Benimle bir Marakeş yolculuğuna var mısınız?

Benimle bir Marakeş yolculuğuna var mısınız?

İstanbul’dan kalkan uçağımız Marakeş hava alanına inişe geçtiğinde, çok farklı bir coğrafyaya yaklaştığınızı hemen anlıyorsunuz. Bir tarafından tepeleri karlı Atlas dağları, diğer yandan hemen hemen tüm kuzey Afrika’yı kaplayan Sahara Çölü’nün batı kısmı.

Fas’ın üçüncü büyük şehri Marakeş’in havaalanı çok yeni ve yapısal özellikleri ile İzmir’deki Adnan Menderes Havalimanına benzeyen son derece modern bir yapı. Dostça karşılayan ve sizi özenle yönlendiren personelin çabaları sonucu işimiz çabuk bitiyor. Valizini aldığınız yerdeki döviz bürolarında kur aynı. Dövizimizi de yerel para birimi dirheme çevirdikten sonra, kendimizi dışarıda buluyoruz.

Günümüzde insanların olmazsa olmazı cep telefonumuz geliyor aklımıza. Tabii aynı zamanda internet. Bir anda karşımıza çıkan, özel üniformaları içinde iki genç bayan kurtarıcımız oluyor. Kanatları olmayan iki melek adeta. Telefon konusunda bilgi veriyorlar. 5 Euro karşılığı yeni kartlarımız telefonlarımızda, internetimiz 5 GB, çok olmasa da biraz konuşma hakkınız var. İşte bu harika oldu. Şimdi tüm dünya ile haberleşebiliriz.

Fas maceramız başlıyor

Otelimiz şehir dışında lüks bir golf oteli. İçinde, dışında güvenlik personeli ile burun buruna geliyorsunuz her an. Hepsi saygılı ve güler yüzlü. Otele yerleşip, kendimizi şehir merkezine atmamız bir oluyor. Şehirlerin Medina denilen kerpiç surlarla çevrili tarihi mekanları ve bunların içinde çarşı anlamında Suk’ları var.

Nüfusu 1 milyonun üzerinde olan Marakeş Fas’ın üçüncü büyük kenti. Çok büyük bir meydan olan Cami-ül Fena, Fas’ın Afrikalı, Berberi ve Arap vatandaşlarını buluşturan, zaman zaman sakinliğin, ama çoğu zamanda telaşlı bir kargaşanın hakim olduğu çölün ortasında önemli bir kent.

Marakeş’in kalbi Cami-ül Fena’da atıyor

Cami-ül Fena, fanilerin toplanma yeri, gündüzleri sıcaktan yandığınız, akşamları da arı kovanını andıran bir meydan. Birbirinden rahatsız olmadan, her biri ayrı telden yan yana müzik yapan çalgıcı gurupları yüzlerce kişiyi etrafında topluyor. Zaman zaman dinleyiciler arasında dolaşan şapkalara konan küçük paralar bu kişilerin kazançlarını oluşturuyor.

Yılan oynatıcıları, turistlerin boynuna sarılan yılanlar veya kucağına verilen altı bebek bezi ile bağlı maymunlar ilginç sahneler oluşturuyor. Falcılar, seyyar satıcılar, davulcular, herkes turistlerin ilgisini çekme peşinde. Tabii bir de küçük bahşişlerin.

Akşam güneşinin evlerin kerpiç duvarlarını kırmızıya boyamaya başladığı saatler birbiri ile ilgisi olmayan iki ayrı dünyanın habercisi adeta. Cami-ül Fena meydanı bir metaformoz geçiriyor adeta. Gündüzün sakin yaşantısı yerini, daha çok sesin ve kargaşanın hakim olduğu bir tabloya bırakıyor.

Kerpiç surların içinde, ara sokaklarda, daracık labirent şeklindeki yollar, sizi içine çeken bir girdap gibi, iç taraflara doğru girdikçe, daha derinlere gidesiniz geliyor. Giysi, mobilya, hediyelik eşya, halı satan dükkanların bulunduğu ana yolları bırakıp, bir yan sokağa geçtiğinizde ise hemen farklı bir yaşantı çıkıyor karşınıza. Tavuk, horoz, tavşan gibi hayvanları tavana asılı terazilerle canlı canlı tartıp satan satıcılar ve onlarla pazarlık eden alıcılar. Anlaştıklarında hemen dükkanın arka tarafında kesilip temizlendikten sonra müşteriye teslim ediliyor.

12. Yüzyılda yapılan Kutubiye Camisi

Cami-ül Fena meydanına komşu Kutubiye Camisi gerçek bir tarih. Adını daha önce çevresinde bulunan kitapçılardan alan cami 12. yüzyılda yapılmış. Her ne kadar mihrabı tam kıbleyi gösterecek şekilde yapılmamış ise de, imam bunu göze alarak yönünü kıbleye çeviriyor. Ona uyan cemaat de tabii.

Eski ve Yeni Marakeş

Eski Marakeş’in etrafı zeytin ve hurma ağaçları ile dolu. Hurma ağaçları gökdelen gibi göğe yükseliyor. Görüntü kirliliği yaratmasın diye GSM vericileri de, hurma ağacına benzetilerek yapılan direklerin tepesindeki yaprakların arasına gizlenmiş. Leylekler de gelip üstüne yuvalarını yapmışlar.

Gelişen yeni Marakeş ise son derece modern oteller ve güvenlikli, çevresi duvarlarla çevrili sitelerden oluşuyor. Modern yolları ve gerçekten uyulan trafik kuralları ile Marakeş geleceğin ilginç kentlerinden biri olmaya aday.

Ancak hiçbir şey Cami-ül Fena meydanı ve Suk kadar ilginç olamaz. Adım başında karşınıza çıkan taze meyve suyu, taze kavrulmuş nohut, haşlanmış salyangoz, çeşitli kebap satıcıları sizi her an bir ziyafete davet ediyor. Bu ara kına yakan kadınlar, seyyar dişçiler, muska yazıcılar, arzuhalciler, elinde ustura ile size gülümseyen berberler de renkli görüntüleri tamamlıyor.

Suk denilen çarşıların sokaklarının üstleri aralıklı çıtalarla kapalı. Aralardan sızan güneş ışıkları bu dar sokakların gizemini bir kat daha artıran ışık oyunlarına dönüşüyor. Deri çantaların, ayakkabı ve terliklerin satıldığı dükkanlara komşu baharatçı dükkanlarından havaya yayılan müthiş kokular sizin farklı bir dünyada olduğunuzu size hatırlatıyor.

Argan yağı sizi gençleştiriyor

Her derde deva argan yağı Fas’ın olmazsa olmazı. Ağaçların üzerine çıkarak argan meyveleri ile karnını doyurmaya çalışan keçiler ise ilginç tablolar oluşturuyor. Kabukları kırılarak içinden çıkan fıstığın taş değirmenlerde öğütülmesi ile elde edilen bu yağ, adeta tanrının bize sunduğu bir iksir. Cilde faydası hem yaraları iyileştirerek, hem de cildi gençleştirerek ortaya çıkıyor. Sonra da arganlı sabun ile temizlediğinizde, yumuşacık bir görünüme kavuşuyor cildiniz. Argan fıstıkları kavrularak öğütüldüğünde ise yemeklik argan yağı elde ediliyor. Bunun da önemli bir antioksidan olduğu konusunda herkes hemfikir.

Şehrin karmaşasından yoruldunuz mu ? Hemen meydana bakan kahvelerden birinin üst katına çıkıyor ve kendinize bir nane çayı ısmarlıyorsunuz. Tepsi içinde bir boş bardak, bir su dolu bardak ve bir de içinde haşlanmış nane yaprakları bulunan çaydanlık geliyor. Son derece dinlendirici bu çayı içerken, meydanda olup bitenleri seyretmenin tadına doyulmuyor.

Velhasıl sizi kendi dünyanızdan kopartıp, gizemler dünyasına taşıyan Marakeş, gezi tutkunlarının mutlaka görmesi gereken bir şehir.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account