Havana’yı doya doya gezmek isteyenlere tavsiyeler

Havana’yı doya doya gezmek isteyenlere tavsiyeler

Bu yazımı dünyanın en güzel ülkelerinden biri olan Küba’nın başşehri Havana’yı kafalarına nasıl eserse öyle gezmek isteyenlere bir takım tavsiyelerde bulunmak için hazırladım. Zira son yıllarda Ada’ya ülkemizden giden turistlerin miktarı epey kayda değer olmakla beraber bunun her geçen yıl üstüne koyarak daha da artacağı kesin.

Amacım bu güzel şehri gayet iyi tanıyan biri olarak sizlere ilk önce Havana’yı tanıtan turistik kitapların dışına çıkıp, eğer organize bir turlarla gelirseniz yapmaya asla ne fırsat ne de zaman bulamayacağınız biraz yorucuda olsa abartısız gezip görmekten keyf alacağınız yerler hakkında bilgi vermek.

Gerçekten Havana, uçağın havaalanına inişinden itibaren çok hoşlanacağınız büyüleyici bir yerdir. Ülkenin en kalabalık yeri olup ekonomik, sosyal ve kültürel çekirdeğinin merkezi konumundadır. Bu üçü burada yoğunlaşıp insanlarla birbirine karışır.

Havana, gerçekten sıcaklığı, insanları, gastronomisi, dansı, müziği ile içinize çekip hissedebileceğiniz, birçok kültürel seçenekle, yapacak ve görecek birçok şeyin bulunduğu, daha yerel bir Küba deneyiminin keyfini çıkarmanıza izin verecek yerdir.

Habana Vieja (Eski Havana), Habana Centro (Havana Merkez), Vedado ve  Miramar diye 4 ana bölgeye ayrılan şehri gezmeyi otelinizin bulunduğu yere göre planlayıp buna göre başlamanızı tavsiye ederim. İşte sizler için hazırladığım gezilecek yerlerin listesi :

1- Malecon’da yürüyün :

Havana’ya varır varmaz yapacağınız işlerin başında Malecon diye adlandırılan 8 km. uzunluğunda sahil kıyısında yürüyüş gelir. Burası Habana Vieja’dan (Eski Havana) başlayıp Miramar’ın başlangıcına kadar uzanır. Buradan baktığınızda Morro Kalesi’nin çok güzel görüntüsüyle karşılaşırsınız. Tavsiyem alın bir şişe favori içkinizi, geçin bir yere oturun lisanını anlamasanız da sizinle sohbet yapmak isteyen, çaldıkları  müziği size dinletmek isteyen Kübalılar’ın bir anda etrafınızı sardıklarını göreceksiniz. Müziğin ritmine ayak uydurun yeter…

2- Yürüyerekten Havana Vieja’dan (Eski Havana) geçin :

Şehrin eski ve en çok ziyaret edilen kısmı olup, UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilmiştir. Burada büyük otellerden bazıları, restoranlar, şehrin en eski  sembolik binaları ve hediye dükkanları bulunur. Burada özellikle “Obispo”, “O’Reilly”,  “Mercaderes” “Prado” ve “San Rafael” gibi  caddelerini gezin Koloni ve Barok Mimarinin Neo Klasizm, dekoratif ve yeni sanatla karıştığı restore edilmiş yapıları görün ve özellikle şehrin simgesi olan ve kalbinde bulunan dünyanın en güzel otellerinden biri olan  “Otel İngiltere’nin” (Hotel İnglaterra) içine girip o muhteşem dekorasyonu ile ünlü ambiyansını gördükten sonra en üst katına çıkıp, terasta bir şeyler içip muhteşem manzaranın keyfini çıkarın.

La Plaza Vieja’da akşam üstü bir barda oturup canlı müzik eşliğinde kendinize güzel bir kahve ısmarlayın, biraz ilerinizdeki San Francisco de Assis Manastırı’na hayran kalacaksınız. Daha sonra şehrin en büyük meydanlarından La Plaza de Armas’a yürüyün.

3- Havana Merkez’de (Centro Habana) :

Burada bulunan sokaklarda gez dolaş, günlük ortam ve hayatı içine sindir. Buradaki mimari aynen Habana Vieja’da (Eski Havana) olduğu gibidir. Benim favori mekanım çarşılarıyla, sokaklarıyla, ufak barları ve lokal restoranlarıyla tam bir yerel yaşam hayatı ile dolu olan burasıdır. Buradaki fiyatlar tamamen turistik  dükkanlar ve yerlerle dolu olan Havana Vieja’ya (Eski Havana) nazaran çok daha uygundur.

4- Capitol ve etrafını gezin :

Havaalanından şehre otobüs ile giderken “El Parque de la Fraternidad” (Kardeşlik Parkı) içinden geçeceğinizden dolayı etrafa iyi bakıp manzaranın tadını çıkarın ve burayı aklınızın bir köşesine kaydedin. Zira parkın bir yanında 1929 ABD’deki esasından kopyalanarak yapılan Havana’nın mimari simgelerinden olan halen ön yüzünde restorasyon çalışmaları süren “Capitol” bulunmaktadır. Daha sonra buraya gelip, “Paseo de Martin Caddesinde” yürüyüp Capitol’den geçtiğinizde yanında “Gran Teatro de la Habana” (Havana Büyük Tiyatrosu) ve şehrin simgelerinden biri olan “Hotel İnglaterra” (İngiltere Oteli) bulunmaktadır. Tam önünde ise “El Parque Central” (Merkez Parkı) ile Küba’nın en sevilen ve saygı duyulan düşünürlerinden biri olan “Jose Marti’nin Heykeli” (La Estatua de Jose Marti) bulunur.

5- Milli Güzel Sanatlar Müzesini gezin (El Museo Nacional de Bellas Artes):

Merkez Parkı’nın (El Parque Central) öte yanında bulunan bu müzede Küba Resim Sanatı’na ait birçok güzel ve değerli eser bulunmaktadır. Buna ilaveten içinde Latin Amerika kültürüne ait 45.000’den fazla evrensel karakterde eser bulunmaktadır.

6- Küba tarihini, devrimini, Fidel Castro’yu ve Che’yi öğrenin :

Bu konularda ve ada hakkında tam bir bilgiye sahip olmak istiyorsanız “Devrim Müzesini” (El Museo de la Revolucio) mutlaka gezmeyi ihmal etmeyin.

7- Çin Mahallesi’nde kısa bir gezinti yapın:

Şehir merkezinde çok ufak da olsa ve günümüzde sadece adı yaşayan, içinde hiç bir Çinlinin yaşamadığı bu mahalleye bir göz atıp kısa bir yürüyüş yapın.

8- Mutlaka yerel yemek yerlerinden birine gidin:

Küba mutfağı belki de bulunduğu kıtanın en iyisi değil, yemek çeşitliliği oldukça az bundan dolayı bulacağınız gastronomik çeşitliliğin çok geniş olmayacağını da hatırlatmak isterim. Tavsiyem Havana Merkez’de (Centro Habana ) sokaklarında bolca bulunan ufacık halkın yemek yediği yerlerde 20 CUP’a bir Hamburger veya 40 CUP’a güzel bir pirinçli güveç, lahana salatası, kızartılmış muz, tavuk, domuz eti ve çeşitli sebzelerden yapılmış güveç yiyebilirsiniz .Böyle yerlerde yemek diğer turistik restoranlarda CUC olarak ödenen fiyatlara nazaran hem çok daha ucuzdur. Unutmayın bir de yerel halk ile kaynaşmış olursunuz.

9- Vedado’da gezebildiğiniz kadar gezin :

Havana Merkezden ayrılıp Vedado’ya giderken manzara tamamen değişeceği için bu semte mutlaka yürüyerek gitmenizi tavsiye ederim. Burası şehrin ikinci genişlemesinde büyüdü ve içinde yirminci yüzyılın başlarında ve ortalarında inşa edilmiş binalar oluştu. Burada yürürken hala 1860 tarihinde inşa edilen konaklara rastlayıp, geniş ve ağaçlarla kaplı sokak ve caddeleri ile Havana Merkezinden çok farklı olduğunu fark edeceksiniz. Bunun haricinde  New York ve Miami’deki binaların Art Deco sanatından ilham alan gökdelenler ile karşılaşıp şaşıracaksınız.

Son zamanlarda, Vedado mahallesi şehrin en iyi otelleri, restoranları ve gece hayatının burada yoğunlaşmasıyla Havana’nın kalbi oldu. Merkezinde en çok gezilen sokaklardan biri olan “La Rampa” bulunur, burası Sokak 23’ün gerisinde Malecon’dan Başkanlar Bulvarına kadar (La Avenida de los Presidentes) uzanan yol üzerindedir. Buraya gelmişken Havana merkezden kalkan dolmuşların büyük kısmının gittiği meşhur “Copelia Dondurmacısına” mutlaka uğramanızı tavsiye ederim. Zira muhteşem lezzetler sizi bekliyor. Benden söylemesi. La Rampa’da şehrin belli başlı oteller, restoranlar, dükkanlar, sinemalar ve diskotekler ile eğlenmek için gece kulüpleri bulunmaktadır.

10- İhtilal Meydanı “La Plaza de la Revolucion” ve  Jose Marti anıtını “El Monumento Jose Marti ” mutlaka görün :

Burayı bulmak oldukça kolay zira havaalanından Havana’ya geldiğinizde sizi şehir merkezinde karşılayacak olan bu meydan  Fulgencio Batista tarafından 1959 yılında yaptırılmıştır. Hala televizyon izlerken sık sık gördüğüm 72.000 m2’lik bir alana sahip olup sadece Küba’nın değil aynı zamanda dünyanın en büyük meydanlarından biridir. Meydana geldiğinizde hemen karşıda bulunan 113 m yüksekliğindeki Jose Marti Anıtını’da görmüş olursunuz. Bu anıtın hemen önünde ise İçişleri Bakanlığı ile beraber Che Gue Guevara’nın büyük bir anıtı ve hemen yanında telekomünikasyon binasında Camilo Cien Fuegos’un anıtını görürsünüz.

11- Havana Üniversitesi’ni görün :

Bu muhteşem yapıyı  “La Universidad de Habana ” ve bununla beraber Ignacio Agromonte Meydanını “La Plaza Ignacio Agromonte” mutlaka görün. Tarihi 1723’te  Domenikan papazlarının kurmasıyla başlayıp bugün bulunduğu yere 1902’de taşınan sadece Küba’nın değil aynı zamanda Amerika’nın da en eski üniversitelerinden biri olan ana binası ülkenin Milli Anıtı olan bu üniversitede toplam 60.000 öğrenci, 1.700’den fazla öğretmen, 21 tane fakülte ve 32 tane değişik kariyer eğitimi verilmektedir. Üniversitenin yakınında 1958 yılında Battista’dan devrimcilerin ele geçirdiği bir tank hala durmaktadır. Ve üniversite merdivenlerine çok yakın bir yerde İgnacio Agromonte Meydanı yer almaktadır.

12- Vedado’da bulunan “Küba Sanat Fabrikasını keşfet” (La Fábrica de Arte Cubano) :

Burası Vedado’yu Miramar’dan ayıran tünelin hemen önünde yer almaktadır. İlk önceleri elektrik idaresinin merkezi olan bu yer, günümüzde kendi kendini finanse eden kültürel bir kurum olarak devam etmekte olup, gündüzleri bir galeri/müze akşamları ise bir gece kulübü olarak hizmet vermektedir. Girişi çok ufak bir meblağ karşılığı ücrete tabidir.

13- Havana’nın doğusundaki plajlara gidin:

Havana’nın yaklaşık 18 km. doğusunda, turkuaz suları ve beyaz kumları olan 20 km’lik plajlar başlar. Havana’ya en yakın olan Tarará, daha sonra Mégano, daha doğuda, Santa María plajı ve Tropicoco. Eğer daha da devam edersek Boca Ciega’ya ve sonunda Guanabo’ya varırsınız.

Havana’nın doğusundaki bu plajlara gitmenin en pratik yolu Central Park’tan Hotel Inglaterra’nın önündeki otobüsler her yarım saatte bir turistler için kalkar. Gidiş-dönüş ücreti 5 CUC’dir ve geri dönüş için, otobüsün sizi bıraktıkları yerden binmeniz yeter.

Buraya gitmek için bir diğer opsiyon dolmuş olarak çalışan taksiler olsa da eğer arabada gideceğiniz plaja kadar yolcu yoksa bu takdirde fiyatı oldukça artar ve son olarak siz siz olun asla Kübalıların bindiği otobüslerle plajlara gitmeyin zira hem ağzına kadar dolu hem de çok ağır gittikleri için yolda inanın insanın inesi gelir.

14- Mojito içerekten sevsenizde sevmesenizde mutlaka Jazz müziği dinlemeye gidin :

Vedado’daki Küba’nın en muhteşem Jazz Kulübü olan “La Zorra y El Cuervo” (Tilki ve Karga) isimli kulüp dünyanın en gözde Jazz mekanları arasında en önde gelenlerinden biridir. Girişi aynen Londra’nın tipik kıpkırmızı renkli telefon kulübeleri gibi yapılmış olup, bu kulübenin içinden geçip içeride bulunan büyülü atmosferin içine girilmektedir.

15- Tropicana Cabaret Show’u görmeden olmaz:

Toplam 2.5 saat süren bu muhteşem Cabaret Show’u görmeden asla dönmeyin.

16- Klasik Amerikan otomobil turu yapın :

Toplam 2 saat süren bu tur esnasında Havana’yı 1950’lerin klasik arabalarıyla keşfedin.

17- Ernest Hemingway turu yapın :

Toplam 6 saat süren bu tur esnasında yazarın gözünden Havana’yı tanıyın.

18- Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu ATATÜRK anıtlarından birini  ziyaret edin :

Havana’da toplam 2 tane ATATÜRK Heykeli vardır. Bunlardan bir tanesi Eski Havana’da “Habana Vieja”, diğeri ise Başkanlar Bulvarındadır. “La Avenida de los Presidentes”.

            

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account