Balon turu dışında Kapadokya’da yapabileceğiniz aktiviteler

Balon turu dışında Kapadokya’da yapabileceğiniz aktiviteler

Yazı: Oğuz Potur

Deniz, kum, güneş, güneş kremi, güneş gözlüğü, gürültülü gece hayatı… Bir tatilden beklentiniz bunlar değilse eğer seçenekler arasına mutlaka Kapadokya’yı da eklemelisiniz. Kapadokya denildiği zaman akla mutlaka balon turu ve peri bacaları gelir. Oysa Kapadokya’da yapabileceğiniz aktiviteler mevcut. Doğanın bize verdiği bu eşsiz güzelliğin bize anlatmak istediği bir şeyler var adeta. Gün batımı, bir ressamın fırçasından çıkmışçasına güzel manzaralar, eşsiz güzellikteki tarihi evleri, cana yakın insanları. Dört mevsim ayrı güzel bir coğrafya Kapadokya…

Kapadokya doğal güzelliklerin harika bir uyum ile bir araya geldiği özel bir destinasyon.  Hemen hemen herkesin hayran kaldığı bir rüya coğrafyası olduğunu söyleyebiliriz. Tarih öncesi yerleşim yerlerini merak ediyorsanız eğer burası tam size göre, her geçen gün bir yenisi bulunan yeraltı şehirleri görenleri adeta hayrete düşürüyor.  Peri bacalarının ihtişamlı görüntüsünün yanında günün ilk ışıklarıyla havalanmış balonların yarattığı o muazzam manzara… İnanın ki bunlara şahit olabilmek hiçte zor değil. Hadi karar vermeniz için Kapadokya hakkında bahsedelim.

Vadiler, saklı kiliseler, mağaralar, yer altı şehirleri; Kapadokya’ya adım attığınız anda adeta başka bir zaman dilimine geçmiş gibi oluyorsunuz. Büyüleyici manzaraları, tarih öncesinden kalma eski yapıları, bin bir zahmetle oyulmuş yer altı şehirleri insanı bir anda hissedilmesi güç duyguları tatmasına yol açıyor. Kapadokya, Türkiye’nin UNESCO koruması altındaki sayılı destinasyonlardan birisi.  Kapadokya’nın tarihi M.Ö 7000’lere dayanmaktadır. Kapadokya birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bunlar; Hititliler, Frigliler, Asurlular, Persliler, Doğu Roma imparatorluğu ve Osmanlıdır. Adını Farsçada “ Güzel atlar ülkesi” manasına gelen Katpatuka’dan almıştır. Kapadokya aslen Nevşehir’e bağlıdır.

Kapadokya, 60 milyon yıl öncesine kadar aktif haldeki yanardağın yaratmış olduğu bir yerdir. Göze alışılmışsın dışında farklı gelen bu yapıları bizler peri bacaları diye biliyoruz. Oluşma nedenleri aslına bakarsanız bir doğal afet sonucudur. M.Ö 7000’lere dayanan tarihiyle beraber, orada yaşayan insanların oluşturduğu yer altı şehirleri hale sırlarını korumakta. Eğer yolunuz Kapadokya’ya düştüyse mutlaka uğramanız gereken bazı yerler bulunmakta. Bunlar; Göreme, Ürgüp, Ortahisar,  Çavuşin ve Uçhisar’dır.

Kapadokya nerededir?

Kapadokya, İç Anadolu Bölgesi’nin tam ortasındadır. Genellikle Nevşehir’le anılan Kapadokya, Kayseri, Niğde, Kırşehir ve Aksaray illeri içerisinde kalan bir konumdadır. Kuzeyde Kızılırmak, doğuda Yeşilhisar, güneyde Hasan ve Melendiz Dağları, batıda Aksaray ve kuzeybatıda Kırşehir ile sınırlanan Kapadokya bölgesi Kalkolitik Dönem’den beri devamlı yerleşim alanı olmuştur. Alanın en önemli özelliği, Erciyes Dağı ve Hasan Dağı tüflerinin, rüzgar ve su aşındırması sonucunda oluşan olağanüstü kaya şekilleri ve kışın ılık, yazın serin olan ve bu nedenle her mevsim için uygun iç iklim koşulları taşıyan kayaya oyma mekanlardır.

Kapadokya’ya ne zaman gidilmelidir?

“Yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı” bir yerlerden tanıdık geliyor olması lazım sizler için. Tipik bir karasal iklim özelliğine sahip bölgemize en uygun hava koşullarında ziyaret edilmesi en mantıklısı olacaktır. Gezilip görülebilecek onlarca yer olduğu göz önünde bulunduracak olursak eğer ilkbahar ve son baharda gidilmesi en iyi zaman olacaktır. Bununla beraber kış aylarında Kapadokya bir başka güzeldir. Adeta üzerine beyaz bir gelinlik giyer tarihin eskitemediği bölgemiz.

Kapadokya’ya nasıl gidilir?

Eğer havayolu ile gitmek isterseniz maalesef direk olarak Kapadokya’ya gidemiyorsunuz. En yakın olarak Kayseri veya Nevşehir’e gidip oradan aktarma yapmanız gerekmektedir. Eğer anlaştığınız otel veya tur şirketi size transfer hizmeti sağlıyorsa kolayca ulaşımınızı gerçekleştirebilirsiniz. Bölgeye en çok kara yoluyla ulaşım yapılmaktadır. İstanbul’dan gelecek olanlar Ankara- İstanbul karayolunu kullanarak gelebilirler. Ege bölgesinden gelecek olanlar ise afyon üzerinden gelebilmektedir.

Kapadokya’da gezilecek yerler

Kapadokya denilince akla ilk gelen şey elbetteki sıcak hava balonlarıdır. Ama Kapadokya sadece balonlardan ibaret değildir. Ihlara vadisinde bir gezintiye çıkmak, Göreme milli parkını görmek, Göreme açık hava müzesini keşfetmek, Paşa Bağları’nda gezmek, Derin kuyu yeraltı şehrinde bir deneyim yaşamak, Aşk Vadisi’nde yürüyüş yapmak ve daha bir sürü eşsiz deneyim…

Göreme Milli Parkı

Göreme, 7 ve 13. yüzyıllarda baskılardan kaçan Hıristiyanların yerleşmesiyle Hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiş. Turizm Bakanlığı kaynaklarına göre UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan alanlar içinde, Göreme Milli Parkı, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı yer almaktadır. Gelip de Göreme Milli Parkı’nı görmeden dönmek olmaz elbette. 60 milyon yıl önce Erciyes volkanik dağının patlaması sonucunda oluşan bu bölgenin manzarasını Peri bacalarının o eşsiz manzarası oluşturuyor. Bu bölgeye yerleşen Bizanslı halkın ibadet için kullandığı kiliseleri görmek de mümkün.

Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi, Hasan Dağı’nın kuzeydoğusunda bulunmakta olup ve Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı Ihlara Kasabası’ndan başlıyor.  Ihlara Vadisi’nde görülecek yerlerin başında; Ağaçaltı, Sümbüllü, Yılanlı, Kokar, Pürenliseki, Eğritaş, Bezirhane ve Direkli kiliseleri gelmektedir. 14 km uzunluğundaki Ihlara Vadisi, özellikleri ile dünyanın en büyük 2. vadisi konumunda. Bitki örtüsü çeşitliliği ile dikkat çeken vadi, şapeller ve kiliselerin bulunduğu, tarih ve sanatın buluştuğu eşsiz destinasyonlardan birisidir. Ihlara vadisi, tektonik yükselmelerin ve volkanik hareketlerin sonucunda oluşan bir bölge. İçerisinden geçen Melendiz Çayı’nın aşındırmasıyla oluşan bu vadi manzarasıyla adını duyurmuştur. Kayalıklara oyulmuş kiliseler halen vadide dikkat çekmektedir. Onca yıllara karşın kiliseler bütünlüğünü korumuş ve bugüne kadar gelmiştir. Ihlara Vadisi’ni gezmek için iki yol olduğunu söyleyebiliriz. Eğer idmanlıysanız  ve kendinizi iyi hissediyorsanız vadiye uzanan basamaklardan inip şapellerin içerlerine kadar girip gezebilirsiniz ya da bir diğer yolu seçip sıcak hava balonlarıyla vadinin üzerinden geçip manzaranın keyfine varabilirsiniz. İki seçimin de özel seçimler olduğunu söyleyebiliriz.

Göreme Açık Hava Müzesi

Ülkemizin en önemli açık hava müzesinden biri olduğunu söyleyebilirim. UNESCO koruma listesinde yer almaktadır.  Göreme merkeze iki, Çavuşin ve Ortahisar’a üç kilometre uzaklıkta yer almaktadır.. Nevşehir’e 13, Ürgüp’e de 6 km mesafesi olan Göreme Açık Hava Müzesi’ne karayolu ile Kapadokya’nın her tarafından ulaşmak mümkün. Bölgede yer  alan şapeller çok eskiden ibadet alanları olmalarının yanı sıra eğitim merkezi olma işlevini de üstleniyorlarmış. Kayseri Piskoposu Aziz Basil’in bölgeye gelerek burada kendi bildiği bilgilerinin öğretilmesi adına bir manastır yaptırdığı ve burasının bir eğitim merkezi olarak kullanıldığı bilinmektedir. 13. Yüz yıla kadar burası eğitim ve öğretim merkezi olarak kullanılmıştır. Göreme’ye adımınızı atar atmaz tarihin büyülü kokusu etrafınızı sarıyor ve 100 yıllar öncesinde burada yaşananları düşünmeden kendinizi alamıyorsunuz. Ziyaretçilerine eşsiz bir tarihi gezi yapma fırsatı sunmaktadır. Göremede görülecek yerler arasında, Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Azize Barbara Şapeli, Elmalı Kilise, Karanlık, Çarklı, Tokalı ve Yılanlı kiliseler sayılabilir.

Paşabağ Vadisi

Kapadokya’nın en güzel peri bacaları bu bölgede bulunmaktadır. Aşırı büyüklükteki peri bacalarıyla fotoğraf çekilip, yerli halkın hazırladığı yemekleri tadabilirsiniz. Fotoğrafa merakı olanlar için adeta biçilmiş kaftandır bu bölge. Rahipler Vadisi olarak da bilinen Paşabağ vadisinde bazı eski peri bacalarının yanında fotoğraf çekilebileceğiniz gibi yeni oluşmaya başlayan peri bacalarını da görebilirsiniz.

Kapadokya otelleri

Bir yeri, bir şehiri gezmek için gidip de ne olur apartman dairesinde konaklamayın. O şehrin tarihi yapısını anlayabilmek için oranın tarihi dokusuna, doğal yapılarını anlayabilmek ve tadını çıkarabilmek için butik ama şirin belki restore edilmiş bir otelde kalmak inanın daha iyi olacaktır sizler için. Kapadokya’da cave otellerin ünlü olduğunu belirtmekte fayda var. Kayadan oyma bu mekanlar yıllar önce bu kadar değerli olabileceğini oradaki yerli halk bile düşünmemiştir. Oysa şimdi 4-5 odalı otellerde gecesi yüzlerce dolar ödeyerek kalabiliyorsunuz.

Kapadokya’ da birçok tarihi evin restore edilip butik otel olarak kullanıldığını bilmelisiniz. Hatta bazıları peri bacalarına komşu durumdadır. Bir hayal edin; sabah kalkıyorsunuz ve balkona çıkıyorsunuz, karşınızda o şahane manzara… gün yeni doğuyor ve her bir yanınızda peri bacaları ve oluşturdukları ahenkli görüntü… hiçbir 5 yıldızlı otel bu yaşayacaklarınızı size yaşatamaz. Uçhisar bölgesinde harika oteller var, Ürgüp veya Avanos ilçeleri de sizlere restore edilmiş butik otelleri ile sizleri bekliyor olacaklar.

Kapadokya’da nerede kalınır?

Kapadokya’yı iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız eğer tercihiniz mağara otellerden yana olmalıdır. Veya restore edilmiş yapılardan yana tercihinizi kullanabilirsiniz. Çevre ilçelerde de bir çok seçenek bulunmaktadır. Bu ilçeler; Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Ortahisar ve Avanos’tur. Güzelyurt mevkiinde kalan eski yunan konaklarını da mutlaka görüp karar vermelisiniz.

Şehir hayatında sıkılıp nefes almak için geldiğiniz bu yerde elbette 5 yıldızlı oteller bulmakta mümkündür. Bununla beraber küçük pansiyonlar da bulmak mümkündür. Kapadokya geniş bir bölgeye yayıldığı için farklı bölgelerde farklı bütçelere uyacak konaklama yerleri bulmak mümkündür. Ürgüp , Avanos ve Göreme en çok tercih edilen ilçelerdir. Bu ilçelerde neredeyse adım başı kalabileceğiniz irili ufaklı oteller ve pansiyonlar bulunmaktadır. Genellikle restore edilmiş mağara ve evlerden oluşan bu oteller ziyaretçinin bütçesine göre farklı seçenekler sunmaktadır. Merkezden uzakta bulunan yerlerde fiyatlar daha uygundur fakat kendi aracınızla gitmediyseniz veya bir tur şirketiyle, bu yerleri tercih ederken bir kere daha düşünmekte fayda vardır. Gece karanlığında otelinize dönmek bir hayli zor olacaktır.

Kapadokya’da ulaşım

Adım attığınız anda kendinizi tarih öncesi bir yerdeymişçesine hissettiriyor dedik evet ama ulaşım at ve eşeklerle yapılmıyor merak etmeyin. Aslında bir kere daha düşündüm de hiç de fena olmazmış. Eğer merkezi bir konumda konaklıyorsanız arabayla hiçbir işiniz olmayacaktır. Belli başlı yerlere yürüyerek gidebilirsiniz. Bisiklet binmeyi seviyorsanız eğer sizler için bisiklet gezintisi yapabileceğiniz yerler bulunmakta. Yürüyerek çarşıya inebilir ve gezebilirsiniz. Dilerseniz taksileri, dilerseniz toplu taşımaları da kullanabilirsiniz. Kendi aracınızla geldiyseniz eğer bunlar sizi pek ilgilendirmez evet ama bir konuda sizi uyarmalıyım, aracınız araziye uygun değil ise araçla gideceğiniz yerleri önceden araştırıp yola koyulun. Tedbir almakta fayda var elbette. Yine ATV kiralayarak arazide gezinti yapabilirsiniz.

Kapadokya mutfağı

Türkiye’nin tahıl ambarı diye nitelendirilen bu bölgede elbette kuru baklagiller ağırlıklı olarak tüketilmektedir. Bunun yanında bölgede yetiştirilen küçükbaş hayvanlardan yapılan çeşitli Kapadokya yemekleri bulunmaktadır. Bölgenin bir başka özelliği ise üzüm bağlarıdır. Bağ bozumu zamanında bu bölge ayrı bir şenlikli ve hareketli geçmektedir. Bölgede oldukça fazla güveç yemeği bulunmaktadır. Bunlardan en meşhur olanı testi kebabıdır. Birçok yöremizde de görülebildiği gibi yemeğin yanında yoğurt, mevsim salatası vb. ürünler görülebilmektedir.

Bu bölgede sebze yemeğine pek rastlanmaz. Testi kebabını mutlaka tatmalısınız. Bulunduğunuz yere göre farklılık gösteren bir seremoni ile gelen ve sizin gözünüz önünde kırılarak sıcak sıcak servis edilen bu yemek oldukça iştah kabartan lezzetli bir yemektir. Bağcılıkla da ünlü olan destinasyonda ev yapımı şaraplarıyla ünlenmiş şarap tadım evleri de bulunmaktadır. Üzüm asmalarıyla dolu olan bu yerde 4000 yıldır şarap üretimi yapılmaktadır. Kolayca anlaşılacağı gibi hazırlanan yemekler genellikle bakliyat ve etin harmanlanmasıyla ortaya çıkan lezzetlerden oluşmaktadır. Testi kebabı gibi ünlü bir diğer yemeği ise çömlek fasulyesidir. Testi kebabı, Kayseri mantısı, Konya etli ekmek gibi İç Anadolu’nun mutfağından örnekler bulabilirsiniz. Gece hayatı olmadan olmaz diyenlerden misiniz? Sizleri beklediğinizin aksine, geleneksel dansların ve müziklerin olduğu yöresel folklorün yapıldığı sizlere özel hazırlanmış gecelerden başkasını bulmak pek mümkün olmayacak maalesef.

Kapadokya gece hayatı

Kapadokya gece hayatı, yaşadığımız şehirlerdekinin aksine daha az tempoludur. Aradığınız şey yüksek sesli müzik dinlemek ve dans etmek ise yabancı turistlerin konakladığı 5 yıldızlı büyük otellerde buna benzer eğlenceler düzenlenmektedir. Anlaştığınız tur şirketine göre değişkenlik göstermekle beraber, sizler için bazı özel geceler de düzenlenebilmektedir. Bu gecelere Türk gecesi adı verilir. Daha geleneksel ve daha yöresel lezzetlerin bir arada olduğu , dansöz ve folklör ekiplerinin sahne aldığı geceler aha çok tercih edilmektedir.

Kapadokya festivalleri

Kapadokya birçok festival düzenlenmektedir. Bunları çoğu spor odaklı olmasına rağmen birçok katılımcıyı her sene ülkemize çekmeye yaramıştır. Bölgenin doğal güzelliklerinin arasında hazırlanan parkurlarda pek çok spor faliyeti yapılabilmektedir. Bunlar ağırlıklı olarak bisiklet sürmek veya yürüyüş yapmak gibi bazı spor faaliyetleri yapılmaktadır. Bunların dışında mayıs ayında düzenlenen Cappadox festivali diğer festivallerden farklı olarak gastronomi, yerel müzik , sanat ve doğal güzellikleri kapsayan bir festival olma özelliğini taşımaktadır. Erciyes ultra sky  Trail, Runfire Kapadokya, Erciyes bisiklet festivali bölgede düzenlenen spor odaklı bazı festivallerdir.

Kapadokya’da alışveriş

Kapadokya bilinenin aksine sadece balondan ibaret değildir. Peri bacaları, üzüm bağları, doğal ve tarihi dokunun muhteşem harmanlandığı bu bölgede önemli birkaç şey daha var. Bunlar çömlek ustalığı ve halı dokumacılığıdır. Bölgeye gittiğiniz tur şirketine göre değişkenlik göstermekle beraber bazı çömlek derslerine girebilirsiniz. Kendi ellerinizle kendi çömleğinizi veya testinizi yapmaya çalışabilirsiniz. Veya bir halı dokuma atölyesine uğrayıp orada çalışan dokumacıları gözlemleyip, hoşunuza giden bir halıyı satın alabilirsiniz. Bölgede birçok doğal taş çıkarılmaktadır. Magnetler veya peribacaları minyatürlerine hemen hemen her yerde rastlıyor olacaksınız.  Ama benim önerdim bölgede çıkan doğaltaştan yapılmış ürünleri tercih etmeniz olacaktır. Eğer yolunuz Avanos mevkine düşerse Chez Galip’in çömlek atölyesine mutlaka uğramalısınız. Kapadokya turist akınına uğradığı yıllardan beri bu atölye de ün kazanmış ve uğrak bir mekan olmuştur. Göreme ilçesinde halı ve kilim dokumacılığı eski bir gelenektir. Bölgede yetişen küçükbaş hayvanların yününden elde edilen yünlerden yapılan kilim ve halılar, ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.

Kapadokya balon turu

Yazımızın başlığına uymasa da Kapadokya denilince akla mutlaka balon geldiğini ve  balonlu turunun neredeyse bölgeyle özdeşleştiğini hatırlamakta fayda var. 80 günde devri alem kitabını okumuşuzdur birçoğumuz. Yaşadıkları balon maceralarını hayal etmekten öteye geçemediyseniz eğer şimdiye kadar, Kapadokya sizi bir maceraya çağırıyor. Her bir uçuşun diğerinden farklı olduğu bu balon yolculuğu sabahın ilk ışıklarıyla beraber başlıyor ve bolca doğal güzellik ve tarihi kalıntıların olduğu bir yolculuğa başlıyorsunuz. Sabahın ilk ışıklarıyla yolculuğun başlamasının sebebi sıcak hava balonu hava ısındığı taktirde uçamamaktadır.

Bu yüzden sizleri sabahın ilk saatlerinde bulunduğunuz konumdan alıyor ve kahvaltı yapmak için kalkış alanına getiriyorlar. Siz kahvaltınızı yaparken bir yandan da balonlar şişirilmeye başlıyor. Ardından pilotlar size uçuş hakkında bilgiler veriyor. Uçuş içerisinde uyulması gereken kuralları ve önerilerini söylüyor. Ve tarifi mümkün olmayan bir yolculuğa başlıyorsunuz.

Bu kadar eşsiz olması elbette eşsiz manzaraların büyük bir payı var fakat içinde bulunduğunuz balon yerden yaklaşık 900 metre yükseğe kadar çıkıyor ve belki bir gün önce yanından geçtiğiniz o peri bacasını bu sefer yerden 900 metre yüksekten görüyorsunuz. Gezerken dikkat edemediğiniz yerleri daha net ve daha güzel görme fırsatını yakalıyorsunuz.

Eşsiz güzelliğe sahip Ihlara vadisini bu sefer tepeden kuş bakışı seyrettiğinizi bir hayal edin. Yem yeşil vadilerin, üzüm bağlarının ve Kapadokya’nın o taş kesmiş yüzünü kuş bakışı görebilmek bir ayrıcalıktır. Güneşin doğuşuna şahit olmak…  işte belki de sadece bu yüzden balon yolculuğu yapılabilir.

 

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2019 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account