İçinden nehir geçen şehir “Eskişehir”

İçinden nehir geçen şehir “Eskişehir”

İç Anadolu Bölgesi’nin yeşil, modern, kültür seviyesi yüksek ili Eskişehir, Antik dönemden kalma ören yerleri, Osmanlı’dan kalma mimari yapıları, Porsuk Çayı üzerinde yapılan tekne ve gondol gezileri ve lületaşının merkezi olması ile dikkat çekiyor. Adında yer alan “Eski”, şehrin “Eskiden beri şehir” olduğu anlamına geliyor. Bu özelliğini de yerli halka yaptığımız konuşmalardan öğreniyoruz.

Nasrettin Hoca’nın doğduğu, Yunus Emre’nin yaşadığı ve üç dinin tek bir yapı içinde yan yana ibadet edebildiği Seyyid Battal Gazi Türbesi ile Eskişehir, içinde daha nice değeri barındırıyor.

Frigyalıların gizemi Yazılıkaya Anıtı (Midas Şehri ve Anıtı)

Bugünkü Eskişehir sınırları içinde ve merkeze yaklaşık 40 kilometre mesafede yer alan Midas, ilk Tunç çağından günümüze kadar kesintisiz yerleşimin olduğu bir bölge. Burada, zamanında Frigyalılar yaşamış; bu nedenle Frigyalılardan kalma pek çok anıt ve kalıntıya rastlamak mümkün. Bunlardan biri de milattan önce 600’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen Yazılıkaya Anıtı (Midas Anıtı). Anıt, bugünkü adıyla Eskişehir’in Han ilçesinde yer alıyor. Frigliler tarafından inşa edilen anıtın üzerinde oldukça büyük boyutlarda Frig harfleri kazınmış. Kayalara kazınan bu yazıların ne anlama geldiği halen bilinmiyor. Ancak araştırmalar devam ediyor.

Kulaklarıyla ünlü Frigya kralı Midas’ın adı da pek çok efsanede geçiyor. Bunlardan en bilineni altına çok düşkün olan Midas’ın tanrılardan bir gün dokunduğu her şeyin altın olmasını dilediği efsane. İsteği kabul olan Midas, o esnada yanlışlıkla kızına dokunur ve kızı altına dönüşür. Midas, bu dileğine çok pişman olur ama iş işten geçmiştir.

Frigliler, tarihte ayrıca “soylu atlar yetiştiren soylu bir ulus” olarak biliniyor. Eskişehir’de bu gelenek bugün hala devam ettiriliyor ve çevrede çok sayıda hara bulunuyor. Bölgede yakın zamanda balon uçuşlarının da gerçekleşmeye başladığını dip not olarak eklemekte fayda var.

Dinlerin buluşma noktası Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi

1207 yılında, I. Alaaddin Keykubad’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından, 8. yüzyılda yaşamış halk kahramanı Seyyid Battal Gazi adına yaptırılan Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi Eskişehir’in Seyitgazi ilçe merkezinde yer alıyor. İçerisinde medrese, semahane, çilehane, aşhane ve türbe bulunan bu görkemli külliyenin en önemli özelliği cami, cemevi ve kilisenin yan yana tek bir kompleks içinde yer alması.

Osmanlılar zamanında Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Murat’ın seferleri sırasında buraya uğradığı ve yapıya ilaveler yaptırdığı biliniyor.

Masallar diyarı “Bilim Kültür Sanat Parkı” ve Kent Park

Eskişehir, içinden nehir geçen şehirlerden. Porsuk Çayı etrafına kurulmuş şehir merkezi ile adeta küçük bir Venedik edasında. Şehirde çok sayıda yeşil alan ve park görmek de mümkün. Ancak bunlardan biri var ki sadece nefes aldırmıyor sizi aynı zamanda masallar diyarında bir yolculuğa çıkarıyor: Bilim, Kültür ve Sanat Parkı. Sazova olarak da bilinen bu parkta neler yok ki?

Yeşil alanlar, korsan gemisi, masal şatosu, uzay evi, bilim deney merkezi ve amfi tiyatrosu ziyaretçilerin keyif almaları için tasarlanmış özel bölümler. Bu yapıların dışı kadar içi de dikkat çekiyor. Korsan gemisinin de şatonun içi de ayrı bir dünyaya götürüyor sizi. Bu arada Masal şatosunun her ne kadar Avrupa’daki şatolardan esinlenilmiş gibi dursa da yakından bakıldığında bizden izler de taşımıyor değil. Kuleler, Galata Kulesi, Kız Kulesi, Mardin Ulu Cami, Yivri Cami gibi değerlerimizin bir yansıması.

Eskişehir’in nev-i şahsına münhasır bir diğer parkı içerisinde yapay bir kumsalı bulunan ve Porsuk deresinden elde edilen suyun havuz niyetine kullanıldığı Kent Park. Yazın oldukça hareketli olduğunu öğrendiğimiz parkta ayrıca yürüyüş parkurları, restoran ve kafeler bulunuyor.

Bu arada söz restoranlardan açılmışken Eskişehir’de ne yenir diyenlere tavsiyem elbette ki “Çibörek”.  Esasen Kırım Tatar mutfak kültürüne ait olan bu lezzet Eskişehir’e de onlar tarafından getirilmiş. Oradan da tüm Türkiye’ye yayılmış. Şehrin pek çok yerinde Çibörek evlerine rastlıyorsunuz. Hiç düşünmeden birine girin ve bu lezzeti bir de yerinde deneyin.

Bir Osmanlı mirası “Odunpazarı Evleri”

Odunpazarı, Eskişehir’in ilk yerleşim yeri. Rivayet o’dur ki, halk Eskişehir’de yaşamaya karar verince, şehrin en temiz yerini seçmek için birkaç noktaya koyun ciğeri asar. Şimdiki Porsuk Çayı’nın bulunduğu yerdeki ciğer en geç bozulan et olur ve böylece Porsuk Çayı’nın kenarındaki Odunpazarı denen bölge yerleşim yeri seçilir. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde adından büyük bir övgü ile söz ettiği Odunpazarı, sivil Türk mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz Türkiye’deki ender yerlerden biridir. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan rengarenk Odunpazarı evleri, günümüze kadar gelmeyi başarabilmiş önemli değerlerden.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı

Odunpazarı’nın hemen bitiminde, 2005 yılında Odunpazarı belediyesi tarafından hizmete açılan ve büyükçe bir avlusu olan Atlıhan Çarşısı sizi karşılıyor. Lületaşı’nın dünyaya tanıtımı ve pazarlanmasına hizmet eden çarşıdaki her şey el emeği. Amacına uygun olarak burada satılan ya da teşhir edilen ürünlerin hammaddesini çoğunlukla lületaşı oluşturuyor ancak gümüş, toprak kap ve cam atölyeleri gibi geleneksel el sanatları ürünlerini de Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nda bulmak mümkün.

Eskişehir’in müzeleri

Odunpazarı’nın hemen altında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in, Eskişehir’e kazandırdığı ve dünyanın pek çok ülkesinde bulunan “Madam Tussauds’ya benzer bir  “Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi” yer alıyor. Müzede Atatürk’ün çeşitli dönemlerini yansıtan heykelleri ile Atatürk’ün ailesinin yanı sıra yerli ve yabancı devlet adamlarının, sanatçıların, medya mensuplarının ve sporcuların balmumu heykelleri değişik dekorlar önünde sergileniyor. Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nde toplam 160 balmumu heykel bulunuyor.

Eskişehir’deki müzeler bununla sınırlı değil elbette. Bu güzel şehre gelmişken Cumhuriyet Tarihi Müzesi ile Havacılık Müzesi’ni de görmeden dönmeyin.

Gece hayatı hareketli

Eskişehir Türkiye’nin en büyük ve en iyi üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi’ne ev sahipliği yapıyor. Gençlerin yoğunlukta olduğu şehirde gece hayatının da hareketli olması kaçınılmaz sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Evet, Eskişehir genç nüfusu yoğun ve dinamik bir kent. Gece kulüpleri 222 Park adıyla bir noktada toplanmış ancak şehir merkezine yakın olan barlar sokağı da bir diğer eğlence alternatifiniz olabilir.

Eskişehir’de konaklama

Eskişehir’in güzellikleri bir güne sığdırılacak gibi değil. O nedenle yolunuz düşerse en az iki gününüzü buraya ayırmanızı öneririm. Şayet buradaki otellerden birinde konaklamak isterseniz de size iki farklı konseptte ancak her ikisinden de memnun ayrılacağınızı tahmin ettiğim önerilerimi sıralamak isterim. Birincisi Odunpazarı’ndaki geleneksel Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan Abacı Konak Hotel. Otel tarihi dokusunun yanı sıra lezzetli yemekleri ve canlı müziğiyle de konuklarına hoş vakit geçirtiyor. İkinci önerim ise nehrin tadını doyasıya çıkarmak isteyenlerin favorisi olacak cinsten. Porsuk Çayı kenarında bulunan SennaCity Hotel hem şehrin kalbinde olmanın avantajını kullanıyor hem de kaliteli hizmet anlayışından ödün vermiyor.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account