“Ben Roma’ya gidiyorum anne”

“Ben Roma’ya gidiyorum anne”

Bir film izledim Siyah-Beyaz Anne. Öyle güzeldi ki…

Roma sokaklarında kaçak bir Prenses; güzel mi güzel. Sokaklar, caddeler, İspanyol Merdivenleri ondan da güzel. 60 yıl öncesinde çekilmiş bir film. Peki bu şehir hala böyle güzel miydi acaba?

Tabii bu soruyu sormamdaki asıl sebep şu: Genelde bizde yıllar geçtikçe şehir siluetleri kötüleşir. Şüphem bundan sanırım. Peki “Roma Tatili” filminin Roma’sı gibi miydi hala o büyülü şehir. Siyah-beyaz bir filmde her şey bir insana bu kadar ışıltılı gelebilir miydi?

Geldi işte…

Her neyse diyerek Roma’ya gitmeniz için aklınızı çelebilecek biraz daha sebepler anlatacağım size.

Öyle bir şehir ki…

Dünyada gezip görmek için insanları cezbeden yerleri düşünün. Piramitler, Çin Seddi, Roma vs… Yüzlerce yıldır dünyanın dört bir tarafından gelip gezen, fotoğraf çeken insanları hayal edin. Hadi düşünelim birlikte. Roma’nın farkı neydi? Antik çağdan bu güne Roma’nın diğer popüler seyahat odaklarının aksine hala çağdaş bir yaşam sürdürmesi en ayırt edici özelliği olmalı. Emsallerine göre dolu dolu modern bir yaşam süren bir şehir Roma. Hiç yaşlanmayan bir kadın gibi. Hala güzel, hala etkileyici…

Roma için; çok eskiyle çok yeninin en uyumlu halidir diyebiliriz… Tüm bunların yanında, dünyanın her köşesinde değişen olayların, kanlı savaşların uzağında, siyasi entrikaların fazla hissedilmediği ve kendini tüm bu dünyanın dışında tutabilen şehirdir Roma.

Şehrin yüzü

Romus ve Romulus efsanesiyle başladığı düşünülen şehir adeta bir açık hava müzesi. Sanat ve tarih öyle iyi korunmuş ki sanki hepsi yakın zamanda yapılmış gibi…

“Ben artık gezgin olacağım, yeter artık bu rutin hayat” deyip çantanızı sırtınıza almaya karar verdiyseniz ilk rota Roma olmalı.

Yürüdüğünüz her sokakta, geçtiğiniz her köprüde, girdiğiniz her avluda sanat var, tarih var. Tamam tamam; sakince hepsini anlatacağım.

Nerelere gitmeli

Bu bölüme  Colosseum ile başlamak doğru olur sanırım. Zira en popüler yapıtı. 2007 yılında Dünya’nın 7 harikasından biri olarak seçilmiş.

Roma Forumu  Antik çağda imparatorluğun ticari, siyasi ve kültürel merkezi olmuş.

Bizim Beyazıt meydanını düşünün İstanbul’da. İşte Roma içinde Navona Meydanı aynı .

Mimarisiyle ziyaret edenleri büyüleyen dini yapı  Pantheon ‘un tam ortası güneş ışığının içeri girmesini sağlayacak şekilde tasarlanmış.

Ah o Aşk Çeşmesi kimler dilek tutup para atmadı ki… Neptün figürünün bulunduğu yapı bir havuzla çevrili. Her saat havuzun etrafında kalabalık ziyaretçi gruplarını görebilirsiniz.

Peki kimler arkasını dönüp havuza dilek parası attı. Bu arada hep merak etmişimdir. O madeni paralar ne oluyor? Anlatayım, bu konu çok keyifli.

Tarihi çeşmeden geçen yıl 1.4 milyon euro tutarında madeni para toplanmış. Trevi Çeşmesi’nde toplanan paralar, bir yardım kuruluşu aracılığıyla yardıma muhtaç insanlara ulaştırılıyormuş. Muhteşem…

Vatikan’ın en görkemli yapılarından biri Aziz Petrus Bazilikası. Aziz Petrus’un mezarı da bu alanda bulunuyor.

İhtişamın evi  Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli. Antik eserlerinin yanında dini sanat eserleri ve tablolar da yer alıyor.

Aşk Çeşmesi’ne çok yakın mesafede olan İspanyol Merdivenleri ismini yakınındaki İspanyol elçiliğinden almış. Şehri gezenlerin basamaklarında soluklandığı en keyifli noktalardan biri…

Castel Sant Angelo 139 yılında İmparator ailesine mozole olarak inşa edilmiş. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan da burada esir tutulmuş. Kaleye çıkarsanız enfes nehir manzarasını rahatlıkla izleyebilirsiniz.

Şehrin bembeyaz ve gösterişli yapısı Vittorio Emanuele II Abidesi. Yapının çatı kısmında “Mahşerin Dört Atlısı” adındaki iki heykel bulunuyor. Bilmem bu isim tanıdık geldi mi!!! Filmini ya da kitabını okuyanlar olmuştur sanırım.

Şehrin en popüler meydanlarından biri Campo de’Fiori. Pazar stantları, kafeler, restoranlar bulunan keyifli bir meydan. Hatta burada kurulan pazardan hemen hemen her gün taze sebze ve meyve  alabilirsiniz.

Papa için inşa edilmiş Aziz Petrus Meydanı. Meydan, Papa’nın konuşma yaptığı zamanlarda çok fazla ilgi görüyor.

“Deminden beri anlatıp duruyorsun ee biz nerede deli gibi dükkan gezeceğiz” diyorsanız koşun koşun Via del Corso‘ya.  15. yüzyıldan beri Roma’nın en önemli alışveriş merkezi ve bu kentin gelişme sürecine epeyce katkıda bulunmuş. Caddede dükkanları gezerken farklı mimari yapılara sahip binalara bakmaktan da kendinizi alamayacaksınız.

Trastevere, senin yerin ayrı…

Tiber Nehri’nin batısında, Arnavut kaldırımlı, dar sokaklı bu  caddeyi gördükten sonra unutabilmeniz imkansız artık.

Küçücük dükkanlarla dolu bu caddede tasarım eşyalar, kafeler, barlar, Roma’ya özgü lezzetler ve en önemlisi Roma’nın ruhunu bulacaksınız.

Roma’nın bu en bohem semtine ulaşmak için Campo dei Fiori’den yürümeye başlayıp Ponte Sisto‘dan geçebilirsiniz. Bölgede bolca salaş Trattoria vardır.

Ezcümle Roma’nın Asmalımescit’i diyebiliriz Trastevere için.

Vatikan ülke içinde ülke…

Vatikan, Hıristiyan dinine ait Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan devlettir.

Evet, Vatikan’ı duyduğumuzda aklımıza dini misyonu olan bir şehir devleti geliyor. Benim içinse yoğun ve kalabalık Roma’dan kaçış yeri. Klasik dar sokaklı eski ve küçük yapıların aksine daha geniş ve düzenli bir yerleşimi var Vatikan’ın. Roma merkezden ya da Tren garından metroya bindiğinizde Ottaviano durağında indiğinizde Vatikan’dasınız.

Başka neler yapabilirsin?

O bulvar senin bu meydan benim gezdiniz. Bir bakalım yapacak daha neler kaldı.

Yüzlerce yıllık sanatsal ve tarihi hazineleri barındıran Vatikan müzelerine koca bir günü ayırmalısınız. Her ayın son pazar günü ziyaretler ücretsiz. Tabii uzun kuyruklara kalmak istemiyorsanız saatini erkene kurmalısınız.

Bu arada aklınızda bulunsun pazartesi günleri müzelerin kapalı olduğu gün. Gidip de kapıda kalmayın : )

Mayıs ayının ilk haftasında ülkenin dört bir yanından Laterano‘daki Piazza San Giovanni’ye gelirler. Her yıl buradaki konserlere gelmek Romalılar için pazar günü kiliseye gitmek kadar önemlidir.

Gece eğlenmeye meraklıysanız şehrin en gözde eğlence yerleri Testaccio bölgesinde. Tabii buna Trastevere’yi eklemeli. Fakat Romalıların en çok eğlendiği yerler genellikle meydanlardır.

Roma’da nerede kalmalıyım?

Bir İmparatorluk görkemi yaşamak istiyorum diyorsanız, 5 yıldızlı, muhteşem manzaralı otelleri tercih edebilirsiniz.

Bunun yanında keşiflere daha uygun Trastevere bölgesinde konaklamanız da mümkün. Tren istasyonuna yakın bölgeler ise daha rahat ve fiyat açısından da uygundur.

Benim kişisel tercihim Roma’da daha yerel bir konaklama. Bunun için ise en uygunu B&B yani oda+kahvaltı otelleri. Bu şekilde konforlu bir evin odasını kiralamış olursunuz. Evin diğer alanları ortak kullanımdır. Pazar (mercato) alışverişi yapıp evde İtalyan reçetelerini denemek size unutulmaz bir deneyim yaşatacaktır.

Kiralık ev konusunda daha ferah bir şehir ortamına sahip Vatikan aklınızda bulunsun.

Yine bir benzetme üzerinden anlatmak  gerekirse Vatikan’ı Etiler semti gibi düşünün, Romanın tarihi kesimini ise Beyoğlu gibi… Şimdi taşlar yerine oturdu sanırım :)

Yemek deyince akan sular durur

Hiç kusura bakmayın bu bölüm benim için bir ayrı önemli. Ne için geziyoruz değil mi? Yeni yerler, kültürler kadar yeni lezzetler keşfetmek için.

İşte İtalya’da Roma’dan daha iyisi olur mu bunun için. Şöyle düşünelim: Nasıl ki Türkiye’de Gaziantep mutfağı, Karadeniz mutfağı, Ege mutfağı, Hatay mutfağı gibi birçok mutfak var. Bu mutfakları temsil eden en güzel Restoranları da İstanbul’da bulabiliyoruz. İşte İtalya’nın Roma’sı da bu ülke için aynı değeri ifade ediyor. İtalyan mutfağına özgü en güzel lezzetleri barındıran restoranları da bu şehirde bulabilirsiniz.

Napoli’nin güneşli topraklarında yetişen zeytin, domates, patlıcan ve limonla yapılan yemekler, pizzanın doğduğu yer “Napoli”

Kuzey İtalya’da bulunan Emilia-Romagna bölgesi ise tam bir şarküteri cenneti. Ayrıca balzamik sirkenin ve peynirin vatanı. İtalya’nın en lezzetli Lazanyası bu topraklarda yapılır. Neyse  ki Roma bu konuda  imdadımıza yetişiyor ve tüm bu lezzetleri önümüze seriyor.

Roma’da lezzetli ve keyifli bir yemek için pahalı restoranlara gitmenize gerek yoktur. Bu şehir sokak lezzetlerinin yıldızlarındandır. Tam bir dilim pizza cenneti (Pizza al taglio). Dikdörtgen şeklinde, gezerken bile yiyebileceğiniz parçalara bölünmüştür.

Bu Dükkanlardan bazıları; Pizza Luigi, Doppio Zero, Forno di Campo de’Fiori

Pizzalar ne kadar iyi olursa olsun bir İtalya şehrinde sadece pizzayla yaşayamazsınız. Mozzarella ile doldurulmuş, kızarmış pirinç toplarını denemeden nereye gidiyorsunuz? Ya da Fish and Chips’in sadece İngiltere’ye özgü bir yemek olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Roma’ da en iyisini nerede yiyebilirim?” sorusunu duyar gibiyim. Hemen söylüyorum; “Dar Filettaro” doğru adres olacaktır.

Ve elbette dondurma olmadan Roma’yı terk etmek çılgınlık olur. Giolitti’de kocaman bir dondurma neredeyse kış uykusundaki bir ayıyı bile uyandırabilir.

Seyahatinizin son vuruşunu kesinlikle beyaz örtülü masaları olan bir restoranda yapın. La Rosetta’nın İstiridyeli Spagettisiyle sevgilinizin gönlünü bir kez daha kazanabilirsiniz.

Gelelim, ‘nerede ne yenir” bölümüne. Hazır mısınız? Listeyi paylaşıyorum.

  • Klasik İtalyan Yemekleri

Trattoria Da Danilo

Adres : Via Petraca 13

Trattoria All’Arancio

Adres : Via dell’ Arancio, 50, 00186 Roma

  • Rigatoni Carbonara ve Tramisu

Velavevodetto ai Quiritti

Adres : Piazza dei Quiritti 4/4 00191 Roma

  • Yerel ve Etli Yemekler

Armando Al Pantheon

Adres : 31 Salita dei crescenli

  • Atıştırmalık Cafe

Fa_Bio

Adres : Via Germanico, 43, 00192 RM

  • Fish Market

Dar Filettaro

Adres : Largo dei Librari, 88, 0186 Roma

  • Sakatat Yemekleri

Checchino Dal 1887

Adres : 31 Via di Monte Testaccio 13

  • Manzaralı Cafe

Oppio Caffe

Adres : Via Delle Terme di Tito

  • Şarap Mağazası

Enoteca Buccone

Adres : Via di Ripetta, 19/20, 00186 Roma

  • Dilim Pizza

Quelli di Via Nizza

Adres : Via Nizza, 18, 00198 Roma

Roma’da ulaşım!!!

“Bütün yollar Roma’ya çıkar” sözünün sanırım gerçeklik payı var. Ciampino ve Fiumicino havaalanlarına birçok ülkeden direkt uçuşlar mevcut. Ayrıca yaygın tren ağıyla da Roma’dan birçok şehre geçiş yapabilirsiniz. Trenitalia ile önceden alacağınız hızlı tren biletleriyle konforlu ve hızlı seyahatler planlayabilirsiniz.

Roma’yı anlamak…

İtalyanların çok sevdiğim bir sözü vardır. “İl dolce far la niente” Yani hiçbir şey yapmamanın güzelliği. Dar Roma sokaklarında kaybolurken, kıtır kıtır bir Cannoli’yi yerken ya da şirin bir kafede oturup köpüklü bir cappucino yudumlarken hiçbir şey düşünmeyin. Roma seyahati kendinize bir ödül, bir durup dinlenme molanız olsun.

Evet Anne bu seyahat bana çok iyi geldi. Artık eve dönebilirim. Tabii bir süreliğine :)

Bir başka keyifli bir yolculukta tekrar görüşmek üzere hoşçakalın…

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2018 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account