GÜRCİSTAN

Gürcistan Larisi
Gürcistan tüm yıl boyunca ziyaret edilebilecek bir ülkedir.
Karadeniz sahili ve Rion havzasında ılık, nemli ve yarı tropik bir iklim görülür. Doğu Gürcistan'da daha karasal bir vardır. Kışları soğuk, yazları ise kuru ve sıcaktır. Kafkas Dağlarının meydana getirdiği tabii engeller kuzeydeki soğuk havanın Gürcistan'a ulaşmasını engeller. Ülke bütün sene boyunca Karadeniz’den gelen sıcak ve nemli havanın tesiri altında kalır. Kışları genelde yumuşak geçer.
Gürcüce

Gürcistan, Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır. Eski Sovyet Cumhuriyetleri’nden biri olan Gürcistan’ın kuzeyinde Rusya, doğusunda Azerbaycan, güneyinde Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Gürcistan, seküler, üniter ve başkanlı cumhuriyet olan bir temsili demokrasidir. Başkenti Tiflis olan ülkenin nüfusu ise 3 milyon 700 bin dolayındadır.

Gürcüler kendilerini Kartvelebi , ülkelerini Sakartvelo ve dillerini ise Kartuli olarak adlandırır. Efsaneye göre Kartvellerin atası, Kitabı Mukaddes’teki Yafet’in torunlarından Kartlos’tur. Strabon, Herodot, Plutarkhos, Homeros gibi Eski Yunan, Titus, Livius, Cornelius Tacitus gibi Romalı yazarlar ülkenin doğusundakileri İberler, batısındakileri de Kolhlar olarak adlandırmışlardır.

Taş Devrinden bu yana

Bugünkü Gürcistan Taş Devrinden bu yana yerleşim yeri olmuştur. Dmanisi’de ortaya çıkarılan ve Homo Georgicus olarak adlandırılan İnsansıgiller kalıntısı 1,8 milyon yıl öncesine kadar uzanır. Klasik dönemde ülkenin doğusunda kurulan İberia Krallığı ve batısında kurulan Kolheti Krallığı, Gürcülerin kültürel gelişiminin ve devlet kurma geleneğinin başlangıcını oluşturdu. İÖ 4. yüzyılda ilk birleşik Gürcistan Krallığı kuruldu.

Kolhis ve İberya’da 337 yılında Hıristiyanlık resmi din olarak ilan edildi. Ülke, 13. yüzyılda Kraliçe Tamar döneminde küçük bir imparatorluk haline geldi ve Şota Rustaveli’nin ünlü destanını da yazdığı bu dönemde Altın Çağı’nı yaşadı. Yüzyıllar boyunca İran, Moğollar, Rusya ve Osmanlı Devleti’nin çekişmesine sahne olan Gürcistan, 1801’den itibaren Rusya tarafından ilhak edildi. 1918-1921 arasında Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti adı altında bağımsız bir devlet kuruldu. 1921’de ülkeye Kızıl Ordu girdi ve Gürcistan Sovyet Cumhuriyetleri’nden biri oldu. 1991 yılında yeniden bağımsızlığını kazandı.

Sovyetler Birliği’nin dağılması Gürcistan ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yaratmış ve oldukça istikrarsız bir yapı ortaya çıkmıştır.

Gürcistan’ın petrol ve doğalgaz rezervleri oldukça sınırlıdır. Ülkede çıkarılan başlıca mineraller manganez ve perlittir. Yeryüzündeki en zengin manganez rezervleri Gürcistan’ın Chiatura bölgesinde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ülkenin dünyaca meşhur şifalı su kaynakları ile kaplıcaları bulunmaktadır. Tarım Gürcistan ekonomisindeki en önemli sektörlerden birisidir. Nüfusun yaklaşık yüzde 40’ı tarım sektöründe istihdam edilmektedir.

Gürcistan, Karadeniz’e bakan sahil şeridi, dağları, kış turizmine elverişli tesisleri, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile önemli ölçüde turizm potansiyeline sahiptir. Ayrıca zengin termal su kaynakları ve kaplıcaları da birçok turisti ülkeye çekmektedir. Diğer taraftan Avrupa’ya yakınlığı büyük bir avantaj oluşturmaktadır.

İpek Yolu Projesi

Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve UNESCO’nun işbirliğinde “İpek Yolu Projesi”nin hayata geçirilmesi desteklenmiştir. Projenin amacı, katılımcı ülkeler arasındaki alt yapı gelişiminin teşvik edilmesidir.

Gürcistan kültürü ülkenin uzun tarihi ile beraber gelişmiştir. Gürcü dili ve alfabesi üzerine dayanan güçlü bir edebiyat geleneği ve eşsiz bir ulusal kültür mirası vardır. Bu özelliği güçlü bir ulusal kimlik sağlayarak tarih boyunca tekrarlanan yabancı işgali ve asimilasyon çabalarına rağmen Gürcü kimliğinin korunmasına yardımcı olmuştur.

Gürcü alfabesi milattan önce 5. yüzyılda bulunmuş ve milattan önce 284 de Iberia krali 1. Parnavaz tarafindan geliştirilmiştir.

Gürcistan’in orta çağa ait kültürü büyük ölçüde Ortodoks Hristiyanlik, Gürcü Orotodoks ve Apostolik kilisesinden etkilenerek coğu kez dini bağlılığı yüceltmiş ve destek olmuştur.

Gürcistan tiyatrosu köklü bir tarihe sahiptir. Gürcistan Milli Tiyatrosu 1791 yılında oyun yazarı ve diplomat olan Giorgi Avalishvili (1769-1850) tarafından kurulmuştur. Bu tiyatronun önde gelen aktörleri olarak Aleksi-Meskhishvili, David Machabeli, David Bagrationi, Dimitri Cholokashvili ve diğerleri örnek gösterilebilir. Ayrıca, İkinci Dünya Savaşı dahil ülkenin en çalkantılı dönemlerinde Sovyetler Birliği’ne liderlik Josef Stalin de Tiflis doğumludur.

Gürcistan Devlet Müzesi 1845 yılında kurulmuştur. Tiflis Devlet Opera ve Bale tiyatrosu ise birkaç yıl sonra 1851 de kurulmuştur. Tiflis Devlet Sanat Akademisi 1917 yılında kurulmuştur.

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaklaşık 14 tiyatro faaliyet göstermektedir. Son zamanlarda sergi salonlarının sayısı artmakta ve başta Tiflis olmak üzere Gürcistan Kafkasya’nın kültür ve sanat merkezi olmaya başlamaktadır. Gürcistan’a yapılacak seyahat öncesi, sergilerin ve sanat etkinliklerinin takvimine bakmanızı öneririz.

Son yıllarda, özellikle vize ve pasaportsuz seyahat olanağı sayesinde, Türkiye ile Gürcistan arasındaki ziyaretçi sayısı hızla artmıştır. Türkiye’den Gürcistan’a çok sayıda günübirlik turlar da düzenlenmektedir. Ülke, özellikle kumarhane turizmi ile ön plana çıkmaktadır.

Son Eklenen Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2017 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account