Avrupa’nın Kudüs’ü Saraybosna…

Avrupa’nın Kudüs’ü Saraybosna…

”Seyahat etmek kalbini ve zihnini güzelliklere açmaktır” Biz de kalbimizi ve zihnimizi güzelliklere açmak için bir sabah erken saatlerde İstanbul’dan yola çıkıyoruz. Yaklaşık 2 saatlik yolculuğun ardından Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’dayız…

Farklı kültürlerin, farklı dinlerin harmonisini en somut şekilde görebileceğiniz yerlerden biri Saraybosna…

Boşuna “Avrupa’nın Kudüs’ü” denmiyor. Birkaç yüz metrelik mesafe içinde hem cami, hem sinagog, hem katolik kilisesi, hem de ortodoks kilisesi var. Saraybosna’da zamanda yolculuk da mümkün. Başçarşı’da osmanlı dönemini yaşıyorsunuz. Bakırcıların tıkırtıları ve kahve kokuları arasında çarşı’dan ferhadija caddesi’ne geldiğinizde Avusturya – Macaristan imparatorluğu dönemi başlıyor. Değişimi hemen hissediyorsunuz. Çünkü dış cepleri süslemeli, daha yüksek binalar başlıyor caddeyle birlikte…

Zaten çarşıyla caddenin buluştuğu yere de doğu ve batıyı gösteren bir pusulayla, “Saraybosna, kültürlerin buluşması” yazısı yerleştirilmiş… Ferhadija caddesi’ni tamamlayıp, Titova Caddesi’ni geçtikten sonra ise sosyalist Yugoslavya’nın tek tip, renksiz apartman blokları sizi karşılıyor. Havaalanına doğru devam ettiğiniz takdirde de zaten günümüzün çok katlı, cam kaplı binalarını ıskalamak imkansız. Yani Saraybosna’da yapılan 45 dakikalık bir yürüyüş size 500 yıllık bir zaman yolculuğu imkanı veriyor.

Geçen 22 yıla rağmen savaşın izleri silinmemiş

600 bin nüfusa sahip olan Saraybosna, Bosna Hersek’in başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri. 1992 ila 1995 yılları arasında süren savaşın izleri hala silinmemiş. 100 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği katliam ve yıkımın izlerini bugün bile şehrin sokaklarında ve binalarında görmek mümkün. Bazı binalarda hala kurşun izleri var. Aralık 1995’te imzalanan Dayton Anlaşması ile Bosna Hersek devleti resmen kuruldu. 22 yıllık geçmişe sahip olan balkanların bu güzel ülkesi, mutlaka görülmeli.

Diyette bile olsanız, Boşnak böreği yemeden dönmeyin

Hani şu meşhur Boşnak böreğini mutlaka yemelisiniz. Annem yazıyı gördükten sonra kızacak ama, hakikaten böyle bir börek daha önce yemedim. Osmanlıyı simgeleyen başçarşı’dan başlayalım. Başçarşı’nın sembolü Sebil, Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından 1753’te, İstanbul’daki çeşmeler model alınarak yaptırılmış. Efsaneye göre bu sebilin suyundan içen, bu şehirden asla ayrılamaz, kopamazmış. Ancak adı üstünde efsane, çünkü biz 2 gün sonra oradan ayrıldık:) Bu bölgede yer alan Saat Kulesi ve Gazi Hüsrev Bey Cami de dikkat çeken yapılardan…

Başçarşı’da Osmanlı izleri

Başçarşı’ya yakın bir konumda bulunan Latin Köprüsü 1.Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Avusturya Macaristan prensi Arşidük Franz Ferdinand’ın suikaste uğradığı köprü. Milli Kütüphane’nin karşısında bulunan köprüye göz atmadan şehirden ayrılmayın. Saraybosna’nın tekrar dirilişi muhtemelen en iyi Ulusal Kütüphane’nin uzun süren yeniden yapılandırmasıyla sembolize edilebilir. 1992’de içinde bulunan iki milyon kitap ile birlikte yok edilmişti.

1889 yılında inşa edilen Saraybosna’daki Katolik Katedrali, Paris’teki Notre Dame Katedrali’nden esinlenilerek yapılmış. Bu katedralin ayrı bir önemi var. Saraybosna’da farklı dinlerin hoşgörü içerisinde yaşandığını simgeliyor. Şehirdeki Katoliklerin merkezi kabul edilen katedralin diğer ismi İsa’nın Yüce Kalbi.

Miljacka Nehri kıyısında bulunan Alifakovac mezarlığı, savaşın boyutunu yıllar geçse de anımsatacak cinsten. Bosna Hersek’in efsane lideri ve bilge kral olarak anılan Aliya İzetbegoviç ile 1700 şehidin mezarı burada bulunuyor.. Bu mezarların çoğunun üstünde ölüm tarihi olarak savaş zamanı olan 1993 yılı yazıyor.

45 dakikada 500 yıllık zaman yolculuğu

Saraybosna’da Bosna Hersek Ulusal Müzesi, Umut tüneli, At Meydan, İnat Evi, Osmanlı Kalesi, Eski Ortodoks Kilisesi ve Müzesi görülmeye değer diğer yerler. Vaktiniz elverdiğince görmenizi tavsiye ederim..

Eğlence güneş doğduğunda bitiyor

Saraybosna geceleri eğlence konusunda Avrupa’nın bir çok önemli kentini aratmıyor. Geceye Zelenih Beretki caddesi üzerindeki barlarda ısınarak başlıyoruz. Saatler ilerledikçe Zelenih Beretki’ye 10 dakika yürüme mesafesinde olan Titova’ya geçiyoruz. Eski bir sinema olan Sloga şehrin en büyük kulübü. İçerisi tıklık tıklım ve eğlence sınırsız. Boşnakça müzikler dinlemek isteyenlerin adresi ise Jez Club.

Adı dünya olan bu kitabı okumak gerçekten çok keyifli. Bir sayfayı daha kapatırken, diğer sayfayı açmak için sabırsızlanıyorum. Görüşmek üzere..

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account