Amsterdam’ın ilk evi bu avluda

Amsterdam’ın ilk evi bu avluda

Yazarımız Murat Güloğlu, Amsterdam’ı köşe bucak gezdi ve bu harika kentten bir çanta dolusu notla döndü. İşte Murat Güloğlu’nun kaleminden Amsterdam…

Begijnhof

Amsterdam’ın önemli meydanlarından Spui Meydanı’na hemen yakınında ve kentin en güzel ve önemli yapılarından bazılarına ev sahipliği yapıyor.

Şehrin en önemli avlusu bana kalırsa. 1346 yılında, manastır yeminleri olmadan rahibe olarak yaşayan Katolik kardeşler birliği Begijntjes için ibadethane olarak inşa edilmiş. Burada yaşayanlar, barındıkları odaların karşılığında ise yoksullara eğitim ve hastalara bakım işlerini üstlenmişlerdir. Begijhof’ta yer alan en önemli tarihi yapı 34 numarada yer alan Het Houten Huis adlı şehrin en eski evidir.

amsterdam-Begijnhof-2

Amsterdam’da yer alan 2 ahşap cepheli evden biridir. Evin tarihi 1470 yılına kadar dayandığı tahmin ediliyor. İncil’deki konuların işlendiği çeşitli plakaları evin arkasındaki duvarda görebilirsiniz.

Meydanın güney kenarında 15. yüzyıldan kalma Engelse Kerk bir diğer önemli yapıdır. 1680’de yapılan Begijnhof Şapeli; Begijntjes ve diğer Katoliklerin 1795 yılına kadar gizli ibadet ettikleri, iyi korunmuş bir yer altı kilisesidir. 26 numaradaki Başrahibenin Evi avludaki bir diğer önemli nokta.

Son Begijntjeler, 20. yüzyılın ikinci yarısında hep beraber bölgenin bu en büyük evinde yaşamışlar. Günümüzde Begijnhof’ta rahibeler bulunmuyor. Tarikatın son üyesi 1971 yılında ölmüş. Geniş evlerse artık bayan öğrencilere ve yaşlı kadınlara kiralanıyor. Burada gezerken sessiz olmanızda büyük özen gösteriniz.

Kırmızı Fener Mahallesi “Red Light District”

amsterdam-red-light-district-2

Amsterdam’ın dünyaca meşhur eğlence bölgesi. 14. yüzyılda denizcilerin talepleri üzerine kurulmuş. Her yıl milyonlarca turist sadece bu mekânları görmek için bile buraya geliyor. Kırmızı neonlar Amsterdam’ın simgelerinden biri olmuştur.

Halk arasındaki bilinen adıyla Walletjes (alçak duvarlar) mahallesinin sınırları şehrin ünlü kilisesi Oude Kerk’e kadar gider. Mahallede dar sokaklar birbirini keser. Gece ve gündüz kalabalık turist gruplarını burada görebilir ve ilgi çekici birçok kafe, bar restoran ve güzel kanal evlerini bulabilirsiniz.

Laleler Diyarı

murat-guloglu-amsterdam-3

Bloemenmarkt ya da Türkçe adıyla Çiçek Pazarı, Amsterdam’ın en keyifli mekanlarından. 1862 yılında kurulmuş. Singel üstünde, Muntplein ve Koningsplein arasında yer alan Çiçek Pazarı’nda ağırlıklı lale soğanı tezgahları görüyorsunuz. Eskiden küçük arazilerinden çıkarak Amstel Nehri’nin yukarılarına tekne ile gelen bahçıvanlar, bu noktaya demirleyerek getirdikleri çiçekleri ve bitkileri teknelerinde satarlarmış.

Günümüzde çiçek tezgahları halen ufak tekneler üzerinde yer alsa da artık bulundukları noktaya sabitlenmiş durumdadır. Tüm mevsimlerde farklı renk ve kokular yayan ve dünyanın yüzen tek pazarı olan Çiçek Pazarı, renkli turistik bir mekandır. Buket şeklindeki çiçeklerin yanı sıra ev bitkileri, tohum çeşitleri ve bahçe malzemeleri de pazarda bulunabilir.

Yükselen bölge: Jordaan

amsterdam-jordan

Jordaan Amsterdam’ın en ünlü ve önemli bölgelerinden. 17.yüzyılda işçi sınıfı ve göçmenler için inşa edilmiş. Sonraki zamanlarda nüfus, Felemenk, İspanyol ve Polonyalı Yahudiler ve Fransızların buraya göç etmesi ile büyük ölçüde artmış. Jordaan’da 1970’lerde birçok bina yok olmuş. Fakat halkın çabası ile çöken binaların yerine yenileri yapılmış.

Evler daha çok eski ve küçüktür. Aradan geçen yılların ardından iş adamlarının, sanatçıların ve öğrencilerin bölgeye akın etmesinin ardından bölgedeki sokaklar yenilenmiş günümüzde şehrin cazip bir bölgesi halini almıştır. Semtin çeşitli noktalarında dağılmış olan ve “hofjes” olarak adlandırılan ortasında bir avlu ve avlu çevresinde düşkünler evi vb. evlerin bulunduğu yapıları inceleyebilir burada.

Bunların en ünlüsü Egelantierstraat 34-54 numaralar arasında yer alan 1626 tarihli olanı. Jordaan’da yer alan en ünlü yapıların başında ise şüphesiz Amsterdam’ın ünlü kiliselerinden olan Hendrick de Keyser’in eseri Westerkerk ve Anne Frank’in ve ailesinin Yahudi Soykırımı zamanı 2 yıl boyunca gizlice yaşadığı evi Anne Frank Huis gelmekte. Baskı gören eşcinsellerin anısına yapılan Homomonument ve küçük ama sevimli Bloemgracht adlı kanal semtte yer alan diğer cazibe noktalarıdan.

Amsterdam’ın Central Parkı: Vondelpark

amsterdam-vondelpark

Amsterdam’ın en geniş ve en popüler parkı. 1864 yılında bir grup hayırsever tarafından kurulan bu sempatik parka daha sonra 17. yüzyıl şairi Joost van den Vondel’in adı verilmiştir. Daha sonra İngiliz tarzında düzenlenen ve 1877 yılında genişletilen park, geniş yeşil alanları, ağaç türleri, gölleri, gül bahçesi ve orkestra yeriyle 1960’larda ve 1970’lerde hippilerin toplanma yeri olmuş.

Her yıl yaklaşık 10 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor Vondelpark. 100 tür ağaç, geniş bir yerel veya ithal bitki türü ve pek çok diğer özelliğinin yanı sıra bir orkestra sahnesi, bir gül bahçesi, birçok ev kuşuna ev sahipliği yapan göller ile küçük akarsular da bulunuyor. Burada ayrıca inekler, koyunlar, yüzlerce sincap ve geniş bir parlak yeşil papağan kolonisi de yaşamaktadır.

Park yaz ayları boyunca düzenli olarak ücretsiz konserlere ve özel olarak tasarlanmış açık hava tiyatrosunda tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapar.

Amsterdam’ın Haydarpaşa’sı : Amsterdam Centraal

amsterdam-central

İstasyon binası 19. yüzyıl mimarisinin en nadide örneklerinden de biri. Önce üç yapay ada oluşturulmuş ve bunları desteklemek için 8600 adet ahşap kazık kullanılmış, ardından bina yapılmış. İstasyonun ilk kez şehri nehirden ayırması nedeniyle bu yapının inşası tartışmalı olmuştur.

Amsterdam Centraal’in kırmızı tuğlalı, gösterişli cephesinde ise, seyahat, ticaret ve kent tarihi konulu figürler altın sarısı gibi göz alıcı renklerle işlenmiştir. Günümüzde Amsterdam’ın ulaşım konusunda hayatı bir rol oynayan istasyon her gün yaklaşık 1400 adet trenin uğrak noktası olan bir istasyon. Yan tarafında ise büyükçe bir kapalı bisiklet otoparkı mevcuttur.

Rembrandtplein Meydanı

amsterdam-meydan

Amsterdam’ın en güzel ve ünlü meydanlarından biri. 19. yüzyılın ortasına kadar tereyağı pazarı burada kurulduğu için Botermarkt adıyla anılmış. 1876 yılında Hollandalı ressam ve baskı ustası olan Rembrandt’ın meydana heykelinin yerleştirilmesi ile günümüzdeki adını almış.

Meydan çevresinde geceleri hem Amsterdamlıların hem de turistlerin yoğun ilgi gösterdiği, neon lambalı kafe ver barlar yer alır. Akşamüstü özellikle hareketlenmekte.

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2018 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account