İtalya’nın en romantiği Amalfi sahilleri…

İtalya’nın en romantiği Amalfi sahilleri…

3 senedir planlarımın arasında olan ve bir türlü gidemediğim Güney İtalya’ya sonunda gitme imkan buldum. İtalya’nın en romantik bölgesi olan Amalfi sahilleri dağların yamacında mis gibi kokan limon ağaçlarının arasında yer alan renkli şirin evleriyle turistlerin uğrak yeri. Yaz aylarında neredeyse adım atacak yer yok bu şirin kasabalarda. Oteller ise aylar öncesinden dolmuş oluyor. Bu nedenle önceden doğru bir planlamayla bu rotayı gezmelisiniz.

Yolculuğunuzu planlarken en önemli konulardan biri de ulaşım. Dağların yamacında bulunan bu bölgelere arabayla gelmek oldukça tehlikeli. Daracık yollarda özellikle hava karardığında ölüm tehlikesi atlatmanız olası. Biz bu tehlikeleri atlattığımız için sizi bu konuda özellikle uyarmak istedim. Dolayısıyla kasabalar arası ulaşımı mutlaka deniz yoluyla yapmalısınız.

Campania bölgesi olarak anılan Amalfi sahilleri Capri adası da dahil olmak üzere Napoli’den Salerno’ya kadar uzanan sahil şeridini kapsıyor. Biz rotamıza öncelikle pizzanın anavatanı Napoli’den başladık.

Pizzası ve mafyasıyla ünlü Napoli

Eğer İtalya’da birçok şehri gördüyseniz Napoli’ye geldiğinizde hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Çünkü Napoli İtalya’daki süslü binaların bulunduğu şehirlerin aksine derme çatma ve bakımsız binaların olduğu bir şehir olarak karşınıza çıkıyor. Görülecek pek fazla bir yeri de yok. İşlek bir liman kenti olmasından ötürü Cruise gemileri mutlaka buraya uğruyor. Bu nedenle de şehir birçok turiste ev sahipliği yapıyor. Bu kadar çok turist almasına rağmen şehirde fakirlik had safhada. Bu arada Napolililer kendilerini, İtalyanlar da Napolileri İtalyan olarak görmezmiş. Bunda da çok haklılar.

Napoli’de görülecek çok fazla yer olmasa da deniz kenarındaki meşhur kalesi Castel Dell’ovo, Castel Nuovo, Vatikan’daki San Pietro meydanına benzerliğiyle adından söz ettiren meydanı Piazza Dell Plebiscito, Napoli’nin en işlek caddesinde bulunan alışveriş merkezi Galleria Umberto I ve yine deniz kıyısındaki Via Parenope görülmesi gereken yerler arasında.

Pizzanın doğduğu yer olarak anılan Napoli’deki en meşhur pizzacı ise L’Antica Pizzeria da Michele. Fakat biz gittiğimizde sahibi bir haftalığına tatile çıktığı için maalesef bu ünlü pizzacıdan pizza yiyemedik. Ama araştırmalarıma göre Margherita ve Marinara olmak üzere sadece 2 çeşit pizza yapılan bu yerdeki pizzalar inanılmaz lezzetliymiş. Zaten Julia Roberts’in Eat, Pray, Love filminde pizza yediği kısım burada çekilmiş. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim. Bir diğer pizzacı da L’oro di Napoli filminin çekildiği pizzacı Starita. Bu pizzacı Pizzeria da Michele’in aksine oldukça geniş bir menüye sahip.

Bu arada Napoli’nin mafyalarıyla da ünlü bir şehir olduğunu söylemeden geçmeyelim. Ara sokakların neredeyse tamamı mafyanın kontrolünde. Bu nedenle özellikle gece geç saatlerde sokakların pek tekin olmadığını söyleyebilirim.

Tabii son olarak ünlü futbolcu Maradona’nın da Napoli’nin isminin duyulmasında ne kadar önemli olduğunu söylemeliyiz. 1984 yılında Barcelona’dan Napoli’ye transfer olan Maradona futbol takımının tarihini değiştirerek büyük başarılara imza atmasına neden olmuştur.

Masalsı kasaba Positano

Positano tam anlamıyla masallara konu olacak güzellikte bir kasaba. Yazarların burayı keşfetmiş olması hiç tesadüf değil anlayacağınız. Burada günlerce uçsuz bucaksız bir denizin ve sıra sıra dizilmiş renkli evlerin güzel manzarasını hiç sıkılmadan izleyebilirsiniz.

Positano Haziran- Ağustos ayları arasında çok kalabalık oluyor. Özellikle İtalyanların yazlık yeri olarak görülen bu bölgede konaklamak için en az dört beş ay önceden rezervasyon yapmak gerekiyor. Otellerde de çok fazla konfor aramamanız gerekiyor çünkü buraya gelen sadece bu manzaranın keyfini çıkarsın mantığındalar. Tabii ki az sayıda şık ve keyifli oteller var ama onların fiyatları da dudak uçuklatacak derecede yüksek.

Positano’da yapılabilecek aktivitelerden biri denize girip güneşlenmek. Burada yan yana dizili plajlardan en ünlüsü bu sene Çeşme’de de açılan Spiaggia Grande. Yalnız Çeşme ve Bodrum’daki hizmeti ve konforu burada sakın beklemeyin. Girişte şezlong ve şemsiye parası verip içeri giriyorsunuz, daha sonra yiyeceğinizi ve içeceğinizi kendiniz gidip alıyorsunuz. Yalnız bu plajların ilerisinde hem restoran hem de beach olarak hizmet veren La Scogliera Positano’da durum daha farklı. Burada hizmet çok daha iyi ama tabii ki fiyatlar biraz daha yüksek.

Bu kasabanın en keyifli yanı limon kokulu dar sokaklarında dilediğiniz kadar gezip bu sokakların arasında kaybolmak. Küçük küçük şirin dükkanlardan alışveriş yapabilir, sanata ilginiz varsa sanat galerilerinde keyifli dakikalar geçirebilirsiniz.

Restoran olarak önerim ise bizim tercih ettiğimiz L’Ancora Hotel’in restoranı. Buranın hem manzarası çok iyiydi hem de yemekleri. Bunun dışında bizim düğün organizasyonu olduğu için giremediğimiz Rada bir diğer popüler restoranlardan. Dekorasyona meraklıysanız o zaman Ristorante La Sponda iyi bir seçenek olabilir. Adamo ed Eva by Eden Roc ve Terazza Cele de diğer önerebileceğim yerler arasında.

Şirin Sorrento

Sorrento kasabası Amalfi Sahilleri’nin en gelişmiş kasabası ve şehir hayatının en çok hissedildiği bölge. Başta Capri olmak üzere her yere de çok yakın olması sebebiyle de ulaşım çok kolay. Sorrento’dan, feribotla Amalfi Sahillerinin gözde tatil yerlerinden Capri, Positano ve Amalfi’ye kolayca gidebilirsiniz. Durum böyle olunca da turistlerin konaklamak için seçtiği yerlerin başında geliyor burası.

Sorrento’nun en işlek caddesi ve kasabanın kalbinin attığı yer Piazza Tasso Meydanı. Benim de bu kasabada en çok sevdiğim yer oldu burası. Meydanda bulunan Bar Ercolano veya Fauna Bar’da leziz İtalyan yemeklerini yerken bu şirin kasabanın keyfini çıkarabilirsiniz. Kasabanın bir diğer önemli meydanı olan ve adını şehrin azizinden alan Piazza Antonina Meydanı. Burada da yine birçok café-restoran ve alışveriş yapılacak dükkanlar bulunuyor. Eğer pizza yemek isterseniz de buranın meşhur pizzacılarından Franco’s Pizzeria veya Pizzeria Aurora’ya uğrayın derim.

Burada da Positano gibi denize girip güneşlenmek için plajlar mevcut. Ama plajlar Positano’daki gibi yan yana dizili değil dağınık halde. Fakat buralara tam olarak da plaj denemez çünkü kayalıklar üzerine kurulu iskelelerden oluşan plajlar. Eğer kumsal keyfi yapmak istiyorum derseniz buralar sizi tatmin etmeyecektir.

Sorrento’da görülmesi gereken yerler şöyle; Duomo Katedrali, Bottega Della Tarsia Lignea ve Correale di Terranova Müzeleri, S. Maria del Carmelo Kilisesi, Sant’ Agnello Katedrali, I Servi di Maria Kilisesi, Sorrento Katedrali ve Çan Kulesi, Peninsula Arkeoloji Merkezi, Sant’Antonino Bazilikası, Marina Piccola Limanı ve mis kokulu limon bahçeleri.

Şair ve ressamların adası Capri

Dünya jet sosyetesinin tatil yeri olan Capri Adası’na gelmişti sıra…

En kolay şekilde Sorrento’dan feribotla 20 dakikada geçilen Capri Adası Güney İtalya’nın mutlaka görülmesi gereken noktalarından biri. Daha adaya yaklaşırken bile sizi büyüleyen bir havası var. Gerek renkli kutu gibi evleri gerekse adanın etrafında bulunan doğal güzellikler sizi tamamen etkisi altına alıyor.

Ada Capri ve Anacapri olarak iki bölgeye ayrılıyor. Anacapri’ye ya merkezden kalkan minibüslerle ya da özel taksilerle gidebiliyorsunuz.

Capri’nin kalbi Piazzetta Umberto I Meydanı’nda ve adanın ana limanı olan Marina Grande’de atıyor. Bu iki yerde adanın en önemli binaları, café ve restoranlar ve alışveriş yapılacak dükkanlar bulunuyor. Marina Grande’nin sağ tarafında ise taşlı upuzun bir plajda denize girilebiliyor. Yine görülmesi gereken Marina Piccola da adanın küçük limanı olarak geçiyor. Adanın en güzel plajları da zaten burada.

Capri’nin en önemli noktalarından biri de Grotta Azzurra Mağarası. Mavi ışıltılı bu doğa harikası mağaraya küçük teknelerle gidip harika fotoğraflar çekebilir, eğer özel bir tekne tuttuysanız istediğiniz noktada denize girebilirsiniz. Yine adanın simgesi haline gelmiş meşhur Faraglioni Kayalarını görmek için de tekneye binmeniz gerekiyor. Bu kayaları kıyıdan görmek istiyorum diyorsanız o zaman en iyi nokta Tragara Hotel’in önünde yer alan Belvedere di Tragara bahçesi.

Marina Piccola’da bulunan ve Capri ana meydandan kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz deniz manzaralı muhteşem bahçeleri bulunan Augustus Botanik Bahçeleri’nden manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.

Capri Adasının tüm güzelliklerini görmek için Anacapri’den tek kişilik teleferiklere binip adanın en tepesine Monte Solaro Dağı’na çıkabilirsiniz. Buradan gördüğünüz Napoli körfezi, Vezüv Yanardağı ve Faraglioni Kayaları manzaraları nefesinizi kesecek emin olun.

Yine görmeniz gereken doğal oluşumlardan Arco Naturale; adanın doğu kıyısında, Paleolitik Dönem’den kalmış olan ve mağaranın çökmesiyle oluşan doğal bir kemer.

Capri’de gidebileceğiniz restoran seçenekleri Marina Grande’de bulunan ve limon ağaçlarının süslediği Da Paolina Restaurant ve Aurora Restaurant, Anacapri’de ise Il Riccio Restaurant olabilir. Manzaranın keyfini çıkararak yemek yemek istiyorum diyorsanız da o zaman tercihleriniz JKitchen, Ristorante Mamma, Terrazza Tiberio’dan yana olabilir.

Su perisinden ismini Alan Amalfi

Sıra geldi Güney İtalya’nın tüm kıyılarına isminin verildiği Amalfi Kasabası’na… Amalfi’nin beni etkileyen kısa hikayesi şöyle; Mitolojide Amalfi ismini Herkül’ün aşık olduğı su perisinden almıştır. Amalfi genç yaşta ölüp aşkları kısa sürünce Herkül onu dünyanın en güzel yerine gömeceğine dair söz vermiş ve onun şerefine Amalfi’yi inşa etmiştir. Bu hikaye nedense bana gerçekçi geldi çünkü kasabaya girdiğiniz anda sizi büyüleyen bir şeylerin olduğunu ve ne demek istediğimi siz de buraya gelince anlayacaksınız.

Amalfi’de görülmesi gereken yerler şöyle; kasabanın merkezi ve en güzel maydanı Piazza Duomo, meydanda bulunan ve muhteşem bir mimariye sahip olan St. Andrew Katedrali, şehrin ana meydanı Flavio Gioia, Chiostro del Paradiso manastırı, Amafi’nin nefis manzarasını görmek isteyenlere Zirro Kalesi veya Maestra dei Villaggi Yolu, şehirdeki Kağıt Müzesi ve kağıt yapımında kullanılan değirmenlerin bulunduğu Değirmenler Vadisi.

Diğer kasabalarda olduğu gibi Amalfi’de de denize girilebilecek plajlar mevcut. Piazza Flavio Giola’dan gidilen bu plajlar diğer kasabalara göre daha geniş ve daha konforlu. Buradan dalış ve tekne turu seçenekleri de var.

İtalya’nın en meşhur içkisi Limoncello’nun üreticisi Antichi Sapori d’Amalfi’ye uğramanızı öneririm. Likörler çok leziz. Amalfi’nin bir diğer önemli yeri meşhur tatlıcısı Savoia. Başta bu bölgenin meşhur tatlısı olan ‘Delizie al Limone’ ile diğer klasik İtalyan tatlılarını mutlaka denemelisiniz. Restoran olarak ise önerilerim Amalfi manzarasına tümüyle hakim olan ve deniz ürünlerinin çok başarılı olduğu Eolo, pek çok ünlüyü ağırlamış Da Gemma, Amalfi’nin en şık restoranlarından La Caravella.

Görmeden dönmeyin Fiordo Di Furore

Güney İtalya’ya gelip de görmeniz gereken bir yer daha var ki o da Fiordo di Furore. Positano’ya 10 km uzaklıkta minik bir fiyord olan bu plaj gerçekten bir doğa harikası. Yaz aylarında oldukça kalabalık olan ve insanların üst üste güneşlenip denize girdiği bir nokta oluyor. Ama önceden söylemeliyim ki buraya ulaşmak biraz zor. Şimdiden iyi şanslar

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account