ABD-Vietnam savaşının unutulmazı: Saygon zindanları

ABD-Vietnam savaşının unutulmazı: Saygon zindanları

Ho Chi Minh, Vietnam’ın yaklaşık 8 milyon nüfuslu ve en büyük şehri. Adı eski Kuzey Vietnam’ın lideri Ho Chi Minh’ten geliyor. Eskiden bilinen ismi ise Saygon.  Evet Saygon (Saigon) bugün Ho Chi Minh resmi adıyla anılıyor. Bir zamanlar Güney Vietnam’ın başkenti olarak tarihe mal olmuş, ABD-Vietnam savaşının ve direnişlerin merkezi konumundaymış. Anlayacağınız tarihe bolca not düşülen bir şehir. Bugün ise hem turistik hem de ekonomik anlamda güçlü bir Asya kenti. Dünyanın dört bir yanından her yıl milyonlarca turist Ho Chi Minh’e geliyor.

Eski adı Saygon (Saigon) olan Ho Chi Minh bugün tam bir kültür ve sanat şehri. Ayrıca dünyanın en çok motorsiklet kullanılan şehri dersek yanlış olmaz. Asya ülkeleri bu konuda rekoru elinde bulunduruyor. Saygon için Asya’nın en hareketli ve eğlenceli şehri diyebiliriz. Mekong Nehri kıyısında konumlanan şehrin gezip görülecek pek çok yeri var. Notre Dame Katedrali, Pagoda (Thien Hau Temple) tapınağı, Opera Binası, Savaş Kalıntıları Müzesi, Reunification Sarayı ve tabii Vietnamlı gerillaların kullandığı, yaşam mücadelesi verdikleri Cu Chi Tünelleri! İrili ufaklı bu yer altı tünelleri 250 kilometre toplam uzunluğa sahip. Vietnam denildiği zaman mutlaka akla Amerika ile yaşadıkları savaş geliyor. Bu savaşın izlerini bulabileceğiniz pek çok nokta var Saygon’da!

Saygon ABD’nin üssü konumunda

Amerikan filmlerinden hepiniz hatırlarsınız ABD-Vietnam savaşını. Mesela Müfreze’yi defalarca izleyenler vardır. Veya İnce Kırmızı Hat… Bu savaş aslında pek çok kimseye göre Vietnam Halkı’nın ABD emperyalizmine karşı verdiği mücadelenin tarihidir. Bir direniş öyküsü olduğu hep anlatılır. Askerler arasında bunun aslında kimin savaşı olduğu da pek anlaşılamamıştır. İşin felsefesi sonraki yıllarda hatta uzayınca savaş sırasında çokça masaya yatırıldı. Adına pek çok roman, tarih ve anı kitabı yazılmıştır. Saygon, ABD’nin Güney Vietnam’daki üssü konumunda olmuş. Bu savaşta en çok konuşulan konulardan biri de esir kamplarıdır. Karşılıklı alınan esirler savaşın kaderini belirlemiştir. Her iki taraf da esirlerden bilgiler almaya çalışarak savaşın kaderini değiştirmek istemişler. Bu nedenle Saygon zindanları meşhurdur. Pek çok devrimci Vietnamlı buralarda tutsak edilmiştir. Hücreye düşenler arasında sakat kalanlar, bir deri bir kemiğe dönenler, işkencelere maruz kalıp havalandırmaya bile çıkamayacak duruma gelenler, aç susuz bırakılanlar hep bu zindanların hikayesinde vardır.

Şiddet ve psikolojik harp

Saygon zindanlarındaki mücadelenin bahsedildiği “Direnme Savaşı” romanında Poulo Condor cezaevine gönderilen tutsakların hikayesi anlatılır. Bir ada cezaevi olan Condor’a gelenler daha ilk başta sindirilirler. Pişmanlık göstermeyi kabul edenler başka bir yerde kalırken psikolojik savaş da sürer. Salıverilme vaadi ile pişman olanların ödüllendirileceği algısı yaratılmaya çalışılarak pişman olmayanlar etkilenmek istenir. Öte yandan tutsaklar da pişman olanları yeniden mücadeleye katmaya çalışır. İşte bu sarkaçta devam eden mücadele tam bir psikolojik harbi de içinde barındırır. Ayaklarına ağırlık bağlanıp suya atılanlar, yeniden su yüzeyine çekilip pişman olup olmadıkları sorulurmuş. Pişmanlık bazen ikna yöntemleri bazen fiziksel şiddetle hep dayatılırmış.

Savaşın izleri: Aslan kafesleri

Yetersiz beslenme ve temizlik koşullarından bahseder kitap. Öyle ki kuru pirinç ve biraz su dışında tutuklulara bir şey verilmez. Bu güç koşullarda tutsak edilenler birbiriyle inanılmaz bir yardımlaşma gösterirler. Tavandaki çatlaktan sızan suyu yalıyarak su ihtiyacını karşılayanlar mı dersiniz, otları, böcekleri yiyerek ayakta kalmaya çalışanlar mı? Ama Saygon’daki bu adada en acımasız olanın aslan kafesleri olduğu söylenir. Bugün bu izleri hala görebilmek mümkün. Son yıllarda Dark Turizm adıyla özel turlar da yapılıyor.

Aslan kafeslerinde tam bir irade savaşı verilir. Neredeyse yarım metrelik kafes biçiminde birkaç metrekarelik hücrelere tutsaklar iki veya tek kişi olarak yerleştirilir. Hücrenin tepesindeki nöbetçi askerler sürekli esirleri gözetler. Bazen tepelerinden su dökülerek bitkin düşmeleri, üşütüp hastalanmaları sağlanır. Uyumalarına engel olunur. Aslında bir tür psikolojik savaş verilir. Sağlık dengeleri bozulup delirenlerin olduğu söyleniyor. Aslan kafeslerinden sağ çıkmayanlar da olmuş.

 

İlgili Yazılar

İLETİŞİM

Yeniliklerinizi duyurmak ve seyahat tecrübelerinizi paylaşmak için aşağıdaki adres ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

E: info@yoldasin.com
E: reklam@yoldasin.com
T: (+90 212) 373 92 56
F: (+90 212) 291 55 51
A: Büyükdere Caddesi 16 34360 Şişli / İSTANBUL

Gönderiliyor

©2018 yoldasin.com Her Hakkı Saklıdır

veya

Bilgilerinizi mi unuttunuz?

veya

Create Account