Bulgaristan’daki “Türklerin Kalesi” Kırcaali

Bulgaristan’daki “Türklerin Kalesi” Kırcaali

Annemin doğduğu, anneannemin küçücük bir kızken bana sürekli anlattığı Bulgaristan topraklarına her gidişimde farklı bir heyecan duyuyorum. Sanki merak, üzüntü, sevinç, v.b hepsi birbirine karışıyor. Orada tanıştığım her Bulgaristan Türk’ü, geçmişe dönük anlatılan her anı gözyaşlarıma boğulmama sebep olabiliyor.

Son zamanlarda Türkiye’ye yakınlığıyla büyük avantaj sağlayan Kırcaali’ye yolum sık düştü. Bulgaristan’ın Güneydoğu kısmındaki Kırcaali, İstanbul’a sadece 5-6 saat uzaklıkta. Akşam otobüse bindiğinizde sabahın ilk ışıklarıyla varmış oluyorsunuz bile.

Buraya ilk gelişimde yeni öğrenmeye başladığım Bulgarca’da pratik yapabileceğimi sanıyordum. Meğerse mümkün değilmiş. Çünkü nüfusun büyük çoğunluğu Türkler’den oluşuyor. Bulgarlar da Türkçe’yi gayet iyi biliyorlar.

Otele İngilizce rezervasyon maili gönderdiğinizde Türkçe olarak cevap dönebiliyor, bir kafeye gidip sipariş verdiğinizde önünüze tam da “Tavşan kanı” bir çay getirilebiliyor, Türk kahvesinin en güzelini lokumu, suyu ile burada içebiliyorsunuz.

Yönetiminde de Türklerin bulunduğu Kırcaali bu özelliğiyle “Türklerin kalesi” olarak nitelendiriliyor.

Özellikle gençlerin çok güzel bir Türkçeyle konuşmalarına hayran kaldım. Sebebi olarak ailelerin kendi aralarında Türkçe konuşmalarının yanısıra Türk televizyonlarının seyredilmesi, Türk dizilerinin gördüğü büyük rağbet gösterildi.

Kırcaali’de ne yenir?

Bosfor lokantasının lezzetli kebapları, etleri, yanında bol köpüklü ayranıyla mutlaka tadılmalı. Hemen yanındaki Friends restoranın patates kızartmasına Bulgar birası eşliğinde doyum olmuyor.

Street Cafe tam kıvamında çayı ve kahvesi, “Abla hoşgeldin. Nasılsın?” diye karşılayan tatlı gençleriyle favori mekanlarımdan… Pizza seviyorsanız ve ayaküstü, uygun fiyatlı bir yer arıyorsanız Newyork Pizza tam size göre…

Merkezin biraz dışında, baraj gölüne yakın konumdaki Mehana Stanata lokantasını ise hararetle öneriyorum. 2003 yılında Ceylan Ali Bey tarafından açılan, 8 yıl önceyse restore edilen lokanta, kapalı ve bahçe kısımlarıyla 330 kişi kapasiteli. Et çeşitlerinin yanısıra, mezeleri, salataları ve şaraplarıyla da çok iddialı. Hafta sonları Türkçe ve Bulgarca canlı müzik yapılıyor.

Kırcaali’den ne alınır?

Buradan alınacaklar listesinin en başında dünyaca ünlü Bulgaristan gülünden yapılan kozmetik ürünler geliyor. Türk izlerinin yoğun görüldüğü şehirde, Tuğra kolyeler, gümüş takılar, beşibiryerdeler, padişah kemerleri, padişah macunları, lokumlar, ahşap biblolar, tahta kaşık ve tabaklar, etnik giysiler de dikkat çekiyor.

Benim daha önceki gidişlerimden biri Marta Nine günü olan 1 Mart tarihine denk geldiğinden Martenitsi adı verilen kırmızı-beyaz örme bilekliklerden satın almıştım. Kışın bahara dönüşmesinin kutlandığı Marta Nine gününde herkes birbirine uğur getirmesi için Martenitsi hediye eder ve bileklere takılırmış.

Kırcaali’de baraj gölü kıyısına gidip doğayla baş başa kalmanın huzurunu yaşayabilir, parkında keyifli bir yürüyüş yapabilir, geniş ve yemyeşil caddelerinde şehri keşfedebilirsiniz.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account