Ekim Devrimi’nin 100. yılında Rusya’ya gidiyoruz!

Ekim Devrimi’nin 100. yılında Rusya’ya gidiyoruz!

Rus Devrimi veya Bolşevik Devrimi olarak da bilinen Ekim Devrimi, Rusya’da çarlık rejiminin yıkılması ve monarşinin ortadan kalkmasının ardından ilk sosyalist devlet olan Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla sonuçlanan önemli bir toplumsal gelişme olarak kabul ediliyor. Bu yıl 100. Yıl dönümünü kutlayacak olan ‘Ekim Devrimi’ Rusya’nın ülke tarihi kadar dünyadaki gelişmeleri ve soğuk savaş yıllarının politik kararlarını etkileyen sonuçlarıyla önemli bir vaka olarak da tarihteki yerini almış durumda. Bu nedenle Rusya Kasım ayında gerek Türkiye’den gerekse dünyadan binlerce misafir ağırlayacak. Törenlerin yapılacağı adres, olayların geçtiği başkent Moskova ile ST. Petersburg şehirleri olacak. Peki, Bolşevik Devrimi olarak da bilinen ve Kızım Ekim olarak nam salan, Lenin’i meşhur bir siyasi figüre dönüştüren Ekim Devrimi hakkında neler biliyoruz? Gelin tarihe not düşülen bu önemli hadiseye yakından bakalım…

Ekim Devrimi, Rusya’da Jülyen takvimi’ne göre 25 Ekim 1917’de, Miladi takvime göre 7 Kasım 1917 gerçekleşmiştir. Ekim Devrimi veya Bolşevik Devrimi olarak bilinen halk hareketi 20. Yüzyılın en önemli siyasi olaylarından biri olarak kabul edilir. Sosyalizm düşüncesi ve uygulama biçimi bütün dünyada Ekim Devrimi’nden sonra konuşulmaya başlanmıştır. Bazı siyasal tarihçilere göre Ekim İhtilali Fransız İhtilali’nden sonraki en büyük ihtilal olarak kabul edilir.

Sürgün hayatından liderliğe

Ekim Devrimi kısaca Petrograd’daki (Petersburg) kışlık sarayın Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin eline geçmesiyle başlayan ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan siyasal olaylar süreci olarak tanımlanmaktadır. Lenin hareketi Almanya’da sürgünden yönetmiştir. 1870 yılında Ulyanovsk’ta doğan Lenin Marksizm anlayışını benimsemiş, Marks ve Engels’in eserleriyle kendisini beslemiştir. Önce Sibirya ardından Avrupa’da sürgün hayatı yaşamış ve bu yıllarda Troçki, Martov gibi düşünürlerle Rusya’da sosyalist bir yönetim modeli üzerine akıl yürütmüştür. Lenin, 1903 yılında Rusya Sosyal Demokrat Partisi’nin “çoğunluk” anlamına gelen “Bolşevik” kanadının lideri olmuştur. 1905 Devrimi’nden sonra Rus hükümeti sosyalist hareketleri sınırdışı ettiğinde Lenin ve arkadaşları yurtdışına kaçmıştır. Zamanla Rusya’da işçi haklarını savunan sosyalistler daha çok taraftar bulmaya başlamıştır.

Ekim Devrimi ile “adalet ve ekmek”

Ekim Devrimi ile sosyalizm ütopik bir düzen hayali olmaktan çıkıp bir vücuda kavuşmuştur. I. Dünya Savaşı’nın ardından artık iyice güçten düşen Çar rejimi 1917 yılında çıkan ayaklanmalar sonucu tamemen ortadan kalkmıştır. Rus Parlamentosu Duma’daki Bolşevik kanat I. Dünya Savaşı’na girmek istememiştir. Çünkü uzun süren savaş zaten Rus Halkını perişan etmiştir. Çar II. Nikola’nın, Petrograd’daki isyanları bastırmak üzere gönderdiği askerlerin birçoğu devrimcilere destek verince ayaklanmalar bastırılamamıştı. Çar, Şubat Devrimi ile tahttan inmek zorunda kalmıştır. “Ekmek ve adalet istiyoruz” sloganları ile gelen Ekim Devrimi aslında proletaryanın gücü ele geçirmesi ve yeni bir demokrasi anlayışının ülkeye hakim olması şeklinde yorumlanmıştır.

Kızıl Muhafızlar ile başkent Petrograd’da 25 Ekim 1917’de geçici hükümete karşı harekete geçen Bolşevikler güçlü bir direnişle karşılaşmadan tüm hükümet ve devlet binalarını ele geçirdiler. Baltık filosunun yanısıra askeri öğrencilerin de desteği ile saray sabaha karşı düştü. Miladi takvime göre 7 Kasım’a denk gelen o gün Bolşevikler iktidarı ele geçirdi. Böylece 100. Yılı kutlanacak olan Ekim Devrimi gerçekleşmiş oldu. Devrimin lideri Lenin hükümet başkanı seçildi.

Bolşevikler Lenin ve Troçki’nin izinde

Çar rejiminin yıkılmasının ardından sürgündeki Lenin bir trenle İsviçre’den Petrograd’a gelerek halka seslenmiş ve devrim ateşini yakmıştır. Nisan ayında başlayan gösteriler Moskova’ya kadar ulaşmış ve ve işçi sınıfı meydan gösterilerine başlamıştı. Geçici hükümet savaş yanlısı olunca Bolşevikler hükümeti devirmek için düğmeye bastı. Lenin ve Troçki’nin önderliğindeki Bolşeviklerin politikaları daha güçlüydü. Savaştan çıkılacak, hemen  barış yapılacak, topraklar köylüye dağıtılarak fabrikalar işçilerin denetimine bırakılacaktı. Pek çok tarih kaynağında Rusya’da Kızıl Ordu’nun da bu dönemde Bolşevikler tarafından kurulduğu yazılır.

Sosyalistler için çok önemli

1917 Rus Devrimi olarak da bilinen Ekim Devrimi, Vladimir İlyiç Lenin tarafından özgürlük ve emek mottosuyla başlatılmış ve 1905 Rus Devrimi’nin devamı niteliğinde kabul edilmiştir. 2017 Kasım ayında 100. Yılı kutlanacak olan Ekim Devrimi’nin 1905 Devrimi’nden de bir farkı var. Bazı tarihçilere göre 1905 Devrimi tamamıyla halk iradesine dayanırken, Ekim Devrimi, bir parti düşüncesinin ürünü olarak ortaya çıktığı kabul edilir. Ancak emekçi kesime getirdiği bazı imtiyazlar açısından sosyalist ideolojide hala tartışılan hareketlerden biridir. Bu nedenle tüm sosyalistler için devrimin 100. Yılı büyük önem taşıyor. Kasım ayında pek çok kişinin Rusya’ya ve özellikle Petersburg ve Moskova’ya akın etmesi bekleniyor. Kızıl Ekim için programlar yapılmaya başladı bile.

Dünyanın gözü 100. yılında Ekim Devrimi’nde

Her yıl Ekim Devrimi Rusya’da büyük törenlerle kutlanıyor. İşçi sınıfının bir araya gelerek dünyayı değiştirebileceğine inanan binlerce insan Kasım ayında Rusya’ya gidiyor. Bu yıl 100. Yıl münasebetiyle daha da gösterişli törenler yapılacak. Sosyalistler, Ekim Devrimi’ni her şeye rağmen kapitalist düzenin yıkıcı etkisine karşı hala insanlığı diri tutan bir simge olarak görüyor. Sovyet örneğinin kötü sonuçlanmasına ve bürokrasiye yenik düşmesine karşın Ekim Devrimi’nin ideolojik hedeflerini hala beşeriyatın umudu olarak görenler var. Bu nedenle 100. Yıl kutlamaları büyük bir şölen havasında geçmesi bekleniyor. Öte yandan bazı sosyalistler bu devrimi bir Marksist Devrim olarak da görmezler. Çünkü üretim ve iktidar araçlarının tamamı proletaryanın eline geçmemiştir. Bu güç devrimi gerçekleştirenlerin elinde kalmıştır.

Halk mahzeni bastı

Bazı kaynaklarda Ekim Devrimi’nin ya da çokça bilinen adıyla Bolşevik Devrimi’nin büyük kitlesel bir hareket olmadığı ayaklanmanın neredeyse kansız gerçekleştiği yönünde bilgiler yer alır. Kimsenin burnunun bile kanamadığı, ruhunun duymadığı devrim diyenler de var. Halk günlük işleriyle ilgilenirken sessiz sedasız gerçekleşen bir devrim. Lenin bu ayaklanmanın bu kadar kolay olmasına da şaşırdığını söyler. Ancak yine de Petersburg’da kışlık sarayın ele geçirilmesi sırasında ateş açıldığı ve bazı askerlerin öldüğü biliniyor. Ölenlerin sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söyleyerek mübala edenler de var. Birkaç karakol ve kışlada küçük çapta çatışmalar olduğu biliniyor. Devrimin az bir sayı olarak kabul edilen 30 bin civarındaki askerle yapılması ise ilginç bir tarihi not. Halk için en keyifli tarafının kışlık sarayda Çar’ın şarap mahzenini ele geçirip kızıl muhafızlar gelinceye kadar pahalı şarapları çantalara indirmeleri olarak anlatılır.

100’üncü yıl kutlamalarına katılmaya ne dersiniz?

Kasım’ın ilk haftası Ekim Devrimi’nin 100. Yılı nedeniyle Moskova ve Petersburg’a yoğun ilgi olacak. Şimdiden kendinizi bir tur prorgamına dahil edin. Rusya vizeniz yoksa hemen başvurun. Rusya’da ilk durağınız Moskova olsun. Burada önce Kızıl Meydan’ı daha sonra Lenin Müzesi’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Kızıl Meydan etrafındaki katedralleri ve Kremlin Sarayı’nı mutlaka görün. Özellikle sırtınızı Aziz Vasil Katedrali’ne verip bir fotoğraf çekmeden dönmeyin.  Bolşevik Devrimi’nin unutulmaz lideri Lenin’in anıt mezarını ziyaret edebilirsiniz. Tabii Moskova’ya gitmişken Nazım Hikmet’in mezarının bulunduğu Novodeviçi Mezarlığı’nı görmeyi unutmayın derim. Moskova’nın güzelliklerini de görmeyi ihmal etmeyin. Metrosu, dünyanın en büyük ve en eski metrolarından. Metro durakları neredeyse bir sanat galerisi gibi. Kasım ayında Rusya soğuk olacağı için yanınıza kalın kıyafetler almayı unutmayın. Moskova’nın İstiklal Caddesi olan (Gerçi bizimkinden eser kalmadı) Arbat’ta pek çok restoran ve cafe bulabilirsiniz. Moskova’nın ünlü caddesi Tverskaya Caddesi’nde yürüyüş yapabilirsiniz.

Devrim’in başkenti Petersburg’da ise ünlü Hermitage Müzesi’ni ve Çar’ın Kışlık Sarayı’nı mutlaka görün. Lenin’in şehre giriş yaptığı Finlandiya İstasyonu, hükümet konağı olarak Lenin’in uzun süre ülkeyi yönettiği ve Ağustos 1917’de kapatılan Smolni Enstitüsü, İşçi Hareketleri ile nam salan Kirov Fabrikası’nı görebilirsiniz. Nevsky Caddesi üzerindeki Kazan Katedrali, Dostoyevski’nin Kuznechny Sokağı’ndaki evini, Ekim Devrimi’nde adını sıkça duyuran Bolşevik Karargahı’nı da görebilirsiniz. Ayrıca 7 Kasım tarihinde Ekim Devrimi 100. Yıl etkinliklerine katılabilirsiniz.

İlginizi çekebilir:

Moskova’da Devrim’in izindeki 7 nokta

Moskova’nın en popüler eğlence mekanları

St. Petersburg’da muhteşem bir yazlık saray: Peterhof

Rusya’nın Avrupa’ya bakan yüzü: St. Petersburg

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account