Barış ve esenlik şehri Kudüs

Barış ve esenlik şehri Kudüs

Yazı: Fatih Tekden

İsrail uzun zamandır planladığım gitmek istediğim bir ülkeydi. Benim için birçok anlamı bulunmaktaydı. Gezi macerama dünyanın kalbî olan Kudüs’ten başlamak istedim, dünyanın kalbi denmesinin hem bilimsel hem de spritüal anlamı bulunuyor, 5 bin yıllık belki de daha fazla tarihi bulunan kutsal şehir dünyanın akapuntur noktaları olan ley hatları enerji merkezlerinin üzerine kurulu. Dünyanın birçok yerinde bu enerji alanları mevcut. Bunlara örnek verecek olursak Peru, şehrimiz İstanbul, Petra, Mısır’ın başkenti Kahire. Hepsi de bu enerji alanlarının üzerine kurulu.

Orta Doğu’nun bu çılgın ülkesine gidiş maceram ise tamamen tesadüf oldu. Sevdiğim bir yazar arkadaşım astroloji spritüal kamp düzenleyeceğini belirti benim için çılgınca bir tesadüf oldu. Hem eğitimlere katılacak hem de kutsal şehri gezmiş olacaktım. Büyük bir mutlulukla eğitim kampı için hazırlıklarımı yaptım. Batı’ya değil de Orta Doğu’ya gitmem konusunda birçok kişi şaşırsa da doğunun bende sıcak enerjisi her zaman içimi ısıtmaktaydı.

Uçağım çok erken saatlerdeydi beklenen gün gelmişti arkadaşım ve ekiple birlikte buluşup işlemleri yapıyorduk ama daha ilk dakikalarda çılgınlık başlamıştı uçağa bindim ama eksik mühürlerin olduğu fark edildi. Onca kontrolden geçen ben hiçbir görevli fark etmiyor gerçekten sadece benim başıma gelecek türden bir olay 25-30 dk. kadar valizlerimin uçağa binmesi beklendi endişeli bekleyişim sonunda son bulmuştu, üç saatlik yolculuğun ardından sonunda varmıştık hava limanına. İner inmez fanatik kişilerin oluşturduğu değişik atmosfer fark ediliyordu, Eski ve yeni sentezi vardı.  Tel Aviv; Yüksek binalara, güzel plaja sahip biraz bakımsız bir şehir, en çok dikkati mi çeken isen çevreyi güzelleştirmek için kullanılan yeşillikler, arıtılmış deniz suyu ile sulanıyordu.

Eski Kudüs’e doğru yola çıktık. Ortodoksların işlettiği otele yerleştik. Kudüs bütün dinler için önemli bir şehir. Hz. Davud merkezli Kenan halkı da Hz İsa’yı çile yolunda anan çarmıh acısını yaşayan Hristiyanlar da Hz. Peygamberi miraca çıkaran Müslümanlarca da kısacası İbrahim’in çocukları için kutsal bir şehirdi. Aslanda bu da semirin devamlı yaşamasını sağlayan gizemli bir özellikti.

Kutsal şehir gömülü onlarca elçi yaşanan birçok savaş yapılan yüzlerce yakarışa rağmen ne yazık ki insanlara biz olmayı birlik olmayı öğretememiş. İlk gün gece yemek yedikten sonra yürüşe çıktım. Tabi her yerde devriye gezen askerler ilginç gelmedi desem yalan olur; birkaç butik alışveriş yapabileceğim yere gittim, girdiğim bütün mağazalarda ayrı ilginçliklere tanık oldum.

Türklere ilgi yüksek

Türk olduğumu duyunca yüzde 30-40 kadar indirim yapıyorlardı, sürekli indirdim almak harika bir şey biraz daha gezdikten sonra sur içini ne girdim; tarih kokan surlara sahipti. İlk geceyi biraz ruhani geçirmek istedim Altın kubbeli kubbet’üs sahra eşsiz bir enerjiye sahipti. Mescidin alt katında mini mağara var; tek başına kalmak için harika bir yer. Kubbet’üs sahra hikâyesi çok eskiye dayanır, kişilerden aktarılan rivayete göre Hz Muhammed bir gece Mekke’den kutsal belde Kudüs’e alınır oradan taşın üzerinden Burak’la birlikte göklere taşınır, vahdeti vücut halini yaşar ve bütün peygamberlere namaz kıldırır.

Kudüs gündüzleri dini törenler ritüeller ile geçen geceleri çok ilginç şekilde eğlence hayatının zirveyi gören bir yer. Özelikle İbraniler eğlenmesini çok iyi biliyor batı tarzı caz müzikte orta doğuya ait otantik müziklerde çok dinleniyor. Yerel insanların sohbetleri çok keyifli. Bir İsrailli, kadın, erkek fark etmeden 3 yıl askerlik yapıyor. Bu durum onları da rahatsız ediyor, savaşın yorgunluğunu orda canlı canlı görebiliyorsunuz. Özelikle dini olarak fanatik Yahudiler askerlik yapmak istemiyor, ülke politikalarına karşı çıkıyor sürekli olarak protesto yapıyorlar.

Ağlama Duvarı

Ağlama duvarına geldiğinde şanslıydım ki bir yakarışa denk geldim alana girdiğimde kıpa takmak zorunlu ve girişte yılan derisi gibi ele sarılan bir deri veriyorlar kola sarılan bu deri bilgeliği ve Tanrısal akışı temsil ediyor.

Günümüzde ağlama duvarı aslında Hz. Süleyman mabedinin kalıntısı olduğuna inanılıyor; bu kutsal tapınak tarihte iki kez yıkılıyor son olarak Persliler tarafından yıkılıyor, orda yakarışın sebebi mabedin yeniden yapılması ve sadece tapınakta yapılan kurban gibi ibadetlerin yapılabilmesi.

Orası haç merkezi gibi; dünyanın her yerinden Musevi inancını taşıyanlar tapınak duvarına gelip ibadet ediyor. Dileklerini yazıp mabedin içine yerleştiriyor, daha sonra zeytin dağında yakılıyor. Yahudi isen hac masraflarını İsrail devleti kendi karşılıyor. Kutsal günleri Cuma akşamı ile başlıyor ve telefon gibi hiç bir teknolojik ürün kullanılmıyor; kadın erkek ayrı ibadet ediyorlar. 3 haham başı dini lider olarak görev yapıyor ve Ağlama Duvarı’nın yanında büyük bir kütüphaneye müzeye sahipler eğitim ve kitaba çok önem veriyorlar.

İsrail gezmek isteyen kişiler için önerebileceğim birçok yer var ama mutlaka ve mutlaka Zeytin Dağı’na çıkmalısınız, eşsiz manzarası ve yüzlerce yıllık ağaçları ve lahitleri ile sizi alıp götürüyor. Közde kahve ve sokak yemeklerini deneyebilirsiniz. Gece çılgınlar gibi denediğim atıştırmalıklar ülkenin damak tadına göre değişiyor. Örneğin enerji içecekleri çarkı felek meyveli içme suları biraz tadı yoğun kükürtlü cips benzeri şeyleri ise isli ve yoğun baharatlı. Mutlaka Arapların içtiği ve Cuma çıkışında mescit-i Aksa’da dağıtılan taze naneli ada çaylı siyah çaydan içmelisiniz.

Lut Gölü

Ülkenin en ilginç yerlerinden biri. Deniz seviyesinin 400 metre altında, zaten araç ile giderken fark ediyorsunuz yine aktarılan bilgilere göre bu yerde büyük bir felaket olmuş eşcinsel bir toplum olan lut kavmi uyarıların ardından şiddetli bir helak maruz kalmışlar. Günümüzde birçok turistin ve yerel halkın uğrak yeri, çok keyifli eğlence merkezleri açılmış. Plaj gibi kullanıyor ve tuz oranı su değerleri yüksek olduğu için Israel Lut gölü sayesinde kozmetikte dünya çapında markalar çıkarmış, ülkeye gittiğinizde keyifle güneşlenebileceğiniz güzel bir yer.

Kıyamet Kilisesi

Yine dünyanın dört bir yanından Hristiyanlar bu kiliseye akın ediyor Roma döneminde kırbaçlanıp çarmıh ile cezalandırılan Hz İsa’nın kabri bulunuyor. Yüzlerce minik Şap Hal’den oluşan bu büyük kilise büyük törenlere ve ateş ayinine ev sahipliği yapıyor; inanışa göre Hz. İsa yeryüzüne göksel krallığı kurmak için döndüğünde bu krallık Kudüs’te olacak. İçeri girdiğinizde burnunuza gelen yoğun günlük tütsüsü her bir köşede dua edip mum yakan inanlar İsa peygamberin mezarı başında kabrine dokunabilmek için sıraya giren onlarca insan! Bu kilise o kadar kutsal ki Hristiyan tarikatlar kendi sembollerini kapıya çizebilmek için 30 bin dolar kadar ücret ödüyor girişte, birçok cemiyet ve tarikatın kendi sembolü haçı var ve Osmanlı kilise kapısını açma görevini Müslüman bir aileye vermeden önce Hristiyan tarikatlar her sabah kilisenin kapısını açabilmek için kıyasıya kavga ederlermiş.

Çölde yalnız mescit

Mutlaka Orta Doğu havasını yaşamak istiyorsanız ülkenin doğusunda bulunan Musa peygambere ev sahipliği yapan mescide gitmelisiniz. Orda insanlık duyguları çok yoğun. Dağlık bölgedeki bu yerde ufak bir çadırda ağırlandık, bölge halkının acılı hikâyesi doğulu insanda bulunan misafirperverlik hiç tanımadığı birine çayını sofrasını paylaşmasa bunlar unuttuğumuz duygular. Oraya gitmeden yıldızları çöl havasını insanları görmeden ülkeyi bütünsel bir bakışla anlamış olmasınız.

Siyon dağında Havra

Bu dağda aslında ruhbanlar için minik bir okul var ve yine kabirler var. Cami, kilise ve havra 3 tane ibadethane iç içe; etrafı gezerken İsrail’in kralı Davut peygamberin arp çalan birçok heykelini görebilirsiniz. Bir Yahudi âlime sorduğumda heykelin sembolik anlamı olduğunu belirtmişti, hatta öyle ki Museviler’in 7 kolu Şamdan’ının müzik notalarını ve gezegenleri temsil etiğini söylemişti.

Şehirde astrolojik seminerlere katıldığım, spritüal gezdiğim için eğlenceli kısımlarını çok anlatamamış olsam jerusalem (Kudüs) Barış ve Esenlik şehirdir; farklı kelimelerin ve kıyafetlerin renklerin bir mozaik olduğu ender şehirlerdendir. Aşk şehirlerinden biridir.

Şehrin kaderi dünyanın elindedir, farkındalık artıkça şehir turistlik olarak önem kazandıkça barış ve esenlik ortamının hâkim olacağına inanıyorum; günümüzde ne yazık sadece belirli gruplar tarafından ziyafet ediliyor. Bu algının değişmesi lazım, orda yaşayan herkese tekrar sevgi hatırlatılmalı.

 

 

 

 

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account