken Bangsar’ın da adını geçireyim. Bu bölge de renkli ve farklı zevklere hitap edecek türden eğlence mekanlarıyla dolu. Ancak burada başkentte yerleşik bir hayat süren yabancıları ve üst standartlardaki gece kulüpleri ile restaurantları görmek mümkün. Bangsar Shopping Centre, Bangsar Village ve Mid-Valley Mall da alışveriş için öne çıkıyor diyebilirim.

Bağımsızlık yani Merdeka Meydanı

Bağımsızlık Meydanı ya da Malayca “Dataran Merdeka”, 31 Ağustos 1957 yılında İngiltere Bayrağı’nın göklerden indirilip yerine Malezya Bayrağı’nın asıldığı yer olarak tarihi bir anlam taşımaktadır. Günümüzde İletişim Bakanlığı olarak kullanılan Sultan Abdul Samad Building ile Royal Selangor Club arasında yer alan Merdeka Square Malezya tarihinde çok büyük öneme sahip. Yüz metrelik dünyanın en uzun bayrak direği de burada. Malezyalılar ayrıca dünyada bayrağına en düşkün milletlerden biri olarak da bilinmekte.

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account